DOMATESİ BUZDOLABINA KOYMADAN ÖNCE DÜŞÜNÜN
Domates, buzdolabına en sık kaldırılan ancak oda sıcaklığında saklanması önerilen ürünlerin başında geliyor. Soğuk hava domatesin dokusunu ve aromasını olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle olgunlaşmış domateslerin lezzetini koruması için serin ve güneş almayan bir ortam tercih edilebilir. Domatesleri mutfak tezgahında bırakırken doğrudan güneş ışığına maruz kalmamasına dikkat etmek gerekiyor. Ayrıca çok olgunlaşmış veya kesilmiş domateslerin saklama koşulları farklılık gösterebilir. Kesilmiş domatesin ise uygun şekilde kapatılarak buzdolabında muhafaza edilmesi gerekiyor.

PATATESİN YERİ BUZDOLABI DEĞİL
Patates de birçok kişinin farkında olmadan buzdolabına koyduğu gıdalar arasında bulunuyor. Ancak patates için soğuk ve nemli buzdolabı ortamı uygun bir saklama alanı olmayabilir. Patateslerin serin, kuru, karanlık ve hava alan bir yerde tutulması daha uygun kabul ediliyor. Patatesin güneş ışığına maruz kalması filizlenmeyi ve yeşillenmeyi artırabilir. Bu nedenle mutfakta doğrudan ışık almayan bir dolap veya uygun bir kiler alanı tercih edilebilir. Patatesleri plastik poşet yerine hava almasını sağlayan bir ambalajda tutmak da saklama koşullarını iyileştirebilir.

SOĞAN VE PATATESİ YAN YANA KOYMAYIN
Soğan ve patates mutfakta çoğu zaman aynı sepete veya dolaba konuluyor. Ancak bu iki ürünün yan yana saklanması, birbirlerinin daha hızlı bozulmasına neden olabilir. Bu nedenle mümkünse farklı alanlarda muhafaza edilmeleri öneriliyor. Soğan için de serin, kuru ve hava alan bir ortam daha uygun olabilir. Nemli ortamlar soğanın yumuşamasına ve küflenmesine zemin hazırlayabilir. File veya hava alan sepetler bu ürünlerin saklanması için pratik seçenekler arasında yer alıyor.

SARIMSAK DA SOĞUKTAN HOŞLANMIYOR
Sarımsak da buzdolabında saklanmasına gerek olmayan ürünlerden biri olarak öne çıkıyor. Soğuk ve nemli ortam, sarımsağın yapısını ve saklama süresini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle bütün sarımsak başlarının serin, kuru ve hava alan bir yerde tutulması tercih edilebilir. Sarımsağı doğrudan güneş ışığından uzak tutmak da önem taşıyor. Kapalı ve havasız plastik poşetler yerine hava dolaşımına izin veren bir saklama yöntemi kullanılabilir. Ancak sarımsak soyulmuş veya doğranmışsa saklama koşulları değişir ve bu durumda buzdolabı gerekebilir.

EKMEĞİ BUZDOLABINA KOYMAK TAZE TUTMAYABİLİR
“Buzdolabına koyarsam daha uzun dayanır” düşüncesi özellikle ekmek konusunda oldukça yaygın. Ancak buzdolabının sıcaklığı ekmeğin daha hızlı bayatlamasına neden olabilir. Ekmeğin dokusu soğuk ortamda değişirken, tazelik hissi de kısa sürede kaybolabilir. Ekmek kısa sürede tüketilecekse oda sıcaklığında, uygun şekilde kapatılarak saklanabilir. Daha uzun süre muhafaza edilmesi gerekiyorsa dondurucu, buzdolabına kıyasla daha uygun bir seçenek olabilir. Böylece ekmeğin yapısındaki değişim daha iyi kontrol edilebilir.

MUZLARI BUZDOLABINA KOYARKEN DİKKAT
Muzların buzdolabına kaldırılması da mutfakta sık karşılaşılan alışkanlıklardan biri. Ancak özellikle olgunlaşmamış muzlar düşük sıcaklıklardan olumsuz etkilenebilir. Muzun kabuğu soğuk nedeniyle daha hızlı kararırken meyvenin iç yapısında da değişiklik meydana gelebilir. Muzların oda sıcaklığında ve doğrudan güneş almayan bir yerde tutulması genellikle daha uygundur. Olgunlaşma süreci tamamlanan muzlar ise tüketim planına göre farklı şekillerde değerlendirilebilir. Burada önemli olan muzun ne kadar olgun olduğu ve ne kadar sürede tüketileceğidir.

AVOKADONUN OLGUNLAŞMASINI BEKLİYORSANIZ...
Sert ve henüz olgunlaşmamış avokadoları doğrudan buzdolabına koymak olgunlaşma sürecini yavaşlatabilir. Bu nedenle tüketilmeye hazır hale gelmesini bekleyenlerin avokadoyu oda sıcaklığında muhafaza etmesi daha uygun olabilir. Özellikle birkaç gün içinde tüketilecek avokadolar için mutfak tezgahı tercih edilebilir. Avokado olgunlaştığında ise saklama yöntemi değişebilir. Kesilmiş avokadonun hava ile temas etmesi kararmayı hızlandıracağından uygun şekilde kapatılması gerekir. Bu aşamada buzdolabı, tüketim süresini uzatmak için kullanılabilir.

KAHVE İÇİN DE BUZDOLABI ŞART DEĞİL
Kahvenin aromasını korumak isteyenler bazen paketi doğrudan buzdolabına kaldırıyor. Ancak kahve, çevresindeki kokuları kolayca emebilen bir ürün olduğu için buzdolabında saklanması istenmeyen aroma değişikliklerine yol açabilir. Ayrıca sıcaklık değişimleri nedeniyle oluşabilecek nem de kahvenin kalitesini etkileyebilir. Kahvenin hava almayan, ışık geçirmeyen ve kuru bir kapta muhafaza edilmesi daha uygun bir seçenek olabilir. Kabın sık sık açılıp kapanması da kahvenin hava ile temasını artırır. Bu nedenle mümkün olduğunca küçük miktarlarda satın almak ve uygun bir kapta saklamak tercih edilebilir.

BALIN YERİ DE BUZDOLABI DEĞİL
Balı uzun süre saklamak isteyenlerin yaptığı en yaygın hatalardan biri de kavanozu buzdolabına kaldırmak. Soğuk ortam balın kristalleşmesini ve sertleşmesini hızlandırabilir. Bu durum balın bozulduğu anlamına gelmez ancak kullanımını zorlaştırabilir. Balın doğrudan güneş ışığından uzak, kuru ve oda sıcaklığındaki bir ortamda tutulması tercih edilebilir. Kavanozun kapağının sıkıca kapalı olması da nem ve dış etkenlerden korunması açısından önemlidir. Özellikle doğal yapısını korumak isteyenlerin saklama koşullarına dikkat etmesi gerekir.

ÇİKOLATA İÇİN DE AYNI KURAL GEÇERLİ DEĞİL
Çikolata sıcak havalarda erimesin diye buzdolabına kaldırılabiliyor. Ancak çikolatanın soğuk ortamdan çıkarıldığında yüzeyinde beyazlama oluşması mümkün. Bu görüntü her zaman çikolatanın bozulduğu anlamına gelmese de ürünün görünümünü ve dokusunu değiştirebilir. Çikolatanın serin, kuru ve güneş ışığı almayan bir yerde saklanması genellikle daha uygun olabilir. Özellikle yüksek sıcaklıklarda ise kontrollü şekilde soğukta muhafaza edilmesi gerekebilir. Burada ürünün ambalajındaki saklama talimatlarını dikkate almak en doğru yaklaşım olacaktır.

ZEYTİNYAĞINI DA SOĞUKTAN UZAK TUTUN
Zeytinyağı da mutfakta yanlış saklanabilen ürünlerden biri. Buzdolabındaki düşük sıcaklık zeytinyağının bulanıklaşmasına veya katılaşmasına neden olabilir. Bu durum yağın bozulduğu anlamına gelmez ancak kullanımını ve görünümünü değiştirebilir. Zeytinyağını ışık ve ısıdan uzak tutmak burada daha büyük önem taşıyor. Koyu renkli şişeler ve serin mutfak dolapları bu açıdan daha uygun olabilir. Şişenin kapağının da her kullanım sonrasında sıkıca kapatılması gerekir.

