Türkiye'nin bazı bölgelerinde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam ederken, uzmanlardan sıcak havaların kalp sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin uyarılar geldi. Memorial Dicle Hastanesinde görevli Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Serkan Akdağ, yaz aylarında kalp krizi vakalarının arttığını belirterek, hava sıcaklıklarındaki ani yükselişlerin hem kalp sağlığını hem de genel metabolizmayı olumsuz etkilediğini söyledi. Avrupa'da yakın zamanda Fransa'nın Paris kentinde aşırı sıcak nedeniyle yüzden fazla insanın hayatını kaybettiğini belirten Akdağ, "Ülkemizde de maalesef özellikle son birkaç ayda hayatını kaybeden vaka sayısında ciddi artış yaşandı" dedi.

SIVI VE MİNERAL KAYBINA YOL AÇIYOR

Prof. Dr. Akdağ, yüksek sıcaklıkların vücutta sıvı ve mineral kaybına neden olduğunu belirterek, bu durumun elektrolit dengesini bozabildiğini ifade etti. Akdağ, "Hava sıcaklığı hem kalp sağlığımızı hem de genel metabolizmamızı olumsuz yönde etkilemektedir. Hava sıcaklığındaki ani artışlar vücuttan sıvı ve mineral kaybına yol açar. Bu da vücuttaki elektrolit dengesini olumsuz yönde etkiler. Bunun neticesinde hem ritim bozukluklarında hem de kalp krizi vakalarında artış görülebilir. Bununla beraber damar genişlemesi olur ve bu da tansiyon dengesizliğine yol açar. Özellikle ilaç kullanan kalp hastalarımızda yaz aylarında sıcaklığın artmasıyla birlikte tansiyon dengelerindeki oynamaları, yükselme ve düşmeleri çok sık görmekteyiz" dedi. Özellikle idrar söktürücü ilaç kullanan hastaların sıcak havalarda daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Akdağ, sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum ve klor dengesindeki bozulmalara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Hava Sıcaklıkları 45 Dereceyi Aştı! Uzmanlar Uyarıyor Kalp Krizi Riski Neden Artıyor (1)

UZMAN SU TÜKETİMİNE DİKKAT ÇEKTİ

Vücudun terleme olmasa dahi bir miktar sıvı ve mineral kaybedebildiğini belirten Prof. Dr. Akdağ, yaz aylarında susama hissi oluşmasa bile sıvı tüketilmesi gerektiğini ifade etti. Akdağ, "Çay ve kafein içeren kahve gibi içecekler tüketmemiz gereken sıvının yerini tutmaz" dedi. Prof. Dr. Akdağ, sıvı tercihi konusunda ise "Sıvı tercihi olarak su, ayran ve özellikle maden suyu gibi içecekleri öneriyoruz. Çay ve kafein içeren kahve gibi içecekler tüketmemiz gereken sıvının yerini tutmaz. Günde ortalama 2,5-3,5 litre su tüketmemiz gerekiyor. Yaz aylarında sebze ve meyve ağırlıklı beslenmenin ciddi faydaları vardır. Ağır yemeklerden kaçınmamız gerekiyor" diye konuştu.

Yazın klima kullanırken dikkat! Bu bakımı yaptırmayanlar risk altında
Yazın klima kullanırken dikkat! Bu bakımı yaptırmayanlar risk altında
İçeriği Görüntüle

