63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Uzun Metraj Film kategorisinde yarışan “Cinlerin Düğünü”, Türkiye'de ilk kez izleyici karşısına çıktı. Gösterimin ardından film ekibinin katılımıyla söyleşi düzenlendi. Yönetmen Ferit Karahan ile oyuncular Demet Özdemir, İlhan Şen ve Kaan Yıldırım, seyircilerin sorularını yanıtladı.

Antalya’da olmaktan mutluluk duyduğunu belirten yönetmen Ferit Karahan, “Cinlerin Düğünü” filminin önceki yapımları “Cennetten Kovulmak” ve “Okul Tıraşı” ile ilişkisine değindi. Karahan, filmin hafızanın çalışma biçimini yansıtan bir anlatı üzerine kurulduğunu belirterek, “Hafıza gibi çalışan bir kaos oluşturmak istedim” dedi.

Filmin biçimsel tercihlerini de anlatan Ferit Karahan, gerçeküstü ögelerin kullanılmasının gerçeklikten kaçmak amacı taşımadığını söyledi. Yaşanılan coğrafyadaki gerçekliğin sertliğine dikkat çeken yönetmen, bu anlatım biçiminin filmin gelişiminde etkili olduğunu ifade etti.

Filmde dört kardeşten Ceren karakterini canlandıran Demet Özdemir, izleyicilerle bir araya gelmekten heyecan duyduğunu söyledi. Projenin kendisi için özel bir yere sahip olduğunu belirten oyuncu, yönetmen Ferit Karahan ile çalışmanın da kendisi için kıymetli olduğunu dile getirdi.

Demet Özdemir, canlandırdığı Ceren karakterinin annesinin ölümünün ardından üstlendiği sorumluluklara değindi. Küçük yaşta hem anne hem de abla olmak zorunda kalan Ceren'in yaşadığı değişimi anlatan oyuncu, karakterin toprak yemesiyle birlikte kabullenişinin direnişe dönüştüğünü belirtti. Özdemir, bebeğinin kalp atışını duymasının ardından Ceren'in umuda tutunduğunu ifade etti.

Filmde Deniz karakterine hayat veren İlhan Şen, karakterin hikâyesini oluştururken hüzün ve melankoli kavramlarına odaklandıklarını söyledi. Yönetmen Ferit Karahan ile en başından itibaren bu kavramlar üzerine konuştuklarını belirten oyuncu, seyircinin karakterin iç dünyasını farklı şekillerde yorumlamasını istediğini anlattı.

İlhan Şen, Deniz'in hikâyesindeki hüzün ve melankoli ayrımına da açıklık getirdi. Karakterin yolculuğunun kayıp duygusu üzerinden şekillendiğini belirten oyuncu, Deniz'in sinematografik açıdan bir yol hikâyesi yaşadığını söyledi.

Filmde Halit karakterini canlandıran Kaan Yıldırım, aile içerisinde en az sevilen ve en az düşünülen kişi olarak gördüğü karakterin geçmişine değindi. Babasının bütün imkânlarını ağabeyinden yana kullandığını ve Halit'e eğitim fırsatı verilmediğini belirten oyuncu, bu durumun karakterde büyük bir öfkeye neden olduğunu söyledi.

Kaan Yıldırım, Halit'in babasının ölümünün ardından yaşadığı duyguyu da değerlendirdi. Karakterin en çok acı duyması beklenen anda rahatladığını belirten oyuncu, Halit'in bütün yaşadıklarına rağmen ailesini terk etmediğini ve babası ölene kadar onların yanında kaldığını anlattı. Yıldırım, karakterin hikâyesindeki kaybolma temasını da sevdiğini ifade etti.

“Cinlerin Düğünü”, Anadolu'nun ücra, zamandan yalıtılmış ve tekinsiz bir köyünde yaşayan bir ailenin hayatta kalma mücadelesini konu alıyor. Aidiyet duygusunun sarsıldığı bir trajediyi merkezine alan filmde, yasal olarak barınmalarına izin verilmeyen bir aile izole bir evde yaşamını sürdürmeye çalışıyor.

Doğdukları günden itibaren köksüzlük ve kötü şans hissiyle mücadele eden aynı çatı altındaki dört kardeşin yaşamı, nesiller boyunca devam edecek sarsıcı bir kabusa dönüşüyor. Film, taşranın boğucu atmosferini psikolojik derinlikle beyaz perdeye taşıyor.

Yorumlar
Editör Hakkında