Nihat AK/EGE TELGRAF- İzmir basınının 66 yıllık çınarı Ege Telgraf’ın siyaset gündemini belirleyen 35. Paralel programına konuk olan İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, Karşıyaka’daki Zübeyde Hanım Anıt Mezarı önünden canlı yayınlanan programda gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Ege Telgraf Genel Yayın Yönetmeni Aylin Suphandağlı ve gazeteci Cihad Taysi’nin sorularını yanıtlayan Doğan, vatandaşın en büyük sorununun ekonomi olduğunu belirtirken, erken seçim tartışmalarından yeni anayasa çalışmalarına, anketlerden terörle mücadeleye kadar birçok başlıkta dikkat çeken mesajlar verdi.

‘MÜZAKERE EDEMEZSİNİZ’
Programda kamuoyunda uzun süredir tartışılan "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, terörün sona ermesini herkesin istediğini ancak bunun yönteminin doğru belirlenmesi gerektiğini söyledi. Terörle mücadelenin tavizsiz bir devlet politikası olması gerektiğini savunan Doğan, İYİ Parti'nin sürece yönelik itirazlarının terörün bitirilmesine değil, izlenen yönteme yönelik olduğunu ifade etti. Terörsüz Türkiye söyleminin bilinçli olarak tercih edildiğini belirten Doğan, bu kavram üzerinden farklı bir algı oluşturulmaya çalışıldığını savundu. Türkiye'de hiçbir vatandaşın terörü savunmadığını vurgulayan Doğan, "Bizim itirazımız terörsüz Türkiye'ye değil, terörsüz Türkiye'yi yaratmak için yürütülen yönteme. Hiç kimse terörün devam etmesini istemez. Bu ülkenin insanları yıllardır terör nedeniyle büyük acılar yaşadı. Şehitler verdik, ekonomik ve sosyal bedeller ödedik. Ancak terörü sona erdirmenin yolu terör örgütüyle ya da terör örgütü liderleriyle müzakere masasına oturmak değildir" dedi. Terör örgütü elebaşıyla yürütülecek herhangi bir temasın kabul edilemeyeceğini ifade eden Doğan, "Teröristle müzakere ederek bitiremezsiniz. 50 bin kişinin elinde kanı olan bir terör örgütü lideriyle müzakere edemezsiniz. Askerimizi, polisimizi, öğretmenimizi, korucumuzu, kundaktaki bebeği öldürmüş bir yapının temsilcileriyle devlet aynı masaya oturamaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin büyüklüğü ve ciddiyeti buna izin vermez" diye konuştu. Şehit ailelerinin hassasiyetlerine dikkat çeken Doğan, yürütülen sürecin toplumsal vicdanda ciddi yaralar açtığını savundu. Doğan, "Teröristle müzakere ederseniz şehit ailelerinin acısını yeniden yaşatırsınız. Bu ülkede evladını toprağa vermiş binlerce aile var. Onların yaşadığı acıyı yok sayamazsınız. Ayrıca terörle mücadele eden güvenlik güçlerimizin moralini ve mücadele azmini de zedelersiniz. Bu ülkenin huzuru için dağda, sınırda, karakolda görev yapan insanların fedakarlığını görmezden gelemezsiniz" ifadelerini kullandı.

VATANDAŞIN GÜNDEMİ
Türkiye’de vatandaşın değişmeyen gündeminin ekonomi olduğunu söyleyen Doğan, sahada karşılaştıkları tabloyu çarpıcı sözlerle anlattı. Ekonomik krizin artık toplumun her kesimini etkilediğini belirten Doğan, “Esnaf siftah yapamamaktan şikayet ediyor. Bazıları karın tokluğuna, bazıları zararına çalışıyor. Çiftçi tarlada ürününü bırakıyor. Çünkü emeğinin karşılığını alamıyor. Vatandaş pazarda filesini dolduramıyor. Pazarcı da tezgahının masrafını çıkaramamaktan yakınıyor. Birinci gündem ve hiç değişmeyen gündem ekonomi” dedi. Ekonomide yaşanan sorunların temelinde kötü yönetim olduğunu savunan Doğan, “Türkiye’nin potansiyeli çok yüksek. Tarımda, sanayide, teknolojide, insan kaynağında çok güçlü bir ülkeyiz. Ama bu potansiyel doğru yönetilmiyor. Son 24 yılda farklı ekonomik modeller denendi. Önce faiz indirildi, sonra artırıldı. Sonuçta bütün yük vatandaşın sırtına yüklendi. Vergiyi ödeyen de vatandaş, enflasyon altında ezilen de vatandaş oldu” diye konuştu.

