Tekirdağ’ın Hayrabolu ilçesinde yaşayan Elif Görgülü, babaannesinden öğrendiği geleneksel bir tarifi girişimcilik hikâyesine dönüştürdü. “Pismet” adını taşıyan bu nostaljik lezzet, Görgülü’nün çabalarıyla yeniden sofralara taşındı ve bölgedeki kadınlara da istihdam sağladı.
(GERÇEKGÜNDEM)
Yaklaşık dört yıl önce ev yapımı erişte ve yufka üretimiyle işe başlayan 41 yaşındaki Elif Görgülü, zamanla babaannesinin öğrettiği yöresel tarif olan pismete odaklandı. İlk başlarda sadece 80 kişilik üretim yapan Görgülü, bugün 500 kişilik siparişleri karşılamaya çalışıyor. Talep artınca çevresindeki kadınları da üretime dahil etti.
“Pismeti çocukken babaannemle yapardım. Karışık bir lezzeti var, içinde karanfil var, ekmek gibi ama hem tatlı hem tuzlu” diyen Görgülü, yöresel tatların unutulmaması için çaba gösterdiğini belirtti. Ayrıca üretimin tamamen kadınlar tarafından yapıldığını ve bunun sosyal bir dönüşüm yarattığını da vurguladı.
Pismet, un, maya, süt, karanfil ve susamla hazırlanıyor. Hamur yoğrulduktan sonra yaklaşık 2 saat dinlendiriliyor ve ardından fırına veriliyor. Piştikten sonra yağlı ve hafif şekerli bir karışımla tatlandırılıyor. Görgülü’ye göre bu özel tarif, hem geleneksel bir lezzeti yaşatıyor hem de bölgedeki kadınlar için ekonomik bir kaynak oluşturuyor.
Unutulmaya yüz tutmuş bir tarifle girişimcilik serüvenine atılan Elif Görgülü, hem yöresel bir lezzeti canlandırdı hem de kadın istihdamına katkıda bulundu. Görgülü'nün hikâyesi, gelenekten beslenen yenilikçi fikirlerin nasıl büyük başarıya dönüşebileceğinin etkileyici bir örneği olarak dikkat çekiyor.