Dünya üzerinde milyonlarca insan şehirlerde, kasabalarda, köylerde yaşıyor. Ancak bazı yerleşim yerleri var ki, hem konumları hem yaşam koşullarıyla alışılmışın çok dışında. Kimi buzullarla çevrili, kimi yerin altında kurulmuş, kiminde ise insanlar gaz maskesiyle dolaşıyor. Bu ilginç yerleşim noktaları, insanın doğaya nasıl adapte olabildiğini gösterdiği gibi, aynı zamanda hayatta kalma iradesinin de çarpıcı örneklerini sunuyor.
LA RINCONADA – PERU
Yükseklik sınır tanımıyor: 5100 metrede yaşam. And Dağları'nın eteklerinde, oksijenin yüzde 50'ye kadar azaldığı bir irtifada bulunan La Rinconada, dünya üzerinde kalıcı insan yaşamının görüldüğü en yüksek yer. Burada hayat altın madenciliğiyle geçiyor ama altyapı neredeyse yok. Elektrik, kanalizasyon ve sağlık hizmetleri sınırlı. Buna rağmen binlerce insan bu zorlu ortamda hayatta kalmayı başarıyor.
WHITTIER – ALASKA, ABD
Bir binada yaşayan kasaba. Whittier kasabasında nüfusun neredeyse tamamı 14 katlı "Begich Tower" isimli binada yaşıyor. İçinde okuldan markete, kiliseden postaneye kadar her şey var. Kışın ulaşım neredeyse imkânsız hale geldiği için kasaba halkı dış dünyadan izole bir yaşam sürdürüyor. Soğuk hava koşulları nedeniyle böyle kompakt bir düzen kurulmuş.
MIYAKE-JIMA – JAPONYA
Volkanın gölgesinde yaşam: Gaz maskası zorunlu. Tokyo açıklarında yer alan bu volkanik ada, 2000 yılında büyük bir patlama yaşadı. O tarihten beri adada sürekli olarak zehirli kükürt gazları salınıyor. Ada sakinleri dışarı çıktıklarında gaz maskası taşımak zorunda. Hava kalitesi sürekli kontrol ediliyor ve yüksek alarm durumunda halk tahliye ediliyor. Bu koşullarda bile insanlar adalarını terk etmiyor.
COOBER PEDY – AVUSTRALYA
Yer altına sığınan şehir. Güney Avustralya’nın kavurucu çöl ikliminde kurulu Coober Pedy, dünyaca ünlü opal madenlerinin merkezi. 40°C’yi aşan sıcaklar nedeniyle evler, dükkanlar, oteller hatta ibadethaneler yerin birkaç metre altına inşa edilmiş. Ziyaretçiler için tam anlamıyla gerçeküstü bir deneyim sunuyor. Burası aynı zamanda birçok bilim kurgu filminin çekildiği doğal plato gibi.
GIETHOORN – HOLLANDA
Motorlu araç yasaklı, tamamen su yollarına dayalı bir köy Hollanda'nın kuzeyinde bulunan Giethoorn, “Avrupa’nın Venedik’i” olarak tanınıyor. Köyde araba yolları yok; ulaşım teknelerle, kanolarla ya da dar taş patikalar üzerinden yürüyerek sağlanıyor. Etrafınızda yalnızca kuş sesleri, su şırıltısı ve yemyeşil doğa var. Giethoorn, huzur dolu bir hayatın mümkün olduğunu kanıtlar nitelikte.
MONOWI – NEBRASKA, ABD
Nüfus: 1. Evet, sadece bir kişi yaşıyor!
Elsie Eiler, Monowi’nin hem sakini hem de belediye başkanı. Kasaba nüfusu zamanla azaldı ve sonunda sadece Elsie kaldı. Kendi kendine vergi kesiyor, kütüphaneyi açık tutuyor ve gelen turistleri küçük barında ağırlıyor. Monowi, dünyada resmî kayıtlarda yer alan tek “tek kişilik kasaba” olma unvanını taşıyor.
SETENIL DE LAS BODEGAS – İSPANYA
Dev kayaların gölgesindeki şehir. Endülüs bölgesindeki bu sıra dışı kasaba, evlerini devasa kaya bloklarının altına veya içine inşa etmiş. Sokakta yürürken üzerinize sarkıyor gibi görünen kayalar, aslında evlerin tavanı! Yazın serin, kışın sıcak tutan bu doğal mimari, yerel halkın doğayla uyum içinde yaşamasını sağlıyor.
HUACACHINA – PERU
Çölün ortasında bir vaha kasabası. Altın sarısı kumullar arasında gizlenmiş, palmiye ağaçlarıyla çevrili bir göl ve etrafına kurulmuş küçük bir yerleşim yeri: Huacachina. Yalnızca birkaç yüz kişinin yaşadığı bu kasaba, adeta bir masal diyarı. Turistler için çölde sörf ve kum safarisi gibi etkinliklerle dolup taşan kasaba, yerli halk içinse sessiz bir sığınak.
LONGYEARBYEN – SVALBARD, NORVEÇ
Kutup çizgisinin ötesinde, -50°C’de yaşam
Norveç’e bağlı Svalbard takımadalarında yer alan Longyearbyen, dünyanın en kuzeydeki yerleşim yerlerinden biri. Kışın 4 ay boyunca güneş hiç doğmuyor. Evcil hayvan olarak kedi beslemek yasak, çünkü yerli hayvan popülasyonuna zarar verebilir. Ayrıca burada ölmek de yasak! Çünkü cesetler donarak bozulmadan kaldığı için mezarlıklar yıllar önce kapatılmış. Buna rağmen burada market, okul, bar hatta bir üniversite bile var.
AÏT BENHADDOU – FAS
Çöl ortasında zamanın durduğu kale köy
UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Aït Benhaddou, kerpiçten yapılmış evleri ve labirent gibi sokaklarıyla adeta tarihte donmuş bir şehir gibi. Atlas Dağları’nın eteklerinde kurulu bu köy, “Gladyatör” ve “Game of Thrones” gibi yapımlara da ev sahipliği yaptı. Yüzyıllardır bozulmadan ayakta duran bu yapı topluluğu, Fas kültürünün en güçlü yansımalarından biri.