Nihat AK/EGE TELGRAF- Yapılandırmadan kredi limitlerine, borç yükünden değişen ticaret düzenine kadar geniş bir değerlendirmeyi Ege Telgraf’a yapan İzmir Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği İESOB Başkanı Yalçın Ata, sistemin sürdürülebilirliği için yeni destek mekanizmaları ve çağın ruhuna uygun yeni bir esnaf yasasının artık kaçınılmaz hale geldiğine dikkati çekti.
YAPILANDIRMANIN KAPSAMI
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 4A ve 4B (Bağ-Kur) prim borçları ve idari para cezalarının yapılandırılması hakkında bilgi veren İzmir Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği İESOB Başkanı Yalçın Ata, “Yapılandırma 2026 Haziran ve öncesine ait prim borçları ile 31 Ağustos 2026’ya kadar tebliğ edilip kesinleşen idari para cezalarını kapsıyor. Azami tecil süresi 36 aydan 72 aya yükseltiliyor. Teminatsız tecil limiti ise 10 milyon lira olarak güncellendi. Toplam borcun bu tutarı aşması halinde, yalnızca aşan kısmın yarısı kadar teminat alınacak.İlk taksit ödemesi en geç 31 Ağustos 2026 tarihine kadar yapılacak. İşlemlerde tecil faiz oranı yüzde 39 yerine yüzde 29 olarak uygulanacak.İlk taksitin ödenmesiyle birlikte haciz, icra ve satış işlemleri durdurulacak. Ayrıca araçlar üzerindeki yakalama şerhlerinin kaldırılmasının da önü açılacak” dedi.
SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL
Yapılandırma şartlarını esnafın yerine getirebilmesinin mümkün görünmediğini belirten Başkan Ata, “Borçların yeniden yapılandırılması, hacizlerin ve araç rehinlerinin kaldırılması ilk bakışta esnafa nefes olacakmış gibi görünüyor. Ancak işin reel boyutuna baktığımızda tablonun o kadar da parlak olmadığını görüyoruz. Biz, yapılandırmada öncelikle faizlerin silinmesinden yanaydık. Fakat bugün karşımızda önce yüzde 30, ardından yüzde 29’a çekilen bir faiz yükü bulunuyor. Esnaf zaten zor durumda. Çarşının ışığı yanıyor ama kasanın yükü her geçen gün ağırlaşıyor. Böyle bir ortamda piyasa faizine yakın oranlarla yapılan yapılandırmanın çok güçlü bir çözüm üretmeyeceğini düşünüyoruz. Bu nedenle çok fazla esnafın bu yapılandırmaya dahil olacağını da öngörmüyoruz. Elbette devletimiz bir imkan sağlamıştır. Ancak esnaf teşkilatı olarak bunun yeterli olduğunu düşünmüyoruz. Çünkü mesele sadece borcu ötelemek değil, esnafın yeniden ayağa kalkmasını sağlamaktır. Bunun yolu da faizlerin silinmesinden ya da çok düşük oranlarla yapılandırılmasından geçer. Mevcut şartlarda yüzde 29 seviyesindeki faizlerle sürecin sürdürülebilir olması oldukça zor görünüyor” ifadelerini kullandı.
EMEĞİN YOL ARKADAŞLARI
Esnaf ve Sanatkârlar Odalarına üyelerinin aidat ödemekte bile zorlandığını dile getiren Başkan Ata, “Birçok odamızın aidat alacakları giderek büyümüş durumda. Buna rağmen esnaf odaları, üyelerini hukuki sürece taşımamak ve avukatlık aşamasına gelmeden çözüm üretmek için büyük bir gayret gösteriyor. Üyelerine düzenli olarak mesajlar gönderiyor, yasal yükümlülüklerini ve doğabilecek sonuçları hatırlatıyor. Çünkü esnaf odaları için üyeler sadece birer kayıt numarası değil; aynı çarşının, aynı sokağın ve aynı emeğin yol arkadaşlarıdır” diye konuştu.