‘EMEKLİ VE EMEKÇİ ZORDA’
Emeklilerin ve asgari ücretlilerin yaşadığı geçim sıkıntısına da vurgu yapan Doğan, İYİ Parti’nin bu konuda somut önerileri bulunduğunu öne sürdü. Mevcut maaşların hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını belirten Doğan, “Bugün en düşük emekli maaşıyla geçinmek mümkün değil. Bir bardak çay ile bir simidin maliyetini hesapladığınızda bile ortaya çıkan tablo vahim. En düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır. Emekli neden asgari ücretin altında gelir elde etsin?” dedi. Asgari ücretin belirlenmesinde gerçek enflasyonun esas alınması gerektiğini ifade eden Doğan, “TÜİK’in açıkladığı rakamlarla değil, vatandaşın pazarda ve markette karşılaştığı gerçek enflasyonla hareket edilmesi gerekir. Asgari ücretliyi de emekliyi de koruyacak yeni bir ekonomik modele ihtiyaç var. Türkiye bunu yapabilecek güce sahip. Sorun kaynak eksikliği değil, yönetim anlayışıdır” değerlendirmesinde bulundu.
YENİ ANAYASA ÇIKIŞI
Programda yeni anayasa tartışmalarını da değerlendiren Doğan, anayasa değişikliği girişimlerinin arkasındaki amacın sorgulanması gerektiğini söyledi. Mevcut tartışmaların Cumhurbaşkanı’nın yeniden adaylığının önünü açma amacı taşıdığı görüşünü dile getiren Doğan, şu ifadeleri kullandı:
“Anayasa değişikliğini neden istediklerine bakmak lazım. Gerçekten milletin yararına bir ihtiyaç mı var yoksa başka bir hesap mı var? Bugün görünen tablo, Sayın Cumhurbaşkanı’nın yeniden adaylığının önünü açma çabasıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Türk milletinin üzerinde hiç kimse yoktur. Atatürk bile ‘Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır’ derken bugün kimsenin devletin üstünde görülmesini kabul edemeyiz.”
Güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş çağrısını yineleyen Doğan, “100 yıllık demokratik bir tecrübemiz var. Bu sistemden uzaklaştıktan sonra yaşadığımız sorunları hep birlikte görüyoruz. Kuvvetler ayrılığını yeniden tesis etmek zorundayız” dedi.

