Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, yetişkin epilepsi hastalarında ilaç tedavisinin büyük oranda etkili olduğunu belirterek hastaların önemli bir kısmının nöbetsiz yaşam sürdürebildiğini aktardı.
EPİLEPSİNİN TEDAVİ EDİLEBİLİR BİR HASTALIK
“1-30 Kasım Epilepsi Farkındalık Ayı” kapsamında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, epilepsinin toplumda bilinenin aksine kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunu söyleyerek “Birçok kişi epilepsiyi ‘ömür boyu kriz geçirme' ya da ‘tedavisi olmayan bir kabus' olarak görür. Oysa günümüz tıbbında epilepsi, yetişkinlerin büyük çoğunluğunda tamamen kontrol altına alınabilen, önemli bir kısmında ise tamamen iyileştirilebilen bir hastalıktır. 2025 yılı itibariyle ilaçtan cerrahiye, nöromodülasyondan gen tedavisine uzanan çok geniş bir yelpaze vardır” dedi.
HASTALARIN TEDAVİYE YANIT ORANI YÜKSEK
Epilepsinin, beynin geçici ve ani elektriksel boşalımlarıyla ortaya çıkan yineleyici nöbetlerle karakterize olduğunu belirten Gömceli, “Tek bir nöbet epilepsi değildir; tekrarlaması ve altta yatan bir yatkınlık olması gerekir” ifadelerini kullandı.
Yetişkinlerde en sık nedenlerin eski travmalar, inme sonrası hasarlar, beyin tümörleri, enfeksiyonlar ve genetik yatkınlıklar olduğunu aktaran Gömceli, bazı vakaların ise “nedeni bilinmeyen” grupta yer aldığını belirtti.
Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli: “İyi haber şudur ki, nedeni bilinse de bilinmese de çoğu hasta tedaviye çok iyi yanıt vermektedir” dedi.
TANI ANINDA HASTALARIN YAŞADIĞI KAYGILAR
Prof. Dr. Gömceli: "Epilepsi tanısı konduğunda hastaların ilk tepkisi genellikle ‘Artık araba kullanamayacak mıyım?', ‘İşimi kaybeder miyim?', ‘Çocuk yapamayacak mıyım?' soruları olur” dedi.
Bu endişelerin çoğunun güncel tedavi yöntemleriyle geride kaldığını belirterek hastaların büyük bölümünün normal yaşamına devam edebildiğini vurguladı.
Yetişkin epilepsi hastalarının yüzde 70’inin ilaçlarla tamamen nöbetsiz hale geldiğini aktaran Gömceli, yeni nesil ilaçların daha etkili ve yan etkisi düşük olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli: “İlaç ömür boyu kullanılır algısı yanlıştır; hastalarda yüzde 30-40'ında 2-5 yıl nöbetsiz dönem sonrasında ilaçlar doktor kontrolünde güvenle bırakılabilir” dedi.
DİRENÇLİ EPİLEPSİDE UYGULANAN TEDAVİLER
İlaç tedavisine rağmen nöbetleri devam eden yüzde 30’luk gruba yönelik farklı seçeneklere değinen Gömceli, cerrahi ve nöromodülasyon yöntemlerinin bu noktada önem kazandığını belirtti.
Epilepsi cerrahisinde, özellikle temporal lob epilepsilerinde nöbet odağı tespit edildiğinde başarı oranının yüzde 70–90 olduğunu, ameliyat sonrası birçok hastanın ilaçlarını da bırakabildiğini söyledi.
Vagus sinir stimülasyonu (VNS), Responsif Nörostimülasyon (RNS) ve Derin Beyin Stimülasyonu (DBS) gibi yöntemlerin ise uygun olmayan hastalarda nöbet sıklığını yüzde 50–90 oranında azaltabildiğini aktardı.
Ketojenik diyet ve modifiye Atkins diyetinin yetişkinlerde de giderek daha fazla kullanılan bilimsel destek tedavileri arasında yer aldığını belirtti.
YAŞAM TARZININ TEDAVİDEKİ ETKİSİ
Prof. Dr. Gömceli: “İlaç Uyumu: Nöbetlerin çoğunluğu unutulan veya atlanan ilaç dozları nedeniyle geçekleşir. İlaç uyumu epilepsi tedavisinin en önemli aşamadır” dedi.
Uyku düzeninin nöbet eşiğini yükselttiğini, düzenli ve kesintisiz 6–7 saat uykunun önerildiğini belirtti.
Beslenme konusunda düzenli öğün ve düşük glisemik indeksli beslenmenin önemine işaret ederek “Kahvaltı yapan hastalarımın yüzde 70'i daha az nöbet geçiriyor” bilgisini paylaştı.
Stres yönetiminin nöbet oranı üzerinde etkili olduğuna değinerek mindfulness, nefes egzersizi veya yürüyüşün ortalama yüzde 45 oranında azalma sağladığını söyledi.
Işık uyaranları veya kişiye özel tetikleyicilerden kaçınmanın bazı epilepsi tiplerinde kritik olduğuna dikkat çekti.