2023 yılının Mart ayında yürürlüğe giren EYT düzenlemesiyle birlikte 8 Eylül 1999 öncesi sigorta başlangıcı bulunan yaklaşık 2 milyon kişi emeklilik hakkına kavuştu. Ancak 2000 yılı ve sonrası sigorta girişi olan çalışanlar kapsam dışında kaldı. Bu nedenle kamuoyunda “kademeli emeklilik” beklentisi giderek arttı. Özellikle prim gününü doldurmasına rağmen yaş şartına takılan sigortalılar, yeni bir model olup olmayacağını merak ediyor.
Son açıklamalara göre 2000 yılı sonrasına yönelik kademeli emeklilik konusunda şu an için resmi bir çalışma bulunmuyor.
Vedat Işıkhan, geçtiğimiz aylarda yaptığı değerlendirmede emeklilik sisteminde yeni bir değişiklik planlanmadığını belirtmiş ve şu ifadeleri kullanmıştı:
"Emeklilik sisteminde bir değişiklik planlamıyoruz. Emekli olabilmek için gereken prim ve yıl şartlar devam edecek."
Bu açıklama sonrası beklentiler zayıflasa da kamuoyundaki tartışmalar sürüyor.
Kademeli emeklilik; sigortalı çalışanların belirli bir yaş ve prim gün şartına ulaştıklarında, tam emeklilik yerine kısmi emeklilik hakkı elde edebilmesini ifade eden bir sistem olarak biliniyor.
Bu modelde yaş ve prim şartları sigorta başlangıç tarihine göre kademeli şekilde düzenlenebiliyor. Ancak şu an için 2000 sonrası sigortalıları kapsayan yeni bir taslak ya da Meclis gündeminde bir teklif bulunmuyor.
Mevcut açıklamalara göre prim gün sayısı ve yaş şartı aynen devam ediyor. EYT sonrası yeni bir geniş kapsamlı düzenleme yapılacağına dair resmi bir duyuru bulunmuyor.
Ancak emeklilik sistemi, bütçe dengeleri ve sosyal güvenlik yapısı nedeniyle kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Özellikle 2000 sonrası sigortalılar için ilerleyen dönemde farklı bir model gündeme gelir mi sorusu, henüz netlik kazanmış değil.
EYT sonrası ortaya çıkan tablo, emeklilik sisteminde yeni bir denge tartışmasını da beraberinde getirdi. 1999 öncesi ve sonrası arasındaki farkın çok keskin olması, kamuoyunda “geçiş mağduriyeti” tartışmalarına neden oldu.
Özellikle prim gününü tamamlayan ancak yaş şartı nedeniyle emeklilik hakkı elde edemeyen çalışanlar, yeni bir geçiş formülü ihtimalini güçlü şekilde gündemde tutuyor. Sosyal güvenlik sisteminin mali dengeleri ile çalışanların beklentileri arasında kurulacak denge, olası bir düzenlemenin en kritik noktası olarak görülüyor.
Önümüzdeki dönemde ekonomik göstergeler, bütçe dengeleri ve sosyal güvenlik sistemine ilişkin projeksiyonlar doğrultusunda farklı başlıkların tartışmaya açılması ihtimal dahilinde bulunuyor. Ancak şu an için resmi bir adım atılmış değil. 2000 sonrası sigortalılar için kademeli emeklilik beklentisi kamuoyunda canlılığını korusa da, mevcut tabloda sistemde değişiklik öngörülmediği yönündeki açıklamalar geçerliliğini sürdürüyor.