Op. Dr. Taşdemir, son yıllarda yapılan çok sayıda çalışmanın, çalışma ortamında karşılaşılan olumsuz koşulların sperm kalitesi, hormon dengesi ve genel üreme sağlığı üzerinde negatif etkileri olduğunu gösterdiğini belirtti.
Masa başında uzun süre oturanlarda testis sıcaklığının artması, sperm üretimini olumsuz etkileyebiliyor.
Dr. Taşdemir, “Sıcak ortamlarda çalışanlar da benzer risk altında. Fırın işçileri, aşçılar, kaynak ustaları, metal ve döküm sanayi çalışanları, cam ve seramik işçileri, madenciler bu grupta yer alıyor” dedi.
Bir diğer önemli faktörün, çalışma ortamında kimyasal maddeyle temas olduğunu vurgulayan Taşdemir, şunları kaydetti:
“Kimyasallar yalnızca üreme sağlığını değil, vücudun birçok sistemini etkileyebilir. Bu maddelere uzun süre maruz kalmak bazı meslek hastalıklarına da neden olabilir. Sadece deriye temas değil, solunum yoluyla alınan kimyasallar da aynı etkiyi gösterebilir.”
Riskli meslek grupları arasında;
Laboratuvar çalışanları
Temizlik, ilaçlama ve bakım ürünleriyle uğraşanlar
Petrokimya sektörü çalışanları
Plastik, kauçuk, metalurji ve galvaniz sanayi işçileri
Boya, yapıştırıcı, yalıtım malzemesi kullananlar
bulunuyor.
STRES VE UYKU DÜZENSİZLİĞİ DE ETKİLİ
Vardiyalı çalışma sistemi ve sürekli değişen uyku düzeninin, hormon dengesini bozarak cinsel isteği azaltabileceğini söyleyen Taşdemir, bu durumun sperm üretimini de yavaşlatabileceğini veya tamamen durdurabileceğini ifade etti.
Yoğun stresin de aynı şekilde üreme hormonlarını olumsuz etkilediğini belirtti.
KORUNMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?
Dr. Taşdemir, meslek değiştirmeden alınabilecek basit önlemlerle risklerin azaltılabileceğini söyledi:
Masa başında çalışanlar, belirli aralıklarla ayağa kalkıp kısa yürüyüşler yapmalı.
Sıcak ortamlarda çalışanlar için havalandırma veya klima sistemleri kullanılmalı.
Kimyasallarla çalışanlar koruyucu ekipman kullanmalı, ortam sık sık havalandırılmalı.
Temas sonrası gecikmeden sağlık profesyonellerine başvurulmalı.
Stresle başa çıkmak için düzenli egzersiz, hobi edinme ve sağlıklı uyku alışkanlıkları önemli.
“SAĞLIĞI KAYBEDİNCE KAZANCIN ÖNEMİ KALMAZ”
Op. Dr. Taşdemir, erkek üreme sağlığının yalnızca bireysel değil, toplum sağlığı açısından da kritik olduğuna dikkat çekerek şöyle dedi:
“İşimiz hayatımızın büyük bir parçası olabilir. Ama sağlığımızı kaybettiğimizde ne kazancın ne de işin bir önemi kalır. Çocuk sahibi olmayı düşünen erkekler düzenli ürolojik kontrollerini ihmal etmemeli. Bazen küçük yaşam tarzı değişiklikleri, gelecekte büyük sorunların önüne geçebilir.”