Hatice KÖYLÜ-EGETELGRAF/ Duvarlarda görülen siyah lekeler, kötü koku ve kabaran boyalar çoğu zaman yüksek nemin habercisi oluyor. Su tesisatı sızıntıları, yetersiz havalandırma, dış cephedeki çatlaklar ve yoğuşma gibi nedenler küf oluşumunu tetikliyor. Sorunun yalnızca yüzeydeki lekeleri silerek çözülemeyeceği, asıl neden olan nem kaynağının ortadan kaldırılması gerektiği belirtiliyor.
TEMİZLİĞE B AŞLAMADAN MASKE TAKIN
Küf temizliği sırasında ortaya çıkan sporların solunmaması için maske, eldiven ve mümkünse koruyucu gözlük kullanılması öneriliyor. Temizlik sırasında pencere ve kapılar açılarak ortamın sürekli havalandırılması da büyük önem taşıyor.
BEYAZ SİRKE MUCİZESİ
Gözenekli duvar yüzeylerinde en çok önerilen yöntemlerden biri beyaz sirke kullanımı oluyor. Beyaz sirke doğrudan küflü bölgeye püskürtülüyor ve yaklaşık bir saat bekletiliyor. Ardından yumuşak ya da sert olmayan bir fırçayla yüzey nazikçe temizleniyor. Son aşamada nemli bezle silinen duvarın tamamen kuruması gerekiyor.
KARBONAT VE ÇAMAŞIR SUYU TAKVİYESİ
Küfün yoğun olduğu yüzeylerde karbonatlı su veya uygun oranda seyreltilmiş çamaşır suyu da kullanılabiliyor. Ancak özellikle boyalı yüzeylerde çamaşır suyunun renk değişimine yol açabileceği unutulmamalı. Farklı temizlik ürünlerinin birbirine karıştırılmaması gerektiği de uzmanlar tarafından özellikle vurgulanıyor.
PEKİ KÜFÜN OLUŞMAMASI İÇİN NE YAPMALI?
Kalıcı çözüm için evdeki nem oranının yüzde 30 ile 50 arasında tutulması öneriliyor. Günlük düzenli havalandırma yapılması, mutfak ve banyoda aspiratör kullanılması, su sızıntılarının gecikmeden onarılması ve mobilyaların duvara tamamen yaslanmaması hava dolaşımını artırarak küf oluşumunu önemli ölçüde azaltıyor.
Duvarın yumuşaması, boyanın sürekli kabarması veya ağır rutubet kokusunun devam etmesi küfün yüzeyin alt katmanlarına ilerlediğini gösterebilir. Bu gibi durumlarda yalnızca temizlik yapmak yeterli olmayabilir. Hasarlı sıva ve boya katmanlarının yenilenmesi için uzman desteği alınması tavsiye ediliyor.