Özel sektörde mali işler müdürü olarak görev yapan Hanife Cansever, 5 yıl önce emekli olduktan sonra ebru sanatına hobi amacıyla yöneldi. Su ve renklerin bir araya gelmesinden etkilenen Cansever, aldığı eğitimleri ilerleterek çalışmalarını sürdürdü.
Ebru sanatını defter yapımıyla nasıl buluşturduğunu anlatan Hanife Cansever, "Özel sektörden emekliyim, 5 yıl önce emekli oldum. İktisatçıyım, özel bir şirkette mali işler müdürlüğü yaptım. Emekli olduktan sonra biraz rahatlamak adına aslında hobi amaçlı bu sanata adım attım. İlgimi çok çekmişti. Özellikle su ve renkler ile haşır neşir olmak ilgimi çekti. Ebru sanatı beni içine aldı. Daha sonra bu sanatı devam ettirdim. Bununla alakalı eğitimlerimi biraz daha ilerlettim. Sonrasında 4-5 yıldır bu sanat ile uğraşıyorum. Şu an 2 yıldır KYK yurtlarında eğitimcilik yapıyorum, Ebru ve defter dikimi atölyeleri yapıyorum. Klasik tarzda defter dikiyoruz. Ek olarak özel bir mekanım var, orada pazar günleri öğrenciler ile ebru çalışıyoruz. Aynı zamanda defter dikimlerimi yine devam ettiriyorum. Özellikle çalıştığım öğrencilerle dikkatini daha iyi toplamak amaçlı çalışmalar yapıyoruz. Bu anlamda faydaları oluyor" dedi.
EBRUYU KİŞİYE ÖZEL DEFTERLERE DÖNÜŞTÜRDÜ
Ebru sanatının farklı alanlarda nasıl kullanılabileceğini araştıran Cansever, ebru ile hazırlanmış bir defter görmesinin ardından geleneksel defter dikimine yöneldi. Başlangıçta yaptığı ve öğrencilerinin hazırladığı ebruları değerlendirmek amacıyla defterler hazırlayan Cansever, zamanla bu çalışmalara yönelik talepler almaya başladı.
Geleneksel defter dikiminin sabır gerektiren aşamalardan oluştuğunu belirten Cansever, "Ebru ile birlikte ebruyu daha farklı hangi alanlarla kullanabilirim diye düşünürken, ebru ile yapılmış bir defter gördüm. Bu benim çok ilgimi çekti. Özellikle yazmaya ve defterlere de alakam var, yaptığım ebruları ya da öğrencilerimin yaptığı ebruları değerlendirmek adına defter yapımına başladık. Yine hobi olarak başlamıştı. Sevdiklerime hediye etme amaçlıydı. Daha sonra bu çok ilgi gördü. Bu şekilde bu ilerledi. Sipariş almaya başladım. Özellikle doğum günleri ve anı defteri şeklinde kullanmak için siparişler gelmeye başladı. Buradaki defterler hepsi özel. Hepsi kişiye özel oluyor, ebru zaten 'Biricik' diye tabir ettiğimiz tek bir sanat. Yaptığımız bir çalışmanın aynısını yapamıyorsunuz. Genelde sipariş üzerine de oluyor. Talebe göre de yapabiliyorum yada elimde mevcut varsa onlardan da paylaşabiliyorum. Bu defterlerin baskıya girme aşamaları var. Forma dediğimiz kağıtlarını birbiriyle birleştirip defter haline getiriyoruz, daha sonra kapaklarını oluşturuyoruz. Kapakları ebru ile kapladığımızda bunların baskıda kalma süresi var. Aynı şekilde baskıdan çıkardıktan sonra iç defteri kapaklar ile buluşturuyoruz. Bunun da yine bir gece kalması gerekiyor. Dolayısı ile bir defteri yapmak 2 gün sürüyor diyebiliriz" diye konuştu.
DEFTERLER SİPARİŞ ÜZERİNE HAZIRLANIYOR
Cansever'in hazırladığı defterler doğum günü ve anı defteri olarak kullanılmak üzere sipariş edilebiliyor. Her defterin ebru çalışması farklı olduğu için hazırlanan ürünler kişiye özel nitelik taşıyor.
Defter yapımında önce forma olarak adlandırılan kâğıtlar birleştirilerek defter haline getiriliyor. Ardından kapaklar hazırlanıyor ve ebru ile kaplanıyor. Kapakların baskıda belirli bir süre kalmasının ardından iç defter kapaklarla birleştiriliyor. Bu işlemin ardından defterin bir gece daha beklemesi gerekiyor. Cansever'in anlatımına göre bir defterin tamamlanması yaklaşık 2 gün sürüyor.
KYK YURTLARINDA ÖĞRENCİLERLE EBRU ÇALIŞIYOR
Ebru ve defter dikimi çalışmalarını sürdüren Cansever, son 2 yıldır KYK yurtlarında eğitimcilik yapıyor. Burada gençlerle ebru ve klasik tarzda elle defter dikimi atölyeleri düzenliyor.
Cansever ayrıca pazar günleri kendi özel mekânında öğrencilerle bir araya gelerek ebru çalışmaları gerçekleştiriyor. Öğrenciler yaptıkları ebruları daha sonra defter yapımında değerlendirebiliyor.
"GELENEKSEL SANATLARIN DİKKAT DAĞINIKLIĞINA OLUMLU ETKİSİ VAR"
Cansever, ebru ve defter çalışmalarının yoğun eğitim temposu içerisindeki öğrencilerin dikkatlerini toplamalarına ve dinlenmelerine katkı sağladığını belirtiyor. Atölyelere özellikle tıp, hukuk ve mühendislik bölümlerinde eğitim gören öğrenciler katılıyor.
Sanatın terapi edici ve odaklanmayı artırıcı yönüne vurgu yapan Hanife Cansever, "Mali işler müdürüydüm, çok yoğun bir tempom vardı. Bu tempoda kendimle baş başa kalamıyordum. Emekli olduktan sonra bu işe başladığımda beni gerçekten çok dinlendirip sakinleştirdi. İnsanın içsel yolculuğa gitmesine faydası oluyor. Suyun ve renklerin bunda çok etkisi var. Sanatın iyileştirici yönünü ben üzerimde çok fazla hissettim. Özellikle ebru ve defter kaplama sanatında çok fazla talepler oluyor. Gelen öğrencilerimiz genellikle tıp, hukuk, mühendislik okuyorlar. Dinlenme aralarında ebru ile meşgul olmaları ve akabinde ebruyu yapan defteri de yapmak istiyor. Yapmış olduğu Ebru'yu defterde değerlendirmek istiyor. Bu sayede birbirine entegre bir eser ortaya çıkıyor. Onların üzerinde çok güzel bir etkisi oluyor. Geleneksek sanatların özellikle hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı giderilmesinde olumlu etkileri var. Bunları da ben gelen öğrencilerimden olumlu karşılıklarını alıyorum" şeklinde konuştu.




