İzmir’de deprem riskini azaltmak ve kenti afetlere karşı daha dirençli hale getirmek amacıyla yürütülen çalışmalar sürüyor. Deprem Master Planı, yapı stoku envanteri ve fay hatlarına yönelik araştırmalarla risklerin belirlenmesi hedefleniyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, İzmir’de 1 milyonun üzerinde yapı bulunduğunu ve yapı stokunun yaklaşık yüzde 50’sinin sorunlu olabileceğini belirterek önümüzdeki 5 yıl içinde kentin tüm afetlere karşı dirençli hale getirilmesinin amaçlandığını ifade etti.
30 EKİMİN ARDINDAN ÇALIŞMALAR HIZ KAZANDI
İzmir’in Seferihisar ilçesi açıklarında 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremde, Bayraklı ilçesinde 8 bina tamamen yıkıldı ve 117 kişi hayatını kaybetti. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Bilim Kurulu Üyesi de olan Prof. Dr. Hasan Sözbilir, depremin 6. yıl dönümünde AA muhabirine kentte yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Depremin özellikle Bayraklı ve Bornova ilçelerinde etkili olduğunu hatırlatan Sözbilir, yaşanan felaketin ardından İzmir genelindeki yapı stokuna yönelik çalışmaların hız kazandığını söyledi.
MASTER PLANI İLÇE İLÇE HAZIRLANIYOR
Sözbilir, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Dokuz Eylül Üniversitesinin Deprem Master Planı çalışmalarını başlattığını belirtti. Plan kapsamında fayların özelliklerinin, bu fayların kent genelindeki etkilerinin, deniz altındaki fayların oluşturabileceği tsunami tehlikesinin ve yapı stokunun durumunun incelendiğini aktardı. Sözbilir, çalışmaların kapsamına ilişkin "Burada fayların özellikleri hem bunların il düzeyindeki etkileri, denizaltındaki faylar çalıştığı zaman tsunami tehlikesinin ne şekilde etkili olacağı, yapı stokunun ne gibi özelliklere sahip olduğunu, hangi depremde hangi yapı stokunun zarar göreceği önceden belirlenmiş olacak ve önlem alma şansımız olacak. Yapı stoku ilçe ilçe yapılıyor. Seferihisar ve Balçova daha önce yapılmıştı. Yakın dönemde Bayraklı, Bornova ve Karşıyaka gibi ilçelerde yapı stoku envanteri çalışmaları devam ediyor. Önümüzdeki birkaç yıl içinde tüm ilçe yapı stoku envanterinin çıkarılması hedefleniyor. Yapılan çalışmalarda 1 milyonun üzerinde bir yapı stoku olduğu biliniyor. Yüzde 50 civarındaki yapı stokunun problemli olduğu düşünülebilir” ifadelerini kullandı. Envanter çalışmalarının tamamlanmasıyla ilçelerdeki yapıların özelliklerinin belirlenmesi ve olası depremlerde zarar görebilecek yapıların önceden tespit edilmesi amaçlanıyor.
GÜÇLENDİRME VE YENİDEN YAPIM GÜNDEMDE
Prof. Dr. Hasan Sözbilir, deprem ve diğer afetler yaşanmadan önce sorunlu yapıların güçlendirilmesi veya yeniden yapılması gerektiğini ifade etti. Yapı stokunun mevcut durumunun belirlenmesinin, risk azaltma çalışmalarında önemli bir aşama olduğunu belirten Sözbilir, yapıların durumuna göre gerekli önlemlerin alınmasının önemine işaret etti.
“DİRENÇLİ İZMİR” PROJESİ TÜM AFETLERİ KAPSIYOR
İzmir’in afetlere hazırlanması için yürütülen çalışmaların bir diğer ayağını “Dirençli İzmir” projesi oluşturuyor. Projenin AFAD Başkanlığı tarafından yürütüldüğünü aktaran Sözbilir, kentin yalnızca deprem değil, bütün afet türlerine karşı daha hazırlıklı hale getirilmesinin amaçlandığını belirtti. Sözbilir, projeye ilişkin "Bu çalışma AFAD Başkanlığı tarafından yürütülüyor. Kentin tüm afetlere karşı dirençli olması için bugüne kadar yapılanlar, bundan sonra yapılması gerekenler planlanıyor. Dünya Bankasının desteklediği bir proje kapsamında sürüyor."
TEHLİKE OLUŞTURAN FAYLAR İNCELENDİ
Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde yürütülen araştırmalarda İzmir ve deniz altındaki faylara ilişkin çalışmaların son 6 yılda sürdürüldüğünü belirten Sözbilir, araştırmaların tamamlandığını bildirdi. İzmir ölçeğinde hangi fayların daha fazla tehlike oluşturabileceğine yönelik değerlendirmeler yaptıklarını aktaran Sözbilir, araştırmalarda Tuzla, Gülbahçe, Seferihisar ve Bergama faylarının belirli ölçekte tehlike içerdiğinin ortaya konulduğunu söyledi. Sözbilir, elde edilen bulgular doğrultusunda kentin yapılandırılmasına yönelik çalışmaların başlatıldığını ifade etti.
“İZMİR DEPREME HAZIR DEĞİL”
İzmir’de son 5 yılda deprem riskini azaltmaya yönelik çalışmaların arttığını belirten Prof. Dr. Hasan Sözbilir, kentin mevcut durumuna ve gelecek hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kentsel dönüşümün risk azaltma çalışmalarındaki önemine dikkat çeken Sözbilir, devlet kurumlarına ve ilgili belediyelere bu alandaki çalışmaların sürdürülmesi yönünde çağrıda bulunduklarını aktardı. Sözbilir, "İzmir'deki çalışmalar son 5 yıldır arttığı için İzmir'i depreme hazır bir kent olarak değerlendiremeyiz. Ama önümüzdeki 5 yıl içinde yapılacak çalışmalarla sadece depreme karşı değil, tüm afetlere karşı dirençli bir İzmir'i ortaya çıkarmış olacağız. Kentsel dönüşüm çok önemli. Bu konuda çalışmaların yapılmasını hem devletimize hem de ilgili belediye söylüyoruz. Onlar da bir nevi seferberlik ilan etmiş durumda. Kentsel dönüşüm risk azaltma çalışmalarında çok önemli bir parametre” dedi.
YENİ KONUT VE İŞ YERLERİ İNŞA EDİLİYOR
30 Ekim 2020 depreminden sonra bölgede konut ve iş yeri yapımına yönelik projeler hayata geçirildi. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen projelerin yanı sıra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da çalışmalar gerçekleştirdi. Depremden en fazla etkilenen Bayraklı ilçesindeki Manavkuyu, Mansuroğlu ve Osmangazi mahallelerinde toplam 12 rezerv yapı alanı belirlendi. Bu alanlardan ikisinde yaklaşık 200 bağımsız bölümün yapımı tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. Diğer 10 alanda ise toplam 1020 bağımsız bölümün inşası devam ediyor.
YAKLAŞIK BİN 600 BAĞIMSIZ BÖLÜME KREDİ DESTEĞİ
Binalarını dönüştürmek isteyen hak sahiplerine yönelik destekler de sürüyor. İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi kapsamında yaklaşık 1600 bağımsız bölüm için kredi desteği sağlandı. Destekle, binalarını dönüştürmek isteyen hak sahiplerinin kentsel dönüşüm süreçlerinin finansmanına katkı sunulması amaçlanıyor. İzmir’de yürütülen yapı envanteri, fay araştırmaları, Deprem Master Planı ve kentsel dönüşüm çalışmalarının önümüzdeki yıllarda da sürdürülmesi hedefleniyor.





