Türkiye'nin en kaliteli ve değerli enginarlarının yetiştiği Bursa'nın Nilüfer ilçesine bağlı kırsal Hasanağa Mahallesi'nde tarım arazileri giderek azalıyor. Yıllardır geçimini topraktan sağlayan üreticiler, sanayi ve konut projelerinin arasında kalan sınırlı alanlarda üretim yapmaya devam ediyor.
Bölgede milyonlarca liralık lüks konut projeleri, fabrikalar, yeni ulaşım yolları ve yoğun trafik nedeniyle tarım alanlarının çevresi büyük ölçüde yapılaşmayla kuşatılmış durumda bulunuyor.
HASANAĞA ENGİNARININ GELECEĞİ
Son yıllarda Nilüfer'de hızla artan yapılaşma baskısı, kentin önemli tarım merkezlerinden biri olan Hasanağa Mahallesi'ni de etkiledi.
Kendine özgü coğrafi işareti, lezzeti ve kalitesiyle tanınan Hasanağa enginarının geleceği, azalan tarım arazileri ve artan betonlaşma nedeniyle üreticileri endişelendiriyor. Buna rağmen çiftçiler tarlalarında hasat çalışmalarını sürdürüyor.
TARLALAR KONUT VE SANAYİ ALANLARININ ARASINDA KALDI
Değeri milyonlarca lirayı bulan konut projeleriyle aralarında yalnızca dar yolların bulunduğu tarım arazilerinde üretim yapan çiftçiler, sanayi ve konut yatırımlarının oluşturduğu baskının giderek arttığını belirtiyor.
Üreticiler, gelecekte kendi topraklarının da yapılaşmaya açılabileceği endişesini taşıdıklarını ifade ediyor.
23 YILDIR ENGİNAR ÜRETİYOR
Hasanağa'da düzenlenen 16 Hasanağa Enginar Festivali'nde ürettiği mahsullerle 11 kez birincilik ödülü kazanan 46 yaşındaki üretici Ömer Çinkaya, 23 yıldır aralıksız olarak enginar üretimi yaptığını söyledi.
Çinkaya, Hasanağa enginarının Türkiye'nin en kaliteli ve lezzetli enginarları arasında yer aldığını belirterek bölgedeki değişimi değerlendirdi.
"PARA GALİP GELİYOR, İNSANLIK OLARAK KENDİ SONUMUZU HAZIRLIYORUZ"
Çinkaya: "Bursa, sanayisi yüzünden çok yoğun göç alan ve hızla büyüyen bir şehir. Bu kontrolsüz büyümenin en ağır ve olumsuz faturasını maalesef biz tarım alanlarında ödüyoruz. Konut ve imar baskısı artık bizim de tarlalarımızın kapısına kadar dayandı. Bölgede direnen, toprağını satmayan bizim gibi çok az sayıda üretici kaldı. Adım adım imara yenik düşüyoruz, göz göre göre tarım alanlarımız ellerimizden gidiyor. Bu durumun gelecekte insanoğlu için çok ağır ve geri dönülemez sonuçları olacak ama ne yazık ki günün sonunda hep para galip geliyor. Bizler aslında tarım arazilerini yok ederek kendi sonumuzu kendi ellerimizle hazırlıyoruz" dedi.
ÜRETİCİLER LOJİSTİK VE GÜVENLİK SORUNLARINA DİKKAT ÇEKİYOR
Tarım arazilerinin çevresinin fabrikalar, lüks konut siteleri, yollar ve yoğun araç trafiğiyle çevrildiğini belirten üreticiler, günlük çalışmalar sırasında çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını ifade ediyor.
"LÜKS KONUTLARIN VE TRAFİĞİN ARASINDA KALDIK, TARLAMIZA GİREMİYORUZ"
Ömer Çinkaya: "Çevremizdeki yapılaşmadan dolayı oluşan aşırı araç fazlalığı ve kamyon trafiğinden ötürü tarlalarımıza giriş çıkış yaparken çok büyük zorluklar yaşıyoruz. Kendi tapulu tarlamıza neredeyse giremez hale geldik. Kentin tarlaların içine kadar girmesiyle birlikte bölgede hırsızlık olayları da tavan yaptı; binbir emekle büyüttüğümüz enginarlarımız geceleri tarladan kesilip çalınıyor. Konutların, fabrikaların ve trafiğin tam ortasında sıkışıp kaldık. Sıranın yavaş yavaş bize de geldiğini çok net hissediyoruz. Yarın bir gün bize de gelip 'tarlan için şu kadar milyon lira veriyoruz' diyecekler ve biz de bir noktada pes edip vereceğiz. Çünkü ekonomik şartlarda para galip gelecek. Ben satmasam, yanımdaki komşum satacak ve etrafım tamamen betonla çevrilince ben zaten orada mecbur kalıp bırakacağım. Sonunda hepimiz bu bereketli topraklarımızdan olacağız. Toprak bitince, beton bloklar yükselince gelecekte insanlar ne yiyecek, çocuklarına ne yedirecek gerçekten hiç bilmiyorum" dedi.
BETONLAŞMA ENDİŞESİ BÜYÜYOR
Hasanağa'da üretime devam eden çiftçiler, tarım arazilerinin korunmasının önemine dikkat çekerken, yapılaşmanın artmasıyla birlikte üretim alanlarının giderek küçüldüğünü belirtiyor. Bölgede üreticiler, enginar başta olmak üzere tarımsal faaliyetlerin geleceğine ilişkin endişelerini dile getiriyor.




