İzmir'de Dünya Gıda Günü etkinliği, “Bugün Yenilik Yap, Yarını Besle” temasıyla İzmir Ticaret Odası'nda (İZTO) gerçekleştirildi. Etkinlikte küresel açlık, gıda israfı, iklim değişikliği ve sürdürülebilir tarımsal üretim ele alındı. Programa önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karabağlı, İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanı Bülent Kahraman Çolakoğlu, Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tarık Tezel, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık ile oda ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

“BEREKET SADECE ÜRETMEK DEĞİL”

Etkinlikte konuşan Mehmet Muharrem Kasapoğlu, küresel gıda raporlarına göre dünyada 645 milyon insanın bir lokma ekmeğin peşinde olduğunu belirterek her 13 kişiden birinin açlık tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Kasapoğlu, dünya nüfusunun üçte birinin sağlıklı gıdaya erişim sorunu yaşadığını ifade etti. Üretilen gıdanın neredeyse üçte birinin sofraya ulaşmadan yok olduğunu belirten Kasapoğlu, gıda israfının boyutuna dikkat çekerek “Bereket sadece üretmek değil, üretilenin kıymetini bilmek ve adilce paylaşmakla olur. Yarını beslemenin ilk şartı alın terine sahip çıkabilmek. Bin bir emekle ortaya konan nimeti korumak ve israfa hep birlikte meydan okumak. İsrafı yönetemiyorsak kıtlığı yönetmemiz mümkün değil" dedi.

“BİR UTANÇ TABLOSU”

Gıda güvensizliği ve kıtlığın en önemli nedenlerinden birinin savaşlar ve çatışmalar olduğunu dile getiren Kasapoğlu, Sudan ve Gazze'deki duruma dikkat çekti. Kasapoğlu, “Küresel gıda krizleri raporları tarihte ilk kez Sudan'ın belirli bölgelerinde ve Gazze'de resmen insanlık eliyle oluşturulmuş bir kıtlık vakası olduğunu doğruluyor. Gazze'de hepimizin gözleri önünde masum çocukların, kadınların, sivillerin bir lokma ekmeğe, bir yudum temiz suya erişimin engellenmesi ve bu anlamda gıdanın bir silah olarak kullanılması adeta bir utanç tablosudur. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın hem bir vicdan hem de çözüm üreten yaklaşımı çerçevesinde buna olan karşı duruşumuz ve ortaya koyduğumuz eylemler, çalışmalar, tüm dünyanın malumu. Ülke, millet, devlet olarak her zaman mazlumun yanındayız" diye konuştu.

“BUNUN YOLU YENİLİKÇİLİKTEN GEÇİYOR”

İzmir'in tarımsal üretim ve ihracat açısından önemli bir konumda bulunduğunu vurgulayan Kasapoğlu, kentin Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes ve Yarımada bölgeleriyle verimli tarım alanlarına sahip olduğunu belirtti. Kasapoğlu, “Bakırçay'dan Gediz'e, Küçük Menderes'e ve Yarımada'ya kadar dünyanın en mümbit toprakları İzmir'de. İnciriyle, üzümüyle, zeytiniyle, süt ve diğer ürünleriyle, Türkiye'nin hem tarımsal üretim merkezi hem ihracat lokomotifi" dedi. Kuraklıktan kaynaklanan ekonomik kayıpların yüzde 80'inin tarımsal üretimi etkilediğini ifade eden Kasapoğlu, İzmir'in iklim değişikliği ve kuraklık baskısını güçlü biçimde hisseden metropollerden biri olduğunu söyledi. Su kaynaklarının daha verimli kullanılmasının önemine değinen Kasapoğlu, “Sulama sistemlerini, toprak nemini ölçen sensörleri ve tohum ıslahını her birine ne kadar yaygınlaştırarsak yaygınlaştıralım, şehirlerimizdeki su kayıp kaçak oranlarını düşürmemiz lazım. Yağmur suyu hasadında daha başarılı olmamız lazım. Atık suları ileri teknoloji ile arıtıp yeniden daha fazla kazandırıp tarımsal sulamaya katkı vermemiz lazım ki yarını besleyelim. Bunun yolu yenilikçilikten, bilimden geçiyor" ifadelerini kullandı.

“HALA KÜRESEL BİR MESELE”

İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, bu yıl Dünya Gıda Günü temasının “Bugün Yenilik Yap, Yarını Besle” olarak belirlendiğini hatırlattı. Temanın yalnızca bugünün gıda ihtiyacını karşılamanın değil, gelecekteki üretim imkanlarını korumanın da önemini ortaya koyduğunu belirten Akdoğan, iklim değişikliği, su kaynakları üzerindeki baskı ve artan gıda ihtiyacına karşı bilim ve teknolojinin üreticilerin deneyimiyle buluşturulması gerektiğini ifade etti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün 2026 yılında yayımladığı rapora göre, 2025'te dünyada yaklaşık 645 milyon insanın açlıkla karşı karşıya kaldığını aktaran Akdoğan, yeterli, güvenilir ve besleyici gıdaya erişimin küresel bir sorun olmayı sürdürdüğünü söyledi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın da gıda arz güvenliğinin önemine dikkat çektiğini belirten Akdoğan, bu konunun yalnızca tarımsal değil, stratejik ve ekonomik bir mesele olduğunu kaydetti. Sürdürülebilir üretim, bilgi paylaşımı ve kurumlar arası iş birliğinin önemini vurgulayan Akdoğan, İzmir'de üreticilerin emeğini, üniversitelerin bilgisini ve sektörün birikimini ortak hedeflerde buluşturmayı amaçladıklarını dile getirdi.

Selde aracı ve evi zarar görenler dikkat: Sigortacıdan önemli açıklama
Selde aracı ve evi zarar görenler dikkat: Sigortacıdan önemli açıklama
İçeriği Görüntüle

“ STRATEJİK BİR KONUMDA”

İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener de İzmir'in verimli tarım arazileri, elverişli iklim koşulları, köklü üretim kültürü ve gelişmiş gıda sanayisiyle Türkiye'nin tarımsal üretim ve ticaretinde stratejik bir konumda bulunduğunu söyledi. Kentin tarımsal ürünlerin işlenmesinden yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesine ve uluslararası pazarlara ulaştırılmasına kadar geniş bir değer zincirine ev sahipliği yaptığını belirten Özgener, Organize Tarım Bölgeleri projelerinin önemine değindi. Özgener, Bakanlığın öncülüğü ve destekleriyle, İZTO ve paydaş kurumların katkısıyla geliştirilen projelerin bilgi ve teknolojiyi üretim süreçleriyle buluşturan, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirliği esas alan yeni nesil üretim merkezleri olduğunu ifade etti.

TARIMSAL ÜRETİM HEDEFİ

Organize Tarım Bölgeleri projelerine ilişkin bilgi veren Özgener, Dikili'de yaklaşık 3 milyon metrekarelik alanda jeotermal destekli modern seracılık uygulamalarıyla yıl boyunca verimli ve sürdürülebilir üretim yapılmasının hedeflendiğini belirtti. Proje için Dünya Bankası desteğiyle sağlanan 65 milyon dolarlık uluslararası finansmanın çalışmalara hız kazandırdığını kaydeden Özgener, Bayındır'da ise yaklaşık 890 bin metrekarelik alanda çiçekçilik ve süs bitkileri üretiminin teknolojik seracılık uygulamalarıyla geliştirilmesinin amaçlandığını aktardı. Kınık'ta yaklaşık 1,2 milyon metrekarelik alanda tohum, fide, tıbbi ve aromatik bitkiler alanında yüksek katma değerli bir üretim ekosistemi oluşturulmasının hedeflendiğini belirten Özgener, sözlerini bu projelere ilişkin değerlendirmeleriyle sürdürdü. Etkinlik, üreticilere plaket takdim edilmesiyle sona erdi.

Kaynak: DHA