Doğu Karadeniz’in yüksek kesimlerinde hafta sonundan bu yana etkili olan kar yağışı, bölgedeki çobanları yaylalarını terk etmeye zorladı.
Kasım ayı sonuna kadar kalacakları mezralarına ulaşan çobanlar, 2 bin 200 metre yükseklikte bulunan Kadırga Yaylası’ndan, zorlu bir yolculuğun ardından Şalpazarı ilçesindeki Şahin Tepesi mezrasına indiler. Bu durum, bölgedeki yaylacılık kültürünün ne denli köklü ve önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Yaylacılık geleneği, Doğu Karadeniz’in doğal güzellikleri arasında derin köklere sahip. Bu gelenek, ailelerin nesilden nesile sürdürdüğü bir yaşam biçimi olarak dikkat çekiyor. Mayıs ve Haziran aylarında sürüleriyle yaylaya çıkan çobanlar, yaz mevsiminin büyük bir kısmını bu yüksekliklerde geçiriyor. Ancak sonbaharın gelmesiyle birlikte havaların soğuması ve kar yağışlarının başlaması, çobanları mevsimsel göçlerini gerçekleştirmeye itiyor.
Kadırga Yaylası, bölgedeki en büyük yaylalardan biri olarak bilinirken, burası çobanların koyunlarıyla birlikte zaman geçirdiği önemli bir yaşam alanı. Çobanlardan Ümit Yazıcı (48), bu yıl yaz mevsimini Kadırga Yaylası’nda geçirdiğini ifade etti. Yazıcı, Cumartesi günü düşen karla birlikte sürüsünü kardeşleriyle birlikte alarak 3 günlük zorlu bir yolculuğa çıktıklarını belirtti. “Biz, deden toruna yaklaşık 300 yıldır çobanlık yapan bir aileyiz. Evimizin kapısında bu koyun sürüsü hep olur. Ben de 35 yıldır babamdan aldığım mesleği sürdürüyorum. Yaylaya kar yağınca yola çıkma zamanımız geldi. Üç gündür koyunlarımızla yoldayız ve sonunda Şahin Tepesi’ne sağ salim ulaştık” diye konuştu.
Yazıcı, yolculuklarının zorluklarına rağmen bu yaşam tarzının kendileri için anlamlı olduğunu vurguladı. Kış aylarını Şahin Tepesi’nde geçireceklerini belirten Yazıcı, “Buralarda biraz daha kışlayacağız, daha sonra kar yağışının durumuna göre daha aşağı inerek, havaların ısınmasını bekleyeceğiz” dedi. Çobanlık mesleğinin kendilerine sağladığı yaşam biçimini sevgiyle sürdürdüklerini ve bu geleneği gelecek nesillere aktarmak için çabaladıklarını sözlerine ekledi.
Yazıcı’nın bu anlatımı, bölgedeki çobanların yaşamının zorluklarını ve güzelliklerini bir arada yansıtıyor. Doğu Karadeniz’in coğrafyası ve iklimi, yaylacılık kültürünü şekillendirirken, çobanların bu geleneksel yaşam biçimi, bölge insanının kimliğinin önemli bir parçası olmaya devam ediyor.