Türkiye ekonomisi, son dönemde hem küresel etkiler hem de iç dinamiklerin oluşturduğu belirsizlik ortamında dalgalı bir seyir izliyor. Enflasyonun yüksek seyrettiği, alım gücünün zayıfladığı bir dönemde vatandaşlar ve yatırımcılar güvenli limanlara yöneliyor. Bu tablo içerisinde gram altın ve dolar kuru yeniden gündemin üst sıralarına taşındı.
Finans analisti Selçuk Geçer ise bu ortamda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Geçer, mevcut ekonomik göstergelerin sürdürülemez olduğunu ve ciddi fiyat değişimlerinin yaşanabileceğini belirtti.
Kapalıçarşı ve serbest piyasalarda gram altın fiyatı hızlı bir artış gösterdi. Kısa bir süre öncesine kadar 3.900 TL seviyelerinde işlem gören gram altın, 4.155 TL bandına kadar yükseldi. Uzmanlara göre bu yükselişte üç temel unsur öne çıkıyor:
Yüksek Enflasyon: Türkiye’de resmi enflasyonun üzerindeki reel fiyat artışları, vatandaşları birikimlerini koruma yoluna itiyor.
Küresel Güvensizlik: Jeopolitik riskler, savaş ihtimalleri ve ekonomik durgunluk beklentisi, altını küresel çapta yeniden cazip hale getiriyor.
İç Piyasadaki Güvensizlik: Ekonomi politikalarının öngörülebilir olmaması ve sık değişmesi, yatırımcıda tedirginlik yaratıyor.
YouTube ve sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamalarla sık sık gündeme gelen Selçuk Geçer, gram altının 5 bin liraya ulaşmasının artık bir sürpriz olmayacağını söyledi. Bu öngörüsünün temelini ise ekonomik ve siyasi belirsizlikler oluşturuyor.
Geçer, “Şu an gram altın 4 bin lira seviyelerinde ve yukarı yönlü trendi çok güçlü. Bu rakamın 5 bin liraya çıkması yalnızca zaman meselesi. Eğer para politikalarında radikal bir değişim olmazsa bu senaryo kaçınılmaz hale gelebilir” dedi.
Geçer’in en çarpıcı değerlendirmesi ise dolar kuru üzerine oldu. An itibarıyla dolar/TL kuru 38,13 seviyelerinde işlem görüyor. Ancak Geçer’e göre, bu mevcut seviyeler yanıltıcı olabilir.
“Piyasalarda kontrol kaybedilirse, dolar 60 TL’ye, hatta daha ekstrem bir senaryoda 100 TL’nin üzerine çıkabilir” diyen Geçer, özellikle 2025 yılına doğru siyasi tansiyonun ve uluslararası baskıların artmasının bu süreci hızlandırabileceğini vurguladı.
Tüm gözler bugün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanacak olan yeni faiz kararına çevrilmiş durumda.
Geçtiğimiz toplantıda politika faizi yüzde 42,5 seviyesine yükseltilmişti. Bu kez sabit bırakılması öngörülse de, Merkez Bankası'nın vereceği mesajlar piyasalar üzerinde etkili olacak. Özellikle enflasyonla mücadeleye dair kararlılık vurgusu, yatırımcıların algısını şekillendirebilir.
Ekonomistler, faiz kararının altın ve döviz piyasasında ani fiyatlamalara neden olabileceğini belirtiyor. Bu nedenle yatırımcıların dikkatli ve temkinli davranmaları gerektiği konusunda uyarılar yapılıyor.
Uzmanlar, kısa vadede yaşanabilecek sert dalgalanmalara karşı sabırlı olunması gerektiğini vurgularken, uzun vadeli yatırım planlarının yeniden gözden geçirilmesini öneriyor. Altın ve dolar gibi araçlara yatırım yapanların piyasalardaki her gelişmeyi yakından takip etmeleri, duygusal değil analitik kararlar almaları gerektiği ifade ediliyor.