Ahmet Buğra Tokmakoğlu- EGE TELGRAF/ Datça’nın güzelliği çoğu zaman yarımadanın uzak koylarında aranıyor. Oysa Taşlık Plajı için uzun yollar, virajlı rotalar ve saatler süren yolculuklar gerekmiyor. Datça Limanı ile Ilıca arasında bulunan plaja şehir merkezinden yürüyerek ulaşılabiliyor. Sabah merkezde kahvaltı yaptıktan sonra havlunuzu alıp sahile inmek, gün içerisinde yeniden çarşıya dönmek oldukça kolay. Bu özelliği Taşlık’ı özellikle araç kullanmak istemeyenler ve Datça merkezde konaklayanlar için yarımadanın en pratik deniz seçeneklerinden birine dönüştürüyor.
RÜZGAR DIŞARIDA KALIYOR
Datça Yarımadası’nın birçok noktasında rüzgâr günün planını değiştirebilirken Taşlık Plajı’nın konumu önemli bir avantaj sağlıyor.Kuzey rüzgârlarına karşı korunaklı kalan kıyıda deniz çoğu zaman daha sakin oluyor. Limana yakınlığı ve korunaklı yapısı sayesinde dalgaların etkisinin azaldığı günlerde kıyı adeta doğal bir havuz görünümü kazanabiliyor. Datça’nın rüzgârlı günlerinde merkezden fazla uzaklaşmadan daha sakin bir deniz arayanların Taşlık’a yönelmesinin nedenlerinden biri de bu.
ADI BOŞUNA TAŞLIK DEĞİL
Taşlık’a giderken incecik kumlardan oluşan uzun bir sahil beklememek gerekiyor. Kıyıda kum ve çakıl karışımı bir yapı bulunurken deniz tabanında taşlar daha belirgin hale geliyor. Bu nedenle çantaya mutlaka bir çift deniz ayakkabısı eklemek gerekiyor. Özellikle suya girip çıkarken taşların üzerinde çıplak ayakla yürümek rahatsız edici olabiliyor. Ancak taşlık taban ve sakin deniz birleştiğinde suyun berraklığı da Taşlık Plajı’nın dikkat çeken taraflarından biri haline geliyor.
DENİZİN HEMEN YANINDA BAMBAŞKA BİR SU
Taşlık Plajı’nı Datça’nın diğer kıyılarından ayıran asıl sürpriz hemen yanında bulunan Ilıca Gölü Dağın eteklerinden gelen bir kaynağın beslediği küçük gölet, denize yaklaşık 50 metre mesafede bulunuyor. Mineral içeriği nedeniyle yörede şifalı olduğuna inanılan su, yıllardır Taşlık’ın en karakteristik parçalarından biri olarak biliniyor. Bir tarafta tuzlu deniz, birkaç adım ötede kaynak suyunun oluşturduğu gölet… Bu iki farklı suyun neredeyse yan yana bulunması Taşlık’a kendine özgü bir atmosfer kazandırıyor.
DENİZDEN ÇIKAN DOĞAL DUŞA GİRİYOR
Taşlık’ın en keyifli ritüellerinden biri yüzme bittikten sonra yaşanıyor. Ilıca Gölü’nden akan tatlı su, denizden çıkanların serinleyebileceği doğal bir duş gibi kullanılıyor. Kaynak suyunun altında kısa bir süre durulduğunda denizin bıraktığı tuz hissinden arınmak mümkün oluyor. Serin suyun etkisi ise sıcak bir Datça gününde adeta doğal bir masaj hissi yaratabiliyor. Limana yakın kayalıklardan sızan tatlı su kaynakları da plajın bazı noktalarında deniz suyunun karakterini etkileyebiliyor.
MASADAN KALKIP TURKUAZ DENİZE
Taşlık’ın şehir merkezindeki konumu yeme-içme konusunda da büyük kolaylık sağlıyor. Sahil boyunca kafe ve restoranlar sıralanıyor. Bazı işletmelerde belirli bir yeme-içme harcaması karşılığında şezlong ve şemsiyelerden yararlanılabiliyor. Koşullar işletmelere ve sezona göre değişebildiğinden güncel uygulamayı oturmadan önce sormak faydalı. Böylece sabah kahvesinden öğle yemeğine kadar sahilden ayrılmadan vakit geçirmek, ardından birkaç adım atıp yeniden denize girmek mümkün hale geliyor.

LEZZETLER KIYIDA DAMAK ÇATLATIYOR
Denizden çıktıktan sonra Datça’nın Ege ve Akdeniz karakterini taşıyan sofraları Taşlık çevresinde de kendisini gösteriyor. Zeytinyağlı mezeler, mevsimlik Ege otları, balık ve deniz ürünleri uzun bir deniz gününün ardından tercih edilebilecek tatlar arasında. Datça’nın meşhur bademi ve bademle hazırlanan lezzetleri de bölgeye gelmişken denenebilecek seçeneklerden. Akşam saatlerinde liman çevresinin hareketlenmesiyle birlikte deniz günü uzun bir Datça sofrasına bağlanabiliyor.
PLAJ YÜRÜYÜŞ YOLUNA DÖNÜŞÜYOR
Taşlık’ın keyfi güneş battığında sona ermiyor. Plajın içinden geçen Taşlık Yolu’nun araç trafiğine kapalı olması bölgeyi akşam yürüyüşleri için de keyifli hale getiriyor. Gündüz insanların denize girdiği kıyı boyunca akşam serinliğinde yürümek, limana doğru ilerlemek ve sahildeki işletmelerde mola vermek mümkün. Bu nedenle Taşlık yalnızca sabah gidilip akşam terk edilen bir plaj değil; gün boyunca Datça merkez yaşamının içerisinde kalan bir sahil.
ARABA YOK, UZUN YOL YOK
Datça’nın en ünlü koylarından bazılarına ulaşmak için uzun ve virajlı yolları aşmak gerekirken Taşlık’ta bütün plan yürüyerek yapılabiliyor. Merkezde konaklayanlar sabah plaja inip öğleden sonra çarşıya dönebilir, akşam yeniden kıyıya gelip yürüyüş yapabilir. Bu kolaylık özellikle kısa süreli Datça tatillerinde önemli bir avantaj sağlıyor.



