Beş yaşında geçirdiği kazada iki kolunu bir tarım makinesine kaptıran Ressam Ayşe Işık, kazanın ardından günlük ihtiyaçlarını ayaklarını kullanarak karşılamayı öğrendi. Bu süreçte annesinin desteğiyle kalem, çatal ve kaşık tutmayı öğrenen Işık, zamanla birçok işini ayak parmaklarıyla yapabilir hâle geldi.

Çocukluğundan bu yana resim yapmaya ilgi duyan Işık, 19 yaşında resim eğitimi almaya karar verdi. 2002 yılından bu yana resim çalışmalarını sürdüren Işık, ayak parmaklarının arasında tuttuğu fırçayla doğanın renklerini tuvale aktarıyor.

Kazanın ardından ayaklarını kullanmayı nasıl öğrendiğini anlatan Işık, bu süreçte annesinin desteğinin belirleyici olduğunu söyledi.

Işık: "Ben 4,5-5 yaşlarındayken iki kolumu bir tarım makinesine kaptırdım. Daha sonra bir gün annem cenazeye gitmişti. Eve döndüğünde yemek yemediğimi ve bütün gün aç kaldığımı görünce ayaklarımı kullanmayı öğretmeye başladı. Kalem, çatal ve kaşık tutmayı öğrenirken zamanla birçok işimi ayak parmaklarımla yapabilir hâle geldim. Bunu annem sayesinde başardım" dedi.

Eğitim hayatına 7 yaşında başladığını belirten Işık, "Lise ikinci sınıfa kadar Adıyaman'da eğitim gördüm. Daha sonra ailem, eğitimime devam edebilmem için İstanbul'a taşındı. İstanbul'a geldikten sonra, 19 yaşımda resim eğitimi almaya karar verdim. Çocukluğumdan beri resim yapmayı; boyalarla ve renklerle uğraşmayı, gezdiğim yerleri resmetmeyi çok seviyorum" diye konuştu.

AYAK PARMAKLARIYLA YAPTIĞI RESİMLER AVRUPA'DA SERGİLENDİ

Resim yapmanın zaman içerisinde yaşamının önemli bir parçası hâline geldiğini ifade eden Ayşe Işık, 2002 yılından bu yana çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Işık: "2002 yılından bu yana resimle uğraşıyorum. Resim artık benim hayatım oldu. Bugüne kadar kişisel ve karma olmak üzere yaklaşık 35 sergiye katıldım. Eserlerim Almanya ve Fransa'da da sergilendi. Ayaklarımla hayata tutundum. Kendi hayatımı anlattığım bir kitabım da bulunuyor" ifadelerini kullandı.

Ayak parmaklarının arasında tuttuğu fırçayla yaptığı eserleri farklı sergilerde sanatseverlerle buluşturan Işık, bugüne kadar kişisel ve karma olmak üzere yaklaşık 35 sergiye katıldı. Eserleri Türkiye'nin yanı sıra Almanya ve Fransa'da da sergilendi.

Kendi yaşamını anlattığı bir kitap da kaleme alan Işık, üretkenliğiyle engelli bireylere örnek olmak istediğini söyledi.

35'İNCİ SERGİSİNİ ANTALYA'DA AÇTI

İstanbul'da yaşayan Ayşe Işık, Antalya merkezdeki ilk sergisini kentin tarihi simgelerinden Hadrian Kapısı'nın girişinde açtı.

Serginin Antalya'daki ilk sergisi olduğunu belirten Işık, "Antalya'nın tarih kokan bir noktasında sergimin açılışını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Birkaç yıldır Antalya'ya gelmemiştim. ‘Hem tatil yaparım hem de üç günlük bir sergi açarım' diye düşündüm. Antalyalılar beni çok güzel karşıladı, kendilerine teşekkür ediyorum" dedi.

Üç gün boyunca açık kalacak sergide, Işık'ın ayaklarıyla yaptığı resimler 25 Ağustos Salı gününe kadar görülebilecek.

TEKVANDODA DÜNYA İKİNCİLİĞİ VE AVRUPA BİRİNCİLİĞİ ELDE ETTİ

Resmin yanı sıra tekvandoyla da ilgilenen Ayşe Işık, bu alanda da dereceler elde etti. Ayaklarını daha rahat kullanabilmesine destek olan bir tekvando antrenörü sayesinde spora başladığını belirten Işık, dünya ikinciliği ve Avrupa birinciliği kazandı.

Esnafın zorlu mesaisi: Dışarıda 40, tost makinesinin yanında 65 derece!
Esnafın zorlu mesaisi: Dışarıda 40, tost makinesinin yanında 65 derece!
İçeriği Görüntüle

Işık: "Ayaklarımı daha rahat kullanabilmem için bana destek olan bir tekvando antrenörümüz vardı. Onun sayesinde tekvandoya başladım; dünya ikinciliği ve Avrupa birinciliği elde ettim. İstanbul'da yaşıyorum. Beş yıldır evliyim ve 3 yaşında bir kızım var" diye konuştu.

Beş yıldır evli olan Işık'ın 3 yaşında bir kızı bulunuyor.

"ENGELLİ BİREYLERİN ÜRETKEN OLMALARINI İSTİYORUM"

Ayşe Işık, engelli bireylerin sosyal yaşamda daha fazla yer alması gerektiğini belirterek ailelere de çağrıda bulundu.

Işık: "Engelli bireylerin üretken olmalarını, toplumun içinde yer almalarını ve neye ilgi duyuyorlarsa o alanda ilerlemelerini istiyorum. Ailelerin de engelli çocuklarını rahatlıkla dışarı çıkarmalarını ve toplumla buluşturmalarını arzu ediyorum. Bizler toplumun içinde yer aldıkça diğer insanlardan farklı olmadığımızın görülmesini istiyorum."

Kaynak: İHA