‘ERKEN SEÇİM?’
Türkiye’de uzun süredir devam eden erken seçim tartışmalarına değinen Doğan, vatandaşın beklentisinin sandığın önüne gelmesi yönünde olduğunu söyledi. İYİ Parti’nin olası bir seçime her şart altında hazır olduğunu belirten Doğan, “Ülkede bir erken seçim tartışması sürüyor. Bu bugünün konusu da değil. Neredeyse bir önceki seçimin bitmesinin ardından yeni seçim konuşulmaya başlandı. Bu kadar yüksek sesle konuşulması vatandaşın da bu konuda bir beklentisi olduğunu gösteriyor. Halkın sesini duyuran bir siyasi parti olarak buna duyarsız kalmamız mümkün değil” dedi. Erken seçimi çok olası görmediğini ifade eden Doğan, “İktidar kanadından gelen açıklamalara baktığımızda ben yakın zamanda bir erken seçim beklemiyorum. Ancak ister erken seçim olsun ister zamanında yapılsın, İYİ Parti her şart altında seçime hazırdır. Teşkilatlarımızla, sandık görevlilerimizle, parti organlarımızla önümüze bir sandık konulursa tüm gücümüzle hazır olacağız” diye konuştu.
‘ANKETLERE GÜVENMİYOR’
Kamuoyu araştırmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doğan, son yıllarda anket şirketlerine duyulan güvenin ciddi şekilde zedelendiğini savundu. Vatandaşın düşüncelerini açıkça ifade etmekten çekindiğini belirten Doğan, saha çalışmalarında çok farklı bir tabloyla karşılaştıklarını söyledi. Anket sonuçlarının seçmenin gerçek eğilimlerini yansıtmadığını öne süren Doğan, “Türkiye’de anketlerin ve birçok kurumun inandırıcılığı kalmadı. Genel ve yerel seçimlerde açıklanan oranlarla sandıktan çıkan sonuçlar birbirini tutmadı. Bir şirket İYİ Parti’yi yüzde 15 gösteriyor, bir başkası yüzde 5 gösteriyor. Hangisine inanacağız? Ben ikisine de inanmıyorum. Çünkü vatandaş artık telefon anketlerinde bile doğru cevap vermekten çekiniyor. Muhalif bir partinin adını söylemekten endişe ediyor. Türkiye artık bir baskı ve korku cumhuriyeti haline geldi” ifadelerini kullandı.
Sahada farklı bir tablo gördüklerini vurgulayan Doğan, “Son bir hafta içinde bütün ilçelerde program gerçekleştirdik. Vatandaşlarımızla birebir temas ediyoruz. Genel başkanımıza ve partimize ciddi bir teveccüh görüyoruz. Sandık geldiğinde seçmenin gerçek tercihini ortaya koyacağına inanıyorum” dedi.
TANDOĞAN’A DAVET
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun katılımıyla Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlenecek mitinge ilişkin de açıklamalarda bulunan Doğan, İzmir’den yoğun katılım beklediklerini söyledi. 27 Haziran 2026 tarihinde saat 18.00’de gerçekleştirecekleri mitinge tüm vatandaşları davet eden Doğan, “Sevdası Türkiye olan, ortak değerleri vatan, millet ve bayrak olan herkesi Tandoğan Meydanı’na bekliyoruz. İzmir’in 30 ilçesinden otobüs kaldıracağız. Vatandaşlarımızın yalnız olmadığını göstereceğiz. O gün sadece siyaset konuşulmayacak. Emeklinin, çiftçinin, esnafın, atanamayan öğretmenin ve milletimizin sorunları konuşulacak” ifadelerini kullandı. İzmir’e ilişkin değerlendirmelerinde ise dikkat çeken ifadeler kullanan Doğan, kentin hem merkezi yönetim hem de yerel yönetim arasında sıkıştığını savundu.
“İzmir seçmeni genel idare ile yerel iktidar arasında sıkışmış durumda. İki taraftan da dertli. Bir yandan İzmir’in hak ettiği yatırımları alamadığı yönünde eleştiriler var, diğer yandan belediye hizmetlerine ilişkin ciddi şikayetler geliyor. Çöp toplanmıyor, altyapı sorunları yaşanıyor, kentsel dönüşüm ilerlemiyor. Vatandaş kendisini çaresiz hissediyor” diyen Doğan, İzmirlilerin değişim beklentisinin her geçen gün arttığını sözlerine ekledi.

‘UMUTSUZLUĞA YER YOK
Programın sonunda İzmirlilere seslenen Doğan, Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini ancak umutsuzluğa kapılmamak gerektiğini söyledi. İzmir’in Cumhuriyet değerlerine bağlı bir kent olduğunu vurgulayan Doğan, “İzmir, atasının annesini bağrında, topraklarında bulunduran; Cumhuriyet’e, laikliğe, Atatürk ilke ve inkılaplarına gönülden inanan ve o emanete sahip çıkmaya çalışan insanların yaşadığı çok özel bir kenttir. Potansiyeli son derece yüksek, muhteşem bir şehir olmasına rağmen bugün insanlarımızın mutsuz ve umutsuz olduğunu görüyoruz. Ancak Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de söylediği gibi ‘Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır.’ Biz umutsuz değiliz, umutsuz olmaya da lüksümüz yok. Bu ülkenin hangi şartlarda kurulduğunu, verilen mücadeleyi, gösterilen fedakârlıkları düşündüğümüzde karamsarlığa kapılmak yerine geleceğe daha güçlü bakmak zorundayız. Gelecek nesillere bırakacağımız bir ülke, çocuklarımıza teslim edeceğimiz bir emanet var. O emaneti doğru şekilde teslim etmek, Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmak ve yarınları birlikte inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur.” dedi.
Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerini hatırlatan Doğan, “Bir gün bir kurtarıcıya ihtiyaç duyduğunuzda kurtarıcı aramayın. Kurtarıcı sizsiniz. Kurtarıcı her birimiziz. Yeter ki buna inanalım” diyerek sözlerini tamamladı.
TANDOĞAN’A DAVET
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun katılımıyla Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlenecek mitinge ilişkin de açıklamalarda bulunan Doğan, İzmir’den yoğun katılım beklediklerini söyledi, 27 Haziran 2026 tarihinde saat 18.00’de gerçekleştirecekleri mitinge tüm vatandaşları davet etti.





