Türkiye’de milyonlarca çalışanın merakla beklediği kademeli emeklilik düzenlemesi, 2025 yılına girilirken yeniden ülke gündeminin ilk sıralarına oturdu. Özellikle 2000–2008 yılları arasında sigortalı olan çalışanlar, EYT kapsamına giremedikleri için erken emeklilik hakkı talep ediyor.

Bu çerçevede Meclis’e sunulan yeni teklif, çalışanların beklentilerini artırırken, kamuoyunda da “erken emeklilik mümkün olacak mı?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Tartışmaların alevlenmesiyle birlikte düzenlemenin nasıl bir yol haritası izleyeceği ve hükümetin tavrı merak konusu oldu.

CHP Zonguldak Milletvekili Cevdet Akay tarafından hazırlanan teklif, 1999–2008 arasında sigortalı olan vatandaşlara kademeli emeklilik hakkı verilmesini öngörüyor. Teklifte, prim gün sayısında indirim yapılması ve yaş şartında kademeli geçiş öngörülüyor. Bu sayede, EYT kapsamı dışında kalan milyonlarca çalışana erken emeklilik yolu açılması hedefleniyor.

EYT düzenlemesiyle birlikte 1999 öncesi sigorta girişi olanlar emeklilik hakkına kavuştu. Ancak 2000 sonrası sigortalılar kapsam dışında kaldı. Bu durum, milyonlarca çalışanda “mağduriyet” algısını beraberinde getirdi. Sosyal medyada ve sendikalar üzerinden yapılan çağrılar, kademeli emekliliğin en çok konuşulan düzenlemelerden biri olmasına neden oldu.

Sunulan kanun teklifine göre, 1999 sonrası işe başlayanlar için emeklilik yaşı kademeli olarak aşağı çekilecek. Özellikle 2000–2008 arası sigortalıların daha erken emekli olabilmesi için prim şartlarında kolaylaştırma öngörülüyor. Teklifin yasalaşması halinde yüz binlerce kişi kademeli şekilde emeklilik hakkına kavuşabilecek.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise konuyla ilgili son açıklamasında, emeklilik sisteminde yeni bir düzenlemenin şu an için gündemlerinde olmadığını belirtti. Işıkhan’ın bu sözleri, kademeli emeklilik bekleyen vatandaşlarda hayal kırıklığına yol açarken, muhalefet partileri düzenlemenin takipçisi olacaklarını ifade ediyor.

Uzmanlar ise, EYT sonrası oluşan beklentilerin siyasi baskıyla yeniden gündeme gelebileceğini ancak yakın vadede somut bir adım atılmasının zor göründüğünü dile getiriyor.

Yorumlar
Editör Hakkında