Nihat AK-EGETELGRAF/ Yüksek faizden hammadde zamlarına, dışa bağımlılıktan el emeğinin korunmasına kadar sektörün derinleşen sorunlarını Ege Telgraf’a değerlendiren Türkiye Ağaç İşleri Federasyonu (TAİF) Genel Başkanı Hüseyin Taklacı; üretimin güçlenmesi, yerliliğin artması, tasarımın öne çıkması ve ihracatçının dünyaya daha rahat açılması için kapsamlı bir destek çağrısı yaptı.

ÜRETİMİ VURUYOR

Küçük esnafın finansmana ulaşmakta büyük zorluk yaşadığına dikkati çeken Türkiye Ağaç İşleri Federasyonu (TAİF) Genel Başkanı Hüseyin Taklacı, “Mobilya ve ağaç işleri sektöründe bugün en önemli sorunların başında yüksek faiz ve finansmana erişim geliyor. Esnafımız üretmek, makinesini yenilemek, kapasitesini büyütmek ve yeni istihdam oluşturmak istiyor ancak mevcut kredi maliyetleri buna imkân vermiyor. Yüksek faiz, işletmelerin nakit akışını bozuyor, yatırım kararlarını erteliyor ve özellikle küçük işletmeleri ciddi biçimde zorluyor. Üretimin devamı için esnaf ve sanatkârın uygun şartlarda finansmana ulaşması şarttır. Düşük faizli, uzun vadeli ve erişilebilir kredi modelleri devreye alınmalı; teminat şartları kolaylaştırılmalı, KOSGEB ve kamu destekleri daha etkin hale getirilmelidir. Üreten kesimi yalnız bırakırsak ekonomik hareketlilik de istihdam da zayıflar. Esnaf ve sanatkâr devletin yükü değil, ekonominin taşıyıcı gücüdür. Finansman yükü hafifletildiğinde üretici yeniden yatırım yapar, işletmesini büyütür, istihdamını korur ve piyasaya güven verir. Bu nedenle desteklerin gecikmeden güçlendirilmesi, sektörün geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesi açısından büyük önem taşıyor” dedi.

Emlakkkk

BEL BÜKÜYOR

Mobilya ve ağaç işleri sektöründe hammadde fiyatlarındaki yüksek oranlı artışın yarattığı sorunlara dikkati çeken Başkan Taklacı, “Sunta, MDF, kereste, sünger, boya, hırdavat ve diğer girdilerde maliyetler sürekli yükselirken esnaf satış fiyatını aynı hızda güncelleyemiyor. Dövizin baskılı kaldığı bir ortamda içeride malzemeye zam geliyor ancak ihracatçı ürününe döviz bazında aynı ölçüde fiyat koyamıyor. Bu durum hem iç piyasada kâr marjlarını eritiyor hem de dış pazarda rekabet gücünü zayıflatıyor. Hammadde fiyatlarının daha şeffaf ve öngörülebilir olması, ani ve gerekçesiz artışların denetlenmesi gerekiyor. Üreticinin önünü görebileceği bir fiyat istikrarı sağlanmadan sağlıklı üretim planlaması yapmak mümkün değil. Özellikle temel levha ve yardımcı malzemelerde fiyat hareketleri yakından izlenmeli, üreticiyi koruyacak piyasa dengesi mutlaka oluşturulmalıdır. Girdi maliyetleri kontrol altına alınırsa esnaf rahatlar, üretim devam eder, fiyat dengesi korunur ve sektör yeniden hareket kazanarak güven içinde büyür” ifadelerini kullandı.

Bakan Işıkhan duyurdu! Binlerce vatandaşın beklediği o ödemeler yarın hesaplarda
Bakan Işıkhan duyurdu! Binlerce vatandaşın beklediği o ödemeler yarın hesaplarda
İçeriği Görüntüle