BALIK VE ETTE İSE DURUM TAMAMEN FARKLI
Ancak “Buzdolabına koymayın” başlığı altında bütün gıdaları aynı kategoriye koymak doğru değil. Et, tavuk ve balık gibi kolay bozulan ürünlerin güvenli sıcaklıklarda muhafaza edilmesi gerekiyor. Bu ürünlerde oda sıcaklığında bekletmek ciddi gıda güvenliği sorunlarına yol açabilir. Özellikle çiğ et ve tavuk ürünleri satın alındıktan sonra mümkün olduğunca kısa sürede uygun soğuk koşullara alınmalı. Uzun süre saklanacak ürünler için ise ürünün niteliğine uygun dondurma yöntemi tercih edilebilir. Ambalaj üzerindeki saklama talimatları bu noktada mutlaka dikkate alınmalı.

HER MEYVE VE SEBZENİN KURALI AYNI DEĞİL
Meyve ve sebzelerin tamamını buzdolabına koymak da doğru bir yaklaşım değil. Bazı ürünler oda sıcaklığında daha iyi olgunlaşırken bazıları soğuk ortamda daha uzun süre dayanabiliyor. Bu nedenle alışveriş sonrasında ürünleri tek tek değerlendirmek gerekiyor. Özellikle olgunlaşma sürecindeki meyvelerde oda sıcaklığı önemli bir rol oynayabiliyor. Buna karşılık kesilmiş, aşırı olgunlaşmış veya kısa sürede tüketilmeyecek bazı ürünlerin soğukta saklanması gerekebilir. Yani mutfakta “tek kural” yerine ürünün özelliğine göre hareket etmek gerekiyor.

MUTFAKTA SAKLAMA ALIŞKANLIĞINIZI DEĞİŞTİREBİLİRSİNİZ
Yiyeceklerin doğru yerde saklanması hem israfın önlenmesine hem de ürünlerin lezzetinin korunmasına yardımcı olabilir. Bunun için alışverişten sonra her ürünü otomatik olarak buzdolabına kaldırmak yerine saklama koşullarını kontrol etmek yeterli olabilir. Küçük görünen bu değişiklikler mutfak düzeninde büyük fark yaratabilir.

Özellikle sıcak yaz günlerinde saklama koşullarına daha fazla dikkat etmek gerekiyor. Çünkü yüksek sıcaklık, bazı gıdaların bozulma sürecini hızlandırabilir. Bu nedenle oda sıcaklığında saklanabilen ürünlerle mutlaka soğukta tutulması gereken ürünleri birbirinden ayırmak önemli.

ÜRÜNÜN ETİKETİNİ KONTROL EDİN
Her ürün için genel bir saklama kuralı bulunmadığı unutulmamalı. Üreticinin ambalaj üzerinde belirttiği sıcaklık ve saklama koşulları öncelikli olarak dikkate alınmalı. Özellikle açıldıktan sonra saklama şartları değişebilen ürünlerde etiket bilgileri büyük önem taşıyor. Ayrıca ürünün görünümünde, kokusunda veya yapısında belirgin bir değişiklik varsa yalnızca saklama süresine bakarak tüketilmemesi gerekiyor. Şüpheli gıdalar konusunda “bir şey olmaz” düşüncesi yerine temkinli davranmak daha doğru. Gıda güvenliği söz konusu olduğunda küçük bir ihmal büyük sorunlara yol açabilir.

BUZDOLABINI DOĞRU KULLANMAK DA ÖNEMLİ
Buzdolabının doğru kullanılması yalnızca hangi ürünün içine konulup konulmayacağıyla sınırlı değil. Rafların aşırı doldurulmaması ve soğuk havanın içeride rahatça dolaşabilmesi de önem taşıyor. Ayrıca çiğ et ve benzeri ürünlerin diğer yiyeceklerle temas etmemesine dikkat edilmesi gerekiyor.

Buzdolabındaki sıcaklığın uygun seviyede tutulması da gıdaların güvenli şekilde saklanmasına katkı sağlar. Özellikle yaz aylarında kapının sık sık açılması ve uzun süre açık bırakılması iç sıcaklığın yükselmesine neden olabilir. Bu nedenle ihtiyaç duyulan ürünleri hızlıca almak ve kapağı gereksiz yere açık bırakmamak faydalı olabilir.

Yorumlar
Editör Hakkında