Çocuklarda ateş, ebeveynlerin en sık karşılaştığı sağlık sorunları arasında yer alıyor. Ateşin yükselmesiyle birlikte özellikle ateşli havale ihtimali konusunda endişe yaşanabiliyor. Uzmanlar ise ateşin çoğu zaman vücudun enfeksiyonlara karşı geliştirdiği doğal bir savunma yanıtı olduğuna dikkat çekiyor.
Kurtköy Özel Ersoy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Elif Ruşen Vayvada, ateşin nedeninin belirlenmesinin ve hangi durumlarda doktora başvurulması gerektiğinin önemli olduğunu belirtti.

ATEŞİN YÜKSEKLİĞİNDEN ÇOK ÇOCUĞUN GENEL DURUMU ÖNEMLİ
Uzm. Dr. Elif Ruşen Vayvada, normal vücut sıcaklığının genellikle 36-37,5 derece arasında olduğunu belirtti. Ateş ölçüm yerlerine göre farklılık gösterebilirken, koltuk altından 37,2 derece üzeri, kulaktan 38 derece üzeri ve makattan 38 derecenin üzerindeki ölçümlerin ateş olarak kabul edildiğini aktardı.
Vayvada: "Üst solunum yolu enfeksiyonları, grip ve nezle, orta kulak iltihabı, boğaz enfeksiyonları, idrar yolu enfeksiyonları, gastroenterit (ishal-kusma) ve bazı aşılar sonrası gelişen geçici reaksiyonlar özellikle kreşe veya okula başlayan çocuklarda enfeksiyonlara bağlı ateş sık görülür. Bu noktada ateşin yüksekliğinden çok çocuğun genel durumu önemlidir. Ancak 3 aydan küçük bebekte 38 derece ve üzeri ateş, 39 derecenin üzerinde seyreden ateş, ateşle birlikte havale geçirilmesi, nefes almada güçlük, bilinç bulanıklığı veya aşırı uyku hali, morarma, ense sertliği, sürekli kusma, sıvı alamama ve şiddetli halsizlik gibi belirtiler acil değerlendirme gerektiren durumlardır ve bu belirtiler varsa zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Ateşi tamamen yok etmeye çalışmak yerine çocuğun rahatlaması amaçlanmalıdır. Yapılması gerekenler çocuğu ince ve rahat kıyafetlerle giydirmek, oda sıcaklığını 22-24 derece civarında tutmak, bol sıvı verilmesini sağlamak, anne sütü alan bebeklerde emzirmeyi artırmak ve doktorun önerdiği ateş düşürücü ilaçları uygun dozda kullanmaktır. Yapılmaması gerekenler ise sirke sürmek, alkol ile silmek, buzlu su uygulamak ve kalın battaniyelere sarmaktır. Bu uygulamalar çocuğun durumunu kötüleştirebilir" dedi.
ATEŞLİ HAVALE NEDİR, HANGİ ÇOCUKLARDA GÖRÜLÜR?
Ateşli havale, tıp literatüründe febril konvülziyon olarak adlandırılıyor. Uzm. Dr. Vayvada, ateşli havalenin genellikle 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda ateşe bağlı olarak ortaya çıkan nöbetler olduğunu belirtti.
Toplumda her 100 çocuğun yaklaşık 2-5'inde görülebilen ateşli havalenin çoğunlukla ateşin çok yüksek olmasından değil, ateşin hızlı yükselmesinden kaynaklandığı ifade edildi.
Ateşli havale sırasında vücutta kasılma, kollarda ve bacaklarda sertleşme, gözlerin yukarı kayması, kısa süreli bilinç kaybı, çenede kilitlenme hissi ve nöbet sonrasında uyku hali görülebiliyor.
ATEŞLİ HAVALE SIRASINDA NE YAPILMALI?
Çoğu ateşli havalenin birkaç dakika içerisinde kendiliğinden sonlandığını belirten Uzm. Dr. Vayvada, nöbet sırasında doğru yaklaşımın önemine dikkat çekti.