DIŞABAĞIMLILIK

Güçlü ve sürdürülebilir üretim için yerlilik oranının artırılması gerektiğinin altını çizen Başkan Taklacı, “Bugün özellikle sünger üretiminde kullanılan TDI ve poliol gibi petrokimya hammaddelerinde dışa bağımlıyız. Aynı şekilde aydınlatma, mekanizma, hırdavat ve bazı kimyasallarda da yerli üretimi artırmamız gerekiyor. Bunun için devlet destekli Ar-Ge, yatırım ve üretim teşvikleri devreye alınmalıdır. İnşaatlarda kullanılan kapı, pencere, dolap, mobilya ve benzeri ürünlerde yerli malzeme kullanımı teşvik edilmeli, yapılan işlerde fatura zorunluluğu etkin biçimde uygulanmalıdır. Malzemenin kaynağı ve standardı kayıt altına alınırsa hem kayıt dışı üretimin hem de standart dışı ürün kullanımının önüne geçilir. Böylece yerli sanayi güçlenir, ithalat azalır, istihdam ve ihracat artar, cari açığın azaltılmasına da doğrudan katkı sağlanır. Üreticimizin ihtiyaç duyduğu hammaddelerin daha fazlasının ülkemizde üretilmesi, sektörümüzün dış şoklara karşı dayanıklılığını önemli ölçüde artıracaktır” değerlendirmesinde bulundu. El işçiliğinin mobilya ve ağaç işleri sektöründe ekonomik değerinin çok ötesinde kültürel bir kıymet taşıdığını dile getiren Başkan Taklacı, “Bugün butik mobilya, dekorasyon ve geleneksel ahşap işçiliği yapan küçük esnafımız, seri üretim yapan büyük fabrikalarla aynı şartlarda rekabet etmek zorunda kalıyor. Oysa el emeğine dayalı üretimin maliyeti, zamanı ve niteliği fabrikasyon üründen tamamen farklıdır. Bu nedenle el sanatları ve geleneksel ustalıklar özel olarak korunmalı, bazı meslekler ‘korunacak meslekler’ kapsamına alınmalıdır. Mikro ve orta ölçekli işletmelere vergi, finansman, kira, enerji ve istihdam desteği sağlanmalı; el işçiliğine dayalı ürünler için KDV başta olmak üzere ayrı teşvik modelleri oluşturulmalıdır. Ustayı, çırağı ve küçük atölyeyi yaşatamazsak yalnızca bir mesleği değil, nesilden nesile aktarılan üretim kültürünü de kaybederiz. Devletimizin bu alanı fabrikasyon üretimden ayrı değerlendirerek koruyucu politikaları hızla hayata geçirmesi gerekiyor. Ayrıca kamu alımlarında ve yerel projelerde el emeği ürünlere öncelik verilmesi, bu mesleklerin ekonomik olarak ayakta kalmasına katkı sağlayacaktır” sözleriyle el işçiliğinin kültürel değerine dikkati çekti.

Mobilyacı

TREND BELİRLEYEN MOBİLYA

Özgün tasarımın küresel rekabetin anahtarı olduğuna vurgu yapan TAİF Başkanı Taklacı, “Türk mobilya sektörünün dünya pazarında kalıcı biçimde büyümesi için yalnızca fiyatla rekabet etmesi yeterli değildir. Tasarım, marka değeri, yenilikçilik ve katma değer artık rekabetin temel unsurlarıdır. Bu nedenle sektörümüzde Ar-Ge ve tasarım merkezlerinin sayısını artırmamız, özellikle küçük ve orta ölçekli üreticilerin bu imkânlara erişimini kolaylaştırmamız gerekiyor. Anadolu’nun farklı bölgelerinde çok güçlü bir ustalık, el işçiliği ve üretim kültürü var. Bu birikimi özgün tasarımlarla buluşturabilirsek butik üreticilerimizi dünya pazarlarına taşıyabiliriz. Devlet destekleri yalnızca makine ve kapasite artışına değil, tasarımcı istihdamına, ürün geliştirmeye, prototip üretimine, markalaşmaya ve uluslararası tanıtım faaliyetlerine de yönlendirilmelidir. Türk mobilyası kendi tasarım dilini oluşturmalı, taklit eden değil trend belirleyen bir sektör haline gelmelidir. Yüksek katma değerli üretim hem ihracat gelirlerimizi artırır hem de üreticimizin emeğinin karşılığını güçlendirir. Bunun yolu bilgi, teknoloji, tasarım ve ustalığı aynı potada buluşturmaktan geçiyor” değerlendirmesiyle tasarımın sektördeki önemine dikkati çekti.

RAKİBİ YERİNDE TANI

Sektörün uluslararası pazarlarda güçlenmesi için üreticinin dünyadaki gelişmeleri yerinde izlemesi gerektiğini belirten TAİF Başkanı Taklacı, “Yeni tasarımları, üretim teknolojilerini, tüketici eğilimlerini ve sektör trendlerini yalnızca uzaktan takip ederek rekabetçi olmak mümkün değil. İş ve inceleme gezileri, fuarlar ve ticari temaslar bu nedenle büyük önem taşıyor. Ancak Schengen vizesinde yaşanan gecikmeler ve yurtdışına çıkışta karşılaşılan engeller esnafımızın önünü kesiyor. Üreticinin müşterisine, fuara ve pazara zamanında ulaşabilmesi için vize süreçleri kolaylaştırılmalı, ticari seyahatlerde özel düzenlemeler yapılmalıdır. Dünyayı görmeyen, pazarı tanımayan ve rakibini izleyemeyen bir sektörün ihracatta kalıcı başarı yakalaması mümkün değildir. Bu engeller kalkarsa sektörümüz yeni pazarlara daha hızlı açılır ve ihracat gücünü artırır” dedi.

Kaynak: Ege Telgraf