Sağlık

Hava değişimiyle birlikte migren atağınız kaçınılmaz mı oluyor? Görmezden gelmemeniz gereken önlemleri uzmanı açıkladı!

Ani hava değişimleri migren hastalarını etkiliyor, uzmanlar vücut direncini artırmak ve tetikleyicileri takip etmek gerektiğini söylüyor. Migrenin sadece baş ağrısı olmadığı, kalp krizi ve felç riskini de artırdığına dikkat çekiliyor.

Abone Ol

Migren hastalarının büyük bir bölümü, özellikle ani hava değişimlerinden olumsuz etkileniyor. Ani basınç düşüşleri, sıcaklık farkları ve artan nem oranı gibi çevresel faktörler, migren atağı riskini artırarak şiddetli baş ağrılarına neden olabiliyor. Nöroloji uzmanları, bu tür ani değişimlere karşı vücut direncinin artırılması gerektiğini belirtiyor.

HAVA KOŞULLARININ BEYİN ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

ABD’nin Colorado eyaletinden bir nörolog, migren hastalarının beyinlerinin çevresel değişimlere karşı daha hassas olduğunu vurguluyor. Özellikle fırtına öncesi barometrik basınç düşüşlerinin, ağrıya neden olan sinirsel süreçleri erken başlatabildiği ifade ediliyor. Basınçtaki ani değişimler, kafatası içi basınç ile dış ortam basıncı arasındaki dengesizliği artırarak, migren ataklarını tetikliyor. Ayrıca serotonin seviyelerindeki dalgalanmalar ve ışığa karşı artan hassasiyet de ağrının şiddetlenmesine katkı sağlıyor.

MİGREN ATAĞINDAN KORUNMA YOLLARI

Uzmanlar, migren hastalarının hava değişimlerine karşı bazı önlemler almasını öneriyor. Migren günlüğü tutarak tetikleyicilerin takip edilmesi, düzenli su tüketimi ve uyku düzenine dikkat edilmesi ilk adımlar arasında. Güneşli havalarda gözlük takılması, nemli ve sıcak havalarda uzun süre dışarıda kalmaktan kaçınılması tavsiye ediliyor. Stres yönetimi için meditasyon ve nefes egzersizleri yapılması da migrenin kontrolüne yardımcı oluyor. Ayrıca, gerektiğinde hekime başvurularak koruyucu tedavilerin planlanması önem taşıyor. Ani ataklara karşı migren ilaçlarının sürekli el altında bulundurulması ve bazı hastalar için hava değişimi öncesi ilaç kullanımı öneriliyor.

MİGRENİN ÇOKLU SEBEPLERİ VE İLGİLİ SAĞLIK RİSKLERİ

Uzmanlar, migrenin tek bir faktöre bağlı olmadığını; stres, hormonal dalgalanmalar, genetik yatkınlık ve uyku düzensizliklerinin de migren ataklarında etkili olduğunu belirtiyor. Ayrıca, son yıllarda yapılan araştırmalar migrenin kalp krizi, felç ve erken ölüm gibi ciddi sağlık riskleriyle ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. 54 binden fazla kişi üzerinde yapılan bir meta-analiz, sağ ve sol koldaki tansiyon farkının bu riskleri artırdığını göstererek, migrenin sadece bir baş ağrısından ibaret olmadığını vurguluyor.

Kaynak: Gerçek Gündem