Sosyal medya platformlarında paylaşılan sağlık içerikleri, yapılan araştırmalara göre ciddi riskler barındırıyor. University of East Anglia tarafından gerçekleştirilen çalışmada, TikTok, YouTube, Facebook, Instagram ve X üzerinde yayılan içeriklerin önemli bir kısmının bilimsel temelden yoksun olduğu tespit edildi.
SAĞLIK İLE İLGİLİ İÇERİKLER İNCELENDİ
Araştırma kapsamında farklı sosyal medya platformlarında paylaşılan 5 bin içerik incelendi. Elde edilen bulgulara göre paylaşımların yüzde 56’sının bilimsel dayanağı bulunmuyor ya da yanlış bilgiler içeriyor. Özellikle genç kullanıcıların tanı koyma amacıyla bu içeriklere yönelmesi, uzmanlar tarafından riskli bir durum olarak değerlendiriliyor.
YANLIŞ BİLGİ EN FAZLA NEREDE?
Platformlar arasında yapılan karşılaştırmada TikTok, yanlış bilginin en yoğun şekilde yayıldığı mecra olarak öne çıktı. DEHB (ADHD) ile ilgili içeriklerin yüzde 52’si yanlış bilgi içeriyor. Otizmle ilgili paylaşımlarda yanlış bilgi oranı yüzde 41 seviyesinde. Diğer platformlarda ise yanlış bilgi oranları daha düşük seviyelerde kaydedildi. YouTube’da bu oran yaklaşık yüzde 22, Facebook’ta ise yüzde 15 civarında ölçüldü.
GENÇLER İÇİN RİSK ARTIYOR
World Health Organization verilerine göre dünya genelinde her 7 gençten biri ruhsal bozukluk yaşıyor. Araştırma yazarlarından Eleanor Chatburn, sosyal medyada yayılan dikkat çekici içeriklerin gençler üzerinde yanıltıcı etkiler oluşturduğunu belirtti. "TikTok içerikleri, gençlerin normal davranışları bile bir hastalık belirtisi sanarak kendilerine yanlış tanılar koymalarına yol açabiliyor" ifadelerini kullandı.
UZMANLARDAN UYARI
Uzmanlar, sosyal medyada yayılan bilgi kirliliğinin yalnızca yanlış algı oluşturmakla sınırlı kalmadığını belirtiyor. Yanlış içeriklerin, ciddi sağlık sorunlarının hafife alınmasına veya hatalı tedavi yöntemlerinin tercih edilmesine yol açabileceği ifade ediliyor. Bu durumun, bireylerin profesyonel sağlık hizmetlerine başvurma sürecini geciktirebildiği ve sağlık sorunlarının ilerlemesine neden olabildiği aktarılıyor.
DONANIM