SICAK HAVALARDA KALP KRİZİ VAKALARI ARTIYOR

Sıcak havalarda sıvı ve elektrolit dengesinin bozulmasıyla ritim bozukluklarının daha sık görülebildiğini belirten Akdağ, hastaneye çarpıntı şikayetiyle başvuranların sayısında da artış yaşandığını söyledi. Akdağ, "Özellikle bize gelen hastalarda çarpıntı atakları bu aylarda daha da artmaktadır. Tansiyon düşüklüğü ve tansiyon yüksekliği nedeniyle başvuran hasta sayısı da artmaktadır. Kalp krizi vakalarımız normal zamanlara göre bir miktar artış göstermektedir. Bunun nedeni şudur; sıvı kaybıyla birlikte elektrolit dengesi bozulur. Bunun yanında sıcaklık arttığında kanın yoğunluğu da artar. Kanın yoğunluğunun artması pıhtılaşma faktörlerini aktive eder. Bu da ister istemez kalp krizine yatkınlık oluşturur. Dolayısıyla hem krize yol açabilir hem de aşırı sıcaktan dolayı kaybettiğimiz sıvı ve elektrolitleri telafi etmek için kalp daha güçlü çalışmaya başlar. Kalp, bir dakikada pompalaması gereken miktardan daha fazla çalışır ve daha güçlü kasılır. Bu da kalbi yorar. Kalp yorulduğu zaman kalp krizi riski daha da artar. Özellikle kalp damar hastalığı olanlarda, kalp yetmezliği bulunanlarda ve ritim bozukluğu olan hastalarda sıcak yaz aylarında çok daha dikkatli olunmasını istiyoruz. Saat 11.00 ila 16.00 arasında güneş ışığına maruz kalmamalarını önemle rica ediyoruz. Sıvı kayıplarını iyi bir şekilde tolere etmelerini, yani yeterli sıvı almalarını istiyoruz."

KALP HASTALARININ DAHA DİKKATLİ OLMASI GEREKİYOR

Prof. Dr. Akdağ, özellikle kalp damar hastalığı, kalp yetmezliği ve ritim bozukluğu bulunan kişilerin sıcak yaz aylarında daha dikkatli olması gerektiğini belirtti. Sıcak havalarda sıvı kaybının yanı sıra elektrolit dengesinin bozulmasının da kalp üzerinde etkili olduğunu ifade eden Akdağ, bu nedenle günün sıcak saatlerinde güneş ışığına maruz kalınmamasını istedi.

GÜNEŞ ÇARPMASI İLE KALP KRİZİ BELİRTİLERİ AYRILIYOR

Prof. Dr. Akdağ, vatandaşların güneş çarpması ile kalp krizini birbirine karıştırabildiğine dikkat çekerek iki durumda görülebilecek belirtiler hakkında bilgi verdi. Akdağ, "Güneş çarpması durumunda kişi aşırı terler, vücut kızarabilir, deri kuru ya da ıslak olabilir. Kalp krizinde ise bu tür görsel durumlar pek görülmez. Kalp krizi daha çok eforla tetiklenir. Şiddetli göğüs ağrısı, sol kola ve sol omuza yayılan ağrı, nefes darlığı ve çarpıntı ataklarıyla kendini gösterir. Sadece kalp hastaları değil, tüm bireylerin bu sıcak havalarda, özellikle Diyarbakır gibi hava sıcaklığının 45 dereceyi aştığı bölgelerde çok daha dikkatli olması gerekir. Altta yatan bir kalp hastalığınız olmasa bile aşırı sıcaklar nedeniyle vücudunuz sıvı ve elektrolit kaybeder. Özellikle sodyum, potasyum, magnezyum, klor ve kalsiyum kaybı nedeniyle hem ritim bozukluğu riskiniz, hem kalp krizi riskiniz, hem de tansiyon düşüklüğü veya ani tansiyon yükselmesi riskiniz normal zamanlara göre kat kat artar. Dolayısıyla kalp hastası olsun ya da olmasın tüm bireylerin bu sıcak havalara dikkat etmesi gerekir. Saat 11.00 ila 16.00 arasında mümkünse güneş ışığına maruz kalmamalıdır. Uygun kıyafetler tercih edilmeli, çok sıcak havalarda dışarı çıkılması gerekiyorsa şemsiye kullanılmalıdır. Bu kurallara mutlaka riayet etmek gerekir" diye aktardı.

Kaynak: İHA