Vayvada, ateşli havale sırasında sakin olunması, çocuğun yan yatırılması, ağzındaki yiyeceklerin temizlenmesi, çevresindeki sert cisimlerin uzaklaştırılması ve nöbet süresinin takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Uzman tarafından ateşli havale sırasında yapılmaması gerekenler ise ağzı zorla açmaya çalışmak, ağza kaşık, bez veya herhangi bir cisim koymak, su ya da ilaç içirmeye çalışmak ve çocuğu sarsmak olarak sıralandı.
BASİT ATEŞLİ HAVALELERDE KALICI HASAR RİSKİ
Uzm. Dr. Elif Ruşen Vayvada: "Ateşli havale (febril konvülziyon) genellikle 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda ateşe bağlı olarak gelişen nöbetlerdir. Toplumda her 100 çocuğun yaklaşık 2-5'inde görülebilir. Çoğunlukla ateşin çok yüksek olmasından değil, ateşin hızlı yükselmesinden kaynaklanır. Ateşli havalenin belirtileri vücutta kasılma, kollarda ve bacaklarda sertleşme, gözlerin yukarı kayması, kısa süreli bilinç kaybı, çenede kilitlenme hissi ve nöbet sonrası uyku hali olabilir. Çoğu ateşli havale birkaç dakika içinde kendiliğinden sonlanır ancak ateşli havale sırasında neler yapılması gerektiğine dikkat edilmelidir. Doğru yaklaşım sakin olmak; çocuğu yan yatırmak, ağzındaki yiyecekleri temizlemek, etrafındaki sert cisimleri uzaklaştırmak ve süreyi takip etmektir. Kesinlikle yapılmaması gerekenler ise ağzını zorla açmaya çalışmak, ağzına kaşık, bez veya herhangi bir cisim koymak, su veya ilaç içirmeye çalışmak ve çocuğu sarsmaktır. Basit ateşli havalelerin büyük çoğunluğu kalıcı beyin hasarına yol açmaz ve çocuğun zekâ gelişimini etkilemez. Ancak ilk kez havale geçiren her çocuk mutlaka bir çocuk doktoru tarafından değerlendirilmelidir" diye konuştu.
İLK KEZ HAVALE GEÇİREN ÇOCUK DOKTORA GÖTÜRÜLMELİ
Ateşli havale geçiren çocuklarda özellikle ilk nöbetin ardından doktor değerlendirmesinin gerekli olduğunu belirten Vayvada, bazı durumlarda ise sağlık kuruluşuna başvurmanın geciktirilmemesi gerektiğini söyledi.
Uzm. Dr. Elif Ruşen Vayvada: "İlk kez havale geçirilmesi, havalenin 5 dakikadan uzun sürmesi, havalenin tekrarlaması, 3 aydan küçük bebekte ateş olması, ateşin 72 saatten uzun sürmesi, nefes darlığı gelişmesi ve bilinç değişikliği görülmesi durumlarında vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır" dedi.
Uzman, özellikle yüksek ateşe havale, nefes almada güçlük, bilinç değişikliği veya 3 aydan küçük bebekte ateş gibi belirtilerin eşlik ettiği durumlarda zaman kaybedilmeden sağlık kuruluşundan değerlendirme alınması gerektiğine dikkat çekti.
ÇOCUĞUN RAHAT ETMESİ HEDEFLENMELİ
Ateş söz konusu olduğunda temel amacın ateşi tamamen ortadan kaldırmak değil, çocuğun rahatlamasını sağlamak olduğu belirtildi. Bu kapsamda çocuğun ince ve rahat kıyafetler giymesi, odanın sıcaklığının 22-24 derece civarında tutulması ve yeterli sıvı almasının sağlanması önerildi.
Anne sütü alan bebeklerde emzirmenin artırılması, ateş düşürücü ilaçların ise doktorun önerdiği şekilde ve uygun dozda kullanılması gerektiği aktarıldı.
Ateşi düşürmek amacıyla sirke sürülmesi, alkolle silme yapılması, buzlu su uygulanması veya çocuğun kalın battaniyelere sarılması ise önerilmiyor. Bu uygulamaların çocuğun durumunu kötüleştirebileceği belirtildi.




