Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesi sonrası milyonlarca çalışan şimdi de “kademeli emeklilik” düzenlemesini bekliyor. Özellikle 8 Eylül 1999 ile 16 Nisan 2008 tarihleri arasında sigortalı olan vatandaşları ilgilendiren bu düzenleme, emeklilikte yaş ve prim gün sayısında adalet talebiyle gündemdeki yerini koruyor.

CHP Karabük Milletvekili ve Plan Bütçe Komisyonu Üyesi Cevdet Akay, kademeli emeklilik sistemine ilişkin bir kanun teklifini TBMM’ye sundu. Akay’ın teklifine göre; 08.09.1999 - 16.04.2008 tarihleri arasında sigorta girişi olanların emeklilik hakkı yeniden düzenlenmeli. Bu kapsamda, esnaf ve memurlar için prim gün şartının 9000’den 7200’e düşürülmesi talep ediliyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Emeklilik sisteminde bir değişiklik planlamıyoruz. Mevcut yıl ve prim şartları geçerli olacak” diyerek hükümetin şu an için böyle bir düzenlemeyi gündemine almadığını belirtti.

Ancak kamuoyundaki beklenti sürüyor. 1999 sonrası sigortalı olan ve EYT düzenlemesinden yararlanamayan kesim, “Emeklilikte Tarihe Takılanlar” adıyla örgütlenerek taleplerini raporlarla Meclis’e iletiyor.

Cevdet Akay’ın sunduğu yasa teklifinde, emeklilik sisteminde oluşan adaletsizliğe dikkat çekiliyor. Özellikle 2008 sonrası memur ve esnafların prim gün sayısındaki artışın ölçülülük ilkesine aykırı olduğu savunuluyor.

Şu anda resmi olarak yürürlükte olan emeklilik sistemi, kadınlar için 58, erkekler için 60 yaşını ve en az 7200 prim gününü zorunlu kılıyor. Ancak bu kuralların, işe giriş tarihine göre yeniden kademeli olarak düzenlenmesi gerektiği savunuluyor.

Henüz resmi bir kademeli emeklilik tablosu açıklanmış değil. Ancak teklif yasalaşırsa, sigortalılık başlangıç tarihine göre yaş ve prim gün sayılarında esneklik sağlanması bekleniyor. Özellikle 1999-2008 arasında işe başlayanlar için önemli bir dönüşüm anlamına gelecek.

Kademeli emeklilik düzenlemesi için Meclis’ten çıkacak bir karar bekleniyor. Hükümetin henüz sıcak bakmamasına rağmen muhalefetin ısrarlı girişimleri ve kamuoyu baskısı, önümüzdeki dönemde yeni gelişmeleri beraberinde getirebilir.

Yorumlar
Editör Hakkında