Kadınlarda günlük yaşamı etkileyebilen idrar kaçırma sorununa yönelik tedavi seçenekleri arasında cerrahi dışı yöntemler de bulunuyor. Özel Sağlık Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gülçin Çetin Uysal, genital lazer uygulamalarının hem estetik hem de fonksiyonel açıdan avantajlar sunduğunu belirtti. Uysal, genital lazer uygulamasının kadınlarda Stres Üriner İnkontinans (SÜİ) olarak tanımlanan idrar kaçırma probleminde ameliyata gerek kalmadan uygulanabildiğini söyledi.
İDRAR KAÇIRMA FARKLI DURUMLARDA ORTAYA ÇIKIYOR
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gülçin Çetin Uysal, stres tipi idrar kaçırmanın özellikle karın içi basıncının arttığı durumlarda görüldüğünü belirtti. Uysal, “Kadınlarda öksürme, gülme, ağır yük kaldırma gibi karın içi basıncın arttığı durumlarda idrar kaçırma şikayetinin görülmesine, “Stres Üriner İnkontinans” (SÜİ) adı veriliyor. SÜİ bazen idrar kesesi veya rahim sarkmalarıyla beraber olabileceği gibi, bazen organ sarkması olmaksızın da ortaya çıkabiliyor. SÜİ probleminin tedavisinde ameliyatlı ve ameliyatsız yöntemler mevcut. Ameliyatla mesanenin kaldırılması, askı operasyonları (TOT ve TVT) ve laparoskopik operasyonlar cerrahi prosedürler arasında yer alıyor. Leğen kemikleri içinde yer alan rahim, mesane, barsak gibi organların fıtıklaşarak vajina içinden dışarı sarkmasına ise “Pelvik Organ Sarkması” (POP) adı veriliyor. Hafif düzeyde genital organ sarkması olan veya organ sarkması olmadan gerçek tipte stres idrar kaçırma sorunu yaşayanlar için lazer iyi bir tedavi şeklidir” diye konuştu.
AMELİYATSIZ TEDAVİ UYGULANABİLİYOR
Op. Dr. Gülçin Çetin Uysal, genital lazer yönteminin idrar kaçırma tedavisinde ameliyatsız bir seçenek olduğunu belirtti. Uysal, uygulama sırasında lazer enerjisinin dokuya aktarıldığını ve bunun doku yenilenmesi sürecini desteklediğini ifade etti. Uysal, lazer yönteminin uygulanışına ilişkin, “Lazer, idrar kaçırma tedavilerinde ameliyatsız bir tedavi yöntemidir. Bu işlem sırasında lazer içinde üretilen yüksek enerjili ışık hüzmesi doku içine aktarılmakta, doku içinde ısıya dönüşmekte ve onarıcı hücreler sayesinde kolajen sentezi artmakta ve doku yenilenmektedir. Kollajen ve elastik liflerin artışı mesane boynu ve idrar kanalı çevresindeki desteği artırarak idrar kaçırma sorununa çözüm üretmektedir. İşlem 1 ay ara ile 2 veya 3 kez tekrarlanmakta, gerekli durumlarda tüm prosedür 1,5 - 2 yılda bir yinelenmektedir. Lazerle idrar kaçırma tedavisinin bir riski, literatürde bugüne kadar belirtilen bir komplikasyonu yoktur” diye aktardı.
LAZER UYGULAMASI BİRKAÇ DAKİKA SÜRÜYOR
Uysal, lazerle idrar kaçırma tedavisinin uygulama süresinin kısa olduğunu, anestezi ve cerrahi müdahale gerektirmediğini belirtti. Yöntemin avantajlarına ilişkin açıklamasını sürdüren Uysal, “Uygulama son derece ağrısızdır, anestezi gerektirmez, cerrahi bir işlem olmadığından dikiş atılmaz. Tüm işlem ortalama 3-4 dakika kadar sürer, herhangi bir risk veya büyük bir komplikasyon bildirilmemiştir. İstirahat gerektirmez ve kişiler aynı gün içinde sosyal hayatlarına geri dönebilirler. İşlem sonrası pansuman veya antibiyotik kullanımı gerektirmez. Lazerle idrar kaçırma tedavilerinde kombinasyonlar kullanılarak vajinal daraltma, rejevünasyon (gençleştirme) işlemleri ile de birleştirilebilir. Özellikle menapozal süreç, zor doğum tetikleyen faktörler olabilmektedir. Cerrahi yöntemlere alternatif sunabilmektedir” ifadelerini kullandı.
TEDAVİ FARKLI UYGULAMALARLA BİRLEŞTİRİLEBİLİYOR
Genital lazer uygulamasının idrar kaçırma tedavisinin yanı sıra vajinal daraltma ve rejevünasyon (gençleştirme) işlemleriyle birlikte uygulanabileceği belirtildi. Uysal'ın açıklamasına göre lazer tedavisinde uygulamalar 1 ay arayla 2 veya 3 kez tekrarlanabiliyor. Gerekli durumlarda ise prosedürün tamamı 1,5-2 yılda bir yinelenebiliyor. Menapozal süreç ve zor doğumun idrar kaçırmayı tetikleyen faktörler arasında yer alabildiğini belirten Uysal, genital lazer uygulamasının cerrahi yöntemlere alternatif oluşturabileceğini ifade etti. İdrar kaçırma sorunu yaşayan kadınlarda uygulanacak tedavi yöntemi ve uygunluk değerlendirmesinin ise uzman hekim tarafından yapılması gerekiyor.