Çanakkale'nin Gökçeada ilçesi, Türkiye'nin en büyük adası olmasının yanı sıra sportif faaliyetleri, tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Çanakkale Boğazı'nın ağzında bulunan ada, farklı iklim özellikleri, güçlü rüzgarları ve özgün mimariye sahip Rum köyleriyle turizm açısından öne çıkıyor.

290 kilometrekarelik bir alan üzerinde yer alan Gökçeada'nın coğrafi yapısının yüzde 77'sini dağlık alanlar oluşturuyor. Adanın güney sahillerinde Akdeniz iklimi görülürken, kuzey sahillerinde Marmara'ya özgü iklim özellikleri etkili oluyor.

Yılın büyük bölümünde rüzgar alan Gökçeada'da özellikle sörf faaliyetleri dikkat çekiyor. Adadaki Rum köyleri özgün mimarileriyle kültürel gezi imkanları sunarken, Gökçeada'nın dünyanın yavaş şehirleri arasında bulunması da ilçenin turizm kimliğinde öne çıkan unsurlar arasında yer alıyor.

GÜÇLÜ RÜZGAR SPOR TURİZMİNİ DESTEKLİYOR

Gökçeada'nın sportif faaliyetler açısından önemli bir destinasyon olduğunu belirten Gökçeada Turizm Derneği Başkanı Ali Uğur Çelik, adanın rüzgar koşullarının özellikle sporcular açısından dikkat çekici olduğunu ifade etti. Çelik, "Sporatif faaliyetlerde Gökçeada aslında Türkiye'nin en önemli destinasyonlarından bir tanesi. Şu an 365 günün 300 günün ciddi manada bir rüzgar esmekte ve bu rüzgar ‘İmbat Rüzgarı' olarak geçmekte. Adalar Denizi'nde Yunanistan'la Türkiye'yi karşılaştığımızda Yunan adalarında bu rüzgar hissedilse de Gökçeada'da bu rüzgar çok daha kaliteli bir şekilde esmekte. Kefaloz plajının arkasında bulunan Tuz Gölü sebebiyle orada herhangi bir yapılaşma olmaması sebebiyle rüzgar çok ciddi bir şekilde ikiye katlanarak esiyor. Bu sebepten dolayı da akıntı güçlü olabilir ama sporcuların en çok sevdiği rüzgar bu bölgede oluşuyor" dedi. Gökçeada'nın yılın 365 gününün yaklaşık 300 gününde ciddi anlamda rüzgar aldığına dikkati çeken Çelik, özellikle Kefaloz Plajı'nın arkasında bulunan Tuz Gölü çevresindeki yapılaşmanın bulunmamasının rüzgarın etkisini artırdığını belirtti.

ADADA KÜLTÜR VE GASTRONOMİ DE GELİŞİYOR

Gökçeada'nın yalnızca sportif faaliyetlerle öne çıkmadığını belirten Çelik, adada kültürel geziler ve gastronomi alanında da önemli imkanların bulunduğunu aktardı. Ali Uğur Çelik, "Gökçeada aslında sadece içerisinde sportif faaliyetleri de bulundurmuyor. Kültür yerleri de bulunduruyor. Gökçeada'nın içerisinde şu an kültürel geziler yapabilir, sportif faaliyetler yapabilirsiniz ve ekstrasında restoranlar, gastronomi konusunda çok fazla gelişmiş durumda. Her geçen gün de bunun üstüne koyarak devam ediyor Gökçeada. Temmuz ve Ağustos aylarında Gökçeada evet yoğun. Haziran ve Eylül aylarında bu sezonun yoğunluğunun devam etmesi için çalışmalar da yapmaktayız, festivaller de yapmaktayız" diye konuştu. Adada kültürel gezilerin yanı sıra sportif faaliyetlerin yapılabildiğini belirten Çelik, restoranlar ve gastronomi alanındaki gelişimin de sürdüğünü ifade etti. Gökçeada'da Temmuz ve Ağustos aylarının yoğun geçtiğini belirten Çelik, turizm sezonundaki hareketliliğin Haziran ve Eylül aylarında da devam etmesi amacıyla çalışmalar yürütüldüğünü ve festivaller düzenlendiğini kaydetti.

ULAŞIMIN GELİŞMESİYLE TURİZM POTANSİYELİ ARTACAK

Gökçeada'nın ulaşım açısından daha erişilebilir hale gelmesinin turizm potansiyelini artırabileceğini belirten Çelik, mevcut gemi seferlerinin artırılmasının yanı sıra alternatif limanların devreye alınmasının da adaya gelen ziyaretçi sayısına katkı sağlayabileceğini ifade etti. Çelik, "Gökçeada evet ulaşılması zor bir yer olabilir ama bu gemi seferlerinin artmasıyla, ek seferlerin gelmesiyle veyahut da alternatif limanlarının olmasıyla sadece Çanakkale veyahut da Kapatepe bölgesi değil, Bozcaada'nın açılması veyahut da direkt İstanbul'dan bir seferin olmasıyla birlikte ilerleyen zamanlarda daha ciddi bir turizm destinasyonu haline gelecek. Gökçeada Adalar Denizi'nde Yunan adalarıyla yarışabilecek pozisyona girebilecek" diye aktardı. Çelik, ulaşım seçeneklerinin çeşitlenmesiyle Gökçeada'nın ilerleyen dönemlerde daha güçlü bir turizm destinasyonu haline gelebileceğini belirtti. Çanakkale ve Kabatepe bölgesinin yanı sıra Bozcaada'nın açılması veya doğrudan İstanbul'dan sefer düzenlenmesinin de ulaşım alternatiflerini artırabileceğini aktardı.

Yorumlar
Editör Hakkında