Türkiye'nin en yüksek zirvesine ev sahipliği yapan Ağrı, sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerle turizmde dikkat çeken şehirler arasında yer alıyor. Doğa sporlarından tarihi yapılara, termal kaynaklardan jeotermal tarıma kadar birçok alanda sunduğu imkanlarla kent, dört mevsim ziyaretçi çekiyor.
5 bin 137 metre yüksekliğindeki Ağrı Dağı, özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı dağcıların uğrak noktası olurken, trekking parkurlarıyla da doğaseverlerin ilgisini görüyor. Son yıllarda düzenlenen enduro ve ATV organizasyonları ise bölgenin ekstrem spor turizmindeki konumunu güçlendiriyor.
Kentte turizm sezonunun yıl geneline yayılması amacıyla kış turizmine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor. Tırmanış rotalarının geliştirilmesi ve turizm altyapısının güçlendirilmesine yönelik projelerle ziyaretçi sayısının artırılması hedefleniyor.
Doğubayazıt ilçesinde bulunan İshak Paşa Sarayı da Ağrı'nın en önemli tarihi mirasları arasında yer alıyor. Selçuklu, Osmanlı ve Avrupa Barok mimarisinin izlerini taşıyan yapı, görkemli taş işçiliği, taç kapısı ve tek kubbeli camisiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunan saray, her yıl yüz binlerce turisti ağırlıyor.
Sağlık turizmi açısından öne çıkan Diyadin Kaplıcaları ise 60 ila 70 derece sıcaklığa ulaşan termal suları ve mineral bakımından zengin yapısıyla şifa arayanların tercih ettiği adreslerden biri olmayı sürdürüyor. Doğal travertenleriyle de dikkat çeken kaplıcalar, artan konaklama yatırımları sayesinde yıl boyunca hizmet veriyor. Öte yandan Diyadin'de jeotermal enerjiyle ısıtılan modern seralarda yılın 12 ayı üretim yapılması, bölgenin ekonomik gelişimine katkı sağlarken jeotermal kaynakların farklı alanlarda değerlendirilmesine de örnek oluşturuyor. Turizm, sağlık ve tarımı buluşturan Ağrı, sunduğu zengin potansiyelle ziyaretçilerine farklı deneyimler yaşatıyor.




