Havaların ısınmasıyla birlikte açık havada geçirilen süre artarken kene vakaları da yeniden gündeme geliyor. Piknik alanları, bahçeler, tarlalar, bağlar, ormanlık bölgeler, yaylalar ve hayvanların bulunduğu açık alanlar riskli bölgeler arasında yer alıyor.

Keneler çoğu zaman fark edilmesi zor canlılar olarak biliniyor. Küçük boyutları nedeniyle ciltte leke ya da kabuk gibi görülebiliyor. Bu nedenle riskli alanlardan sonra yalnızca “bir şey hissetmedim” demek yeterli olmuyor.

Kene ısırığı her zaman hastalık anlamına gelmiyor. Ancak cilde tutunan bir kene, kan emme sırasında mikroorganizmaları insana bulaştırabiliyor.

Türkiye’de kene denildiğinde özellikle Kırım Kongo Kanamalı Ateşi riski öne çıkıyor. Her kene bu hastalığı taşımıyor ancak bu ihtimal nedeniyle temasın hafife alınmaması gerekiyor.

Kene fark edildiğinde panik yapmak kadar yanlış müdahaleler de tehlikeli olabiliyor.

Kolonya dökmek, sigara veya kibritle yakmaya çalışmak, yağ ya da vazelin sürmek gibi yöntemler önerilmiyor. Bu uygulamaların kenenin daha fazla salgı bırakmasına yol açabileceği belirtiliyor.

Ciltte küçük koyu renkli bir canlı görüldüğünde bunun kene olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Kene cilt üzerinde hareket ediyorsa henüz tutunmamış olabilir. Cilde yapışmışsa daha dikkatli değerlendirilmelidir.

Kenenin nerede bulaşmış olabileceği önemlidir. Piknik, bahçe, tarla, çalılık veya hayvan teması sonrası dikkat edilmelidir.

Keneler saç dipleri, kulak arkası, koltuk altı, kasık, bel çevresi ve diz arkası gibi bölgelerde bulunabilir. Çocuklarda özellikle saçlı deri ve kulak arkası kontrol edilmelidir.

Riskli alanlardan sonra vücudun baştan ayağa kontrol edilmesi gerekir.

Açık renkli kıyafetler kenenin fark edilmesini kolaylaştırır. Uzun kollu giysi giymek ve pantolon paçalarını çorap içine almak koruyucu önlemler arasındadır.

Cilde tutunan kene mümkün olan en kısa sürede çıkarılmalıdır.

En doğru yöntem ince uçlu cımbız veya kene aparatı kullanmaktır. Kene deriye en yakın noktadan kavranmalı ve düz, sabit bir hareketle yukarı çekilmelidir.

Kene çıkarırken döndürmek, ezmek veya tırnakla koparmak doğru değildir.

Kenenin üzerine kolonya, alkol, yağ veya kimyasal dökmek ve yakmaya çalışmak da önerilmez. Bu yöntemler riski artırabilir.

Kene çıkarıldıktan sonra ısırık bölgesi antiseptik ile temizlenmelidir. Eller sabunla yıkanmalıdır.

Kene atılmadan önce fotoğrafı çekilebilir veya kapalı bir kapta saklanabilir. Bu durum sağlık değerlendirmesinde yardımcı olabilir.

Kene temasından sonra 10 gün boyunca ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma ve ishal gibi belirtiler takip edilmelidir.

Burun veya diş eti kanaması, ciltte morarma ya da idrarda-dışkıda kan gibi bulgular varsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Kene ısırığı her zaman hastalık anlamına gelmez ancak ihmal edilmemesi gereken bir durumdur.

Yorumlar
Editör Hakkında