Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) mutlak butlan kararının ardından MYK tarafından görevden alınan İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun’un yerine dün geçmiş dönemlerde parti içinde çeşitli görevlerde bulunmuş olan Nilay Kökkılınç getirildi. Yine MYK tarafından görevden alınan Çağatay Güç ve Kurun, alternatif il başkanlığında alınan kararla ilgili açıklamalarda bulundu.
“ÜLKEYİ UÇURUMA SÜRÜKLÜYORLAR”
Çağatay Güç, “Yine benzer bir süreçten geçiyoruz. AKP tarafından atanan butlan yönetimi önce il başkanlıklarını şimdi de kadın kolları başkanımızı görevden aldı ve yerine butlancı hanımefendiyi atadı. Ülkemiz yangın yeri ama maalesef AKP hükümeti sadece CHP ile ilgilenip iktidar yürüyüşünü engelliyor. Parti içerisinde buna aparatlık yapan genel başkan sıfatıyla oraya oturan genel müdür ve menfaati için hareket eden insanlar ülkeyi uçuruma sürüklemektedir. CHP Özgür Özel liderliğinde iktidara giden bir partidir. Ülke yönetimine katkı sunacak tüm çalışmaları yapmış ve artık iktidarla birlikte ülkeyi refaha çıkarmak için çalışan kadroları tasfiye etmek için partimize kayyum atadı. Kayyum yönetimi görevini yerine getiriyor. Bizler CHP temsilcileri olarak bu kayyuma boyun eğmeyeceğiz. Ülkemizin gençlerinin, kadınlarının, emeklilerin bize ihtiyacı var. Bugün parti içerisinde yarın yeni bir yolda, yeni partide devam edeceğiz. Ülkemizi mutlu insanlar ülkesi haline getirene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
“BURADAYIZ, OMUZ OMUZAYIZ”
MYK tarafından görevden alınan Zahide Kurun ise “İzmir’in örgütlü gücüne, kararlı duruşuna, cesaretli mücadelesine yönelen yetkisiz, etkisiz, hukuksuz bir kararla daha karşı karşıyayız. Örgütün sesine kulak vermek yerine tek dertleri tükenmiş bir iktidarın değirmenine su taşımak olan bir güruhun ve bitmiş bir siyasi hesabın peşinden koşanların; örgütümüzü yıpratmasına da, halkın iktidarını engellemeye çalışmasına da geçit vermeyeceğiz. Öncelikle kamuoyunun bilmesini isteriz ki; her ne kadar basında ‘Zahide Kurun ve Yönetimi Görevden Alındı’ şeklinde haberler yer almaktaysa da tarafımıza görevden alındığımıza ilişkin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş tek bir resmi yazı, tek bir ıslak imzalı karar dahi ulaşmamıştır. Bu durum yalnızca bir usul eksikliği değil; hukuk devletinin, kurumsal ciddiyetin ve örgütsel işleyişin ağır biçimde zedelenmesidir. Tebliğ edilmemiş kararlarla kamuoyu oluşturmaya yeltenmek; hukukun, usulün ve kurumsal ciddiyetin adeta yok sayılmasıdır. Örgütsel teamüller çiğnenerek; seçilmiş iradeyi yok sayan, hukuki güvenlik ilkesini zedeleyen ve kadınların emekle ördüğü örgütsel yapıları tasfiye etmeye yönelik her yaklaşımın 30 ilçe kadın kolları başkanımız ile birlikte, dimdik karşısındayız! Bu cüreti gösterenler bilmelidir; korkuya, baskıya, dayatmaya teslim olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Açıkça ilan ediyoruz; İşte buradayız, omuz omuzayız, bir aradayız” diye konuştu.
“HAKLILIĞIMIZA OLAN İNANCIMIZ TAM”
Açıklamalarına devam eden Kurun, “Bugün Türkiye’nin gerçek gündemi ortadadır. Kadınlar her gün şiddete uğruyor, katlediliyor, yoksulluğun en ağır yükünü taşıyor. İşsizliğin, güvencesiz çalışmanın ve derinleşen ekonomik krizin bedelini en çok kadınlar ödüyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının sonuçları her gün kadınların yaşamlarında hissediliyor. Çocuklar yoksulluğun, kadınlar ise eşitsizliğin ve adaletsizliğin yükü altında yaşam mücadelesi veriyor. Tam da böyle bir dönemde kadın örgütlerinin görevi koltuk tartışmaları değil; kadınların yaşam hakkını, eşit yurttaşlığını ve Cumhuriyet değerlerini savunmaktır.
İzmir İl Kadın Kolları olarak göreve geldiğimiz günden bu yana bizim mücadelemiz; sabahın erken saatinde işe yetişmeye çalışan kadının, akşam evine döndüğünde tenceresini kaynatmanın hesabını yapan annenin, emeği görünmeyen emekçinin, şiddete karşı yaşam mücadelesi veren kadının sesi olma mücadelesidir. Bizim siyasetimiz; adalet arayanların, eşitlik isteyenlerin, umudunu kaybetmeyenlerin siyasetidir. Biz bu mücadeleyi hiçbir zaman koltuklar için vermedik, hiçbir zaman unvanlar için yürütmedik. Zira örgütün verimini, uyumlu ve etkin çalışmasını sekteye uğratmaya yeltenmiş her kim olursa olsun tüzüğün ve ilgili mevzuatın öngördüğü usuller çerçevesinde işlem tesis etmeyi de kurumsal bir zorunluluk bildik.
Ancak görüyoruz ki, mutlak butlan tartışmalarının gölgesinde şekillenen anlayış, kadınların emeğini ve örgütün iradesini yok saymayı tercih etmiştir. Hukukun üstünlüğünü savunduğunu söyleyenlerin, hukuki güvenliği ve örgütsel meşruiyeti tartışmalı yöntemlerle zedelemesi büyük bir çelişkidir.
Muhalefeti zayıflatmaya çalışan kısır çekişmeleri kendine amaç edinmişlerin aksine; ekonomik krize, hukuksuzluğa, yoksulluğa ve kadınların yaşadığı derin eşitsizliklere karşı güçlü bir mücadeledir bizim mücadelemiz. İzmir kadın örgütü olarak enerjimizi örgütümüzü yıpratmaya çanak tutan her türlü girişime karşı, halkın iktidarını kurmaya harcamaya devam edeceğiz.
Haklılığımıza olan inancımız tamdır. Hukuki mücadelemizi de, siyasi mücadelemizi de sonuna kadar sürdüreceğiz. Biz susmayacağız, geri adım atmayacağız ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin temel değerlerini savunmaya devam edeceğiz. Göreve başladığımız ilk günkü inanç ve kararlılıkla; seçilmiş iradeye sahip çıkmaya, kadınların örgütlü mücadelesini büyütmeye, Kadın Kolları Genel Başkanımız Sayın Asu Kaya ve Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel liderliğinde, İl Başkanımız Çağatay Güç ile birlikte iktidar yürüyüşümüze omuz vermeye ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokratik değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.