Hatice KÖYLÜ-EGETELGRAF/ Son yıllarda doğal ve katkısız gıdalara ilginin artmasıyla birlikte ev yapımı tereyağı da mutfakların yeniden gözde ürünlerinden biri haline geldi. Geleneksel yayık yöntemine ihtiyaç duymadan, stant mikser ya da güçlü bir el mikseriyle kısa sürede tereyağı hazırlamak mümkün oluyor.
Ev yapımı tereyağında en önemli adımlardan biri doğru krema seçimi. Uzmanlar, yağ oranı en az yüzde 35 olan soğuk süt kremasının kullanılması gerektiğini belirtiyor. Soğuk krema, çırpma sırasında yağ moleküllerinin daha hızlı birleşmesini sağlayarak istenilen kıvamın oluşmasına yardımcı oluyor.
Çırpma işlemi sırasında krema önce yoğunlaşıp krema kıvamına geliyor. İşleme devam edildiğinde ise yağ ve sıvı birbirinden ayrılmaya başlıyor. Bu aşamada oluşan sarı renkli katı bölüm tereyağını, geride kalan sıvı ise yayık altı suyunu oluşturuyor.

TEREYAĞU SUYU TEMİZLENENE KADAR YIKANMALI
Elde edilen tereyağı, süzgeç veya tülbent yardımıyla ayrıldıktan sonra buzlu su içerisinde birkaç kez yıkanıyor. Bu işlem, yağın içinde kalan süt kalıntılarının temizlenmesini sağlayarak hem lezzeti artırıyor hem de raf ömrünü uzatıyor.
Yayık altı suyu çöpe atılmak yerine hamur işleri, krep ve çeşitli tariflerde değerlendirilebiliyor. Böylece üretim sırasında oluşan yan ürün de mutfakta farklı alanlarda kullanılabiliyor.

Son aşamada tereyağı isteğe bağlı olarak doğal tuz, taze otlar veya çeşitli baharatlarla zenginleştirilebiliyor. Şekil verilen tereyağı, yağlı kağıda sarılarak ya da hava geçirmeyen cam kaplarda buzdolabında saklanabiliyor.
Doğru şekilde hazırlanan ev yapımı tereyağının, buzdolabında yaklaşık 2-3 hafta tazeliğini koruyabildiği belirtilirken, daha uzun süre muhafaza etmek isteyenler için porsiyonlanarak derin dondurucuda saklanması öneriliyor.