YENİ KANUN ŞART
2005’te yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun artık ihtiyaçlara cevap vermekte yetersiz kaldığının altını çizen Başkan Ata, “20 yılı aşkın sürede ticaretin yapısı, üretim biçimleri ve tüketici alışkanlıkları köklü şekilde değişti.Bugün esnaf; dijital platformlarla rekabet ediyor, e-ticaret pazarlarında var olmaya çalışıyor, yapay zekâ destekli teknolojilerle şekillenen yeni bir ekonomik düzende ayakta kalma mücadelesi veriyor. Buna karşılık 2005'in koşullarına göre hazırlanmış bir kanunla 2026'nın sorunlarını çözmeye çalışıyoruz. İşte temel tezatlık da burada ortaya çıkıyor. Bir yanda saniyeler içinde gerçekleşen dijital ticaret, diğer yanda geleneksel yapılar üzerine inşa edilmiş mevzuat; bir yanda küresel rekabet, diğer yanda yerel ihtiyaçlara göre şekillenmiş hükümler bulunmaktadır. Bu nedenle mesele sadece kanunda bazı maddeleri değiştirmek ya da revize etmek değildir.Esnaf ve sanatkârlarımızın bugünkü ve gelecekteki ihtiyaçlarını karşılayacak, dijital dönüşümü, e-ticareti, yeni nesil girişimciliği ve değişen çalışma modellerini dikkate alan, çağın ruhuna uygun yepyeni bir Esnaf ve Sanatkârlar Kanunu'na ihtiyaç vardır. Esnafımızın geleceği, geçmişin şartlarına göre değil, yarının gerçeklerine göre planlanmalıdır” diye konuştu.
LİMİT MÜJDESİ YAKINDA
Kemeraltı Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı olarak da görev yapan İESOB Başkanı Ata, esnaf kredilerinde limitlerin yakın zamanda katlanmasını beklediklerini ifade ederken, esnafın finansmana erişimi konusunda şu önemli değerlendirmede bulundu, “Faizlerin yüksek olduğu bir dönemde küçük esnafın özel kuruluşlardan düşük faizli ve uzun vadeli finansman bulması imkansız hale geldi. Bu noktada esnafın en büyük dayanağı yine Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifleri oluyor. Düşük faiz oranları ve uzun vadeli yapısıyla esnafın ilk tercihi kooperatiflerimiz oluyor. Ancak bugün esnafımızın önemli bir bölümü kooperatiflere olan borçlarını ödemekte zorlanıyor. Aynı sıkıntıyı özel bankalar da yaşıyor. Çünkü piyasada nakit para döngüsü yavaşladı, para sıkılaştı. Çarşıda para dönmeyince tahsilatlar da doğal olarak aksıyor.Bizler, esnaf dostu bu yapının ayakta kalması için var gücümüzle çalışıyoruz. Kooperatiflerimizde özel tahsilat birimleri oluşturuyor, ödeme günü yaklaşan esnafımıza hatırlatmalarda bulunuyoruz. Çünkü sistemin sürdürülebilirliği artık puanlamaya bağlı. Tahsilatını düzenli yapan kooperatifler güçlü kalıyor, esnafına daha yüksek limitlerle kredi sağlayabiliyor. Ancak tahsilatta sorun yaşayan kooperatiflerin puanı düşüyor ve bu durum kredi kapasitesini de doğrudan etkiliyor. Mesele 1 milyon alabilme hakkına sahip olan NACE’ye sahip olan bir esnaf bu limite puanı yüksek olan kooperatiften ulaşabilecek. Puanı düşük kooperatif bu limitin daha altında kredi vermek zorunda kalacak.
Bugün üst limit 1 milyon lira seviyesinde ama piyasa şartları düşünüldüğünde bu rakam artık yetersiz kalıyor. Bölge Birliği Başkanımız Erdem Hünü’den aldığımız bilgiye göre eylül veya ekim ayında bu limitin 2 milyon liraya yükseltilmesi bekleniyor. Bu önemli bir adımdır. Ancak asıl mesele, kooperatiflerin güçlü kalması ve esnafın ödeme gücünü yeniden kazanmasıdır. Çünkü esnaf ayakta kalırsa çarşı yaşar, çarşı yaşarsa ekonomi nefes alır” dedi.