İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kadın mücadelesine katkı sağlamak ve engelli bireylerin haklara erişimini artırmak amacıyla Kadın Emeği ve Engellilik Paneli düzenlendi. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlik, 29 Ekim Kadınları Derneği ile Kadın Gücü Derneği iş birliğiyle hayata geçirildi. “Eşit ve Erişilebilir Bir Yaşam İçin” mottosuyla düzenlenen programa çok sayıda siyasi temsilci, sivil toplum kuruluşu üyesi, akademisyen ve vatandaş katıldı. Programda, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, CHP Parti Meclisi Üyesi Aylin Nazlıaka ve çok sayıda davetli yer aldı.

Ali-2

AMİR ALİ’NİN DİNLETİSİ İLE BAŞLADI

Etkinlik öncesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın kadın emeği ve engelli bireylerin görünürlüğünü artırmaya yönelik çalışmaları hakkında bilgi verildi. Program, bedensel engelli piyanist Amir Ali’nin dinletisiyle başladı.

Nazım Hikmet, Karşıyaka’da anıldı
Nazım Hikmet, Karşıyaka’da anıldı
İçeriği Görüntüle

“ORTAK AMAÇ İÇİN BURADAYIZ”

Engelli bireylerin haklarına yönelik politikaların güçlendirilmesi gerektiğini belirten Aylin Nazlıaka, “Ortak amaç için buradayız. Engelli bireylerin hak temeli politikalarını çok daha güçlendirmek istiyoruz” dedi.

Ara Foto-17

“BELEDİYELERİMİZİN ARKASINDA DURACAĞIZ”

Nazlıaka, “İktidarın halka sunması gereken hizmetlerdeki boşluğu CHP’li belediyeler kapatıyor. Belediyelerimizin sosyal politikaları da hedefe konulmuş durumda. Çocuk etkinlik merkezlerimiz hedefte. Bizim belediyelerimiz baskılara, yasaklara rağmen var gücüyle halka hizmet üretmeye devam ediyor. Belediye başkanlarımızın da belediyelerimizin de sonuna kadar arkasında duracağız” ifadelerini kullandı.

“AMACIMIZ FARKINDALIĞI YÜKSELTMEK”

Nazlıaka, “Bu etkinlik gerçekten İzmir’e çok yakıştı. Engelli değil engellenen bireyler vardır. Engelli bireyler ve aileleri ayrımcılıklarla karşılaşıyor. Politikalarımızla, söylem ve yaptıklarımızla eşgüdümlü olarak engelli bireyleri hayatın içine katabilmemiz lazım. Örneğin İzmir’de Kırmızı Bayrak uygulaması var. Türkiye’de erişilebilir mekanlara Kırmızı Bayrak veriyoruz. Amacımız erişilebilirlik konusundaki farkındalığı yükseltmek” diye konuştu.

“EKONOMİNİN DİNAMOSU”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, “Sosyal devlet ve hak temelli anlayış doğrultusunda kadın, çocuk ve özel ihtiyaçlı bireylerle ilgili çalışmalar önem kazanıyor. Bu konuda neferler olarak ön sıralarda koşturmamız gerekiyor. Beşeri sermaye ekonominin dinamosudur. Üretken olmak zorundayız. Üretkenlik de hakkımız. Bu hakkın verilmesinden bahsediyorsak, sizi özgür kılmakla yükümlüyüz. Daha çok kaynak ayırmamız gerektiğinin farkındayız. Yerel yönetimleri mutlaka daha çok güçlendirmeliyiz. Kamu kurumlarının daha çok güçlendiği, engelli bireylerin toplum hayatına katıldığı bir Türkiye istiyoruz” ifadelerini kullandı.

SOSYAL SERMAYE VE GÖRÜNÜRLÜK VURGUSU

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, yerel yönetim olarak yürütülen çalışmalara değinerek eğitim, istihdam ve erişilebilirlik alanlarında faaliyetler yürüttüklerini belirtti. Yıldır, sosyal sermayenin önemine dikkat çekerek bireyler ile sivil toplum arasındaki ilişkilerin, güven ve dayanışma ağlarının toplumların sorun çözme kapasitesini artırdığını ifade etti. Kadın emeğinin ve özellikle bakım emeğinin görünmez olduğuna dikkat çeken Yıldır, engelli kadınların daha fazla görünmez hale geldiğini belirtti. Bu durumun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda dilsel ve toplumsal bir mesele olduğunu ifade etti.

Sarıhan

“YURTTAŞLARIN ORTAK SORUMLULUĞU”

29 Ekim Kadınları Derneği Başkanı Şenal Sarıhan, “İnsan olarak doğuştan kazandığımız onurumuz var. Ama ek sorunlarla dünyaya geliyorsak bu sorunlar, toplumun sorunları haline geliyor. Devletin kendi insanlarının sorunlarına sahip çıkması gerekiyor. Erişilebilirlik, insan hakları sözleşmelerinde yer alan insan onurunu ve değerini esas alma ilkesinden doğar. Özel gereksinimli insanlara ne zaman değinilmiş? İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra. Yani savaşın özel gereksinimli hale getirdiği insan sayısının artmasından sonra ortaya çıkmış. