AHMET BUĞRA TOKMAKOĞLU - EGETELGRAF - Ege’nin kavurucu yaz sıcaklarında Çeşme, Urla ya da Foça’nın kalabalık plajlarından ve otopark çilesinden uzaklaşmak isteyen seyahat tutkunları, yönünü İzmir'in kuzeyine, Dikili'nin en izole ve en huzurlu köşesine çevirdi. İlçe merkezine bağlı Bademli bölgesinde gizlenen, yumuşak beyaz kumları ve akvaryumu andıran berrak deniziyle görenleri büyüleyen tarihi Hanımın Koyu, doğayla baş başa kalmak isteyenlerin yeni kaçış rotası oldu. Coğrafi yapısı gereği karadan tek bir araç yolunun bile bulunmadığı bu el değmemiş bakir koy, hem kulaktan kulağa yayılan gizemli hikayesi hem de sunduğu mutlak sessizlikle tam bir huzur sığınağı vadediyor.

MASMAVİ BİR YOLCULUK

Bölgede yetişen ve etrafa nefis kokular yayan yabani otlar sebebiyle haritalarda "Kokarot Koyu" adıyla da yer alan bu doğa harikası, aslında geçmişte çevre halkının asırlık zeytin ağaçları altında serbestçe piknik yaptığı bir alandı. Zamanla özel mülk statüsüne geçmesiyle karadan girişlerin kapandığı koy, şimdilerde en popüler mavi yolculuk duraklarından biri haline geldi. Bu saklı cennete ayak basmanın ve el değmemiş kumsalın tadını çıkarmanın tek yolu denizden geçiyor. Şehrin gürültüsünü geride bırakmak isteyen seyahat severler, Dikili Bademli Limanı’ndan kalkan gezi tekneleriyle masmavi bir yolculuğun ardından bu gizli limana ulaşabiliyor.

400 yıllık Osmanlı mirası yeniden ayağa kalktı
400 yıllık Osmanlı mirası yeniden ayağa kalktı
İçeriği Görüntüle

ŞİFALI KİLLER

Hanımın Koyu’nu diğer tatil rotalarından ayıran en dikkat çekici özellik ise sahilde doğal olarak oluşan şifalı killer. Koyu ziyaret eden tatilciler, bu kili vücutlarına sürerek keyifli bir doğal cilt bakımı deneyimi yaşıyor. Binlerce yıllık zeytin ağaçlarının gölgesinde bir zeytin işleme tesisine de ev sahipliği yapan koyun, resmi kayıtlarda yer almayan ancak anlatıldıkça büyüyen bir de efsanesi var. Rivayete göre Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı döneminde bu bölgeyi canla başla koruyan Vanlı bir Kuvâ-yi Milliye kadınına bu koyu armağan etti ve bölge o günden sonra bu isimle anıldı. Telefon bildirimlerinden uzak, sakin ve doğayla iç içe bir gün geçirmek isteyen macera tutkunları için Hanımın Koyu, keşfedilmeyi bekleyen bir Ege klasiği olarak yerini koruyor.

Muhabir: Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU