Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasında, Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıklayarak önceki talebini yineledi. Savcı, Güllü’nün 28 yaşındaki kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi.
Yaklaşık 10 aylık soruşturmanın ardından hazırlanan 21 sayfalık iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle başlayan yargılama süreci devam ederken, savcının mütalaasının ardından söz alan sanık avukatları savunmalarını sundu.
“MÜVEKKİLİM ATTIYSA NEDEN ÜZERİNDE DNA’SI YOK?”
Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in avukatı Bayram Yılmaz, savunmasında olayın cinayet değil, kaza olabileceğini ileri sürdü. Güllü’nün alkol aldığını ve zeminin kaygan olabileceğini savunan Yılmaz, olay yeri incelemeleri ile bilirkişi raporlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

İddianamede yer alan “Hadi görüşürüz” sözünün de müvekkiline ait olmadığını savunan Yılmaz, bir şarkıcının sesini en iyi tanıyabilecek kişiler arasında aranjörünün bulunduğunu söyledi. Sesin Güllü’ye ait olduğunun ifade edildiğini aktaran avukat, dosyada bulunan iki bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin birbiriyle çeliştiğini öne sürdü. Güllü’nün düşme pozisyonuna ilişkin tespitlerin de yeniden incelenmesini istedi.
Gülter’in annesini ittiği iddiasına ilişkin değerlendirmesinde Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Benim müvekkilim tutup attı diyelim, neden müteveffanın üzerinde müvekkilimin DNA’sı yok? Neden tırnak aralarında swap izi yok? Bu kapsamda müvekkilimizin beraatini talep ediyoruz.”
AVUKAT UÇANOK: TÜM İHTİMALLER DEĞERLENDİRİLMELİ
Sanık avukatı Merve Uçanok da olayın meydana geliş biçiminin dosyadaki bütün deliller ve ihtimaller birlikte ele alınarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Uçanok, herhangi bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde sonuca ulaşılması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Bu olayda birtakım ihtimaller var. Bu ihtimaller değerlendirildikten sonra hiçbir şüpheye mahal verilmeyecek şekilde bir sonuca varılması gerekiyor” Uçanok, dosyada önemli yer tutan “Hadi görüşürüz” sözlerinin geçtiği ses kaydını da gündeme getirdi. Söz konusu sesin Güllü’ye ait olduğunu düşündüğünü söyleyen avukat, şarkıcının yakınlarının ve aranjörü Mustafa Arapoğlu’nun da bu yönde değerlendirmelerde bulunduğunu öne sürdü.

SULTAN NUR ULU’NUN MESAJLARINI MAHKEMEYE SUNDU
Merve Uçanok, Sultan Nur Ulu ile tutuklama öncesinde yaptığı mesajlaşmaları da mahkemeye sunduğunu belirtti. Avukatın aktardığına göre Ulu, mesajlarında ses kaydını dinlerken başka yöne baktığını ve duyduğu sözleri hatırlamadığını, ancak sesin Güllü’nün sesine benzediğini ifade etti.
Uçanok, bu mesajların ses kaydına ilişkin değerlendirmeler açısından dikkate alınması gerektiğini savundu.
“SULTAN YALAN SÖYLÜYOR” İDDİASI
Savunmasında Sultan Nur Ulu’nun olay anına ilişkin anlatımını da sorgulayan Uçanok, Ulu’nun soruşturma sırasında birden fazla ifade verdiğini belirtti. Müvekkilinin annesini tasarlayarak öldürdüğünü gösteren bir kanıt bulunmadığını ileri süren avukat, ifadenin baskı altında alınmış olabileceğini savundu.
Uçanok, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Benim müvekkilimin annesini tasarlayarak öldürdüğüne dair bir şey yok. Sultan’ın dediği neden doğru? Biz neden körü körüne ifadesine katılıyoruz?”
Sultan Nur Ulu hakkında kişilik bozukluğu teşhisi bulunduğuna ilişkin duyum aldıklarını da öne süren Uçanok, bu konunun değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Avukat ayrıca, olay yerindeki keşif sırasında Ulu’nun aynaya baktığını belirttiği konumun fotoğraflarla örtüşmediğini iddia ederek anlatımının sorgulanmasını istedi.
Gülter’in suçlamayla ilişkilendirilebilecek bir DNA izinin bulunmadığını da savunan Uçanok, müvekkilinin annesini pencereden attığı iddiasına karşı çıkarak beraatini talep etti.

GÜLLÜ’NÜN KARDEŞİNİN AVUKATLARINDAN SULTAN NUR ULU TALEBİ
Güllü’nün kardeşi Kader Tut’un avukatları da duruşmada söz alarak olay gecesine ait kamera görüntülerine ilişkin hazırlanan rapora dikkat çekti. Avukatlar, raporda yer aldığı belirtilen konuşmalardan hareketle Sultan Nur Ulu’nun da sanık olarak yargılanması gerektiğini savundu.
Avukatların aktardığına göre raporda, Güllü lavaboya girdiği sırada Tuğyan Ülkem Gülter’in Sultan Nur Ulu’ya “Şişt, şişt, Malkata’yı açalım öyle oynasın” dediği, Güllü lavabodan çıktıktan sonra ise “Aç, aç, aç” şeklinde seslendiği belirtiliyor.
Kader Tut’un avukatları, iki kişinin birlikte hareket ettiğini ileri sürerek şu ifadeleri kullandı:
“Sanık burada Sultan ile birlikte hareket etmiştir. Sultan ifadesinde doğruyu söylüyor ancak eksik söylüyor. Biz sanığın ‘üst soya karşı kasten planlayarak öldürme’ suçundan cezalandırılmasını, Sultan’ın da yargılanmasını talep ediyoruz”
TUĞYAN ÜLKEM GÜLTER İLK DURUŞMADA SUÇLAMALARI REDDETMİŞTİ
Tuğyan Ülkem Gülter, 1 Ekim’de görülen ilk duruşmada annesini öldürdüğü yönündeki suçlamaları kabul etmemişti. Olay sırasında annesi ve Sultan Nur Ulu ile birlikte oynadıklarını anlatan Gülter, arkasının dönük olduğu sırada bir ses duyduğunu, arkasını çevirdiğinde ise annesinin düştüğünü gördüğünü söylemişti.
Gülter, ilk duruşmadaki savunmasında şu ifadeleri kullanmıştı:
“Ben arkam dönükken annem düştü. Bir şey temas ettiğini görmedim. Eğer onu görseydim tutmaya çalışırdım”
DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Sanık avukatı Merve Uçanok’un savunmasının ardından mahkemeye ara verildi. İkinci duruşmada savcının ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi, sanık avukatlarının beraat savunmaları ve Sultan Nur Ulu’nun da yargılanmasına ilişkin talepler öne çıktı. Dava kapsamında tarafların iddiaları ve savunmaları mahkeme tarafından değerlendirilmeye devam ediyor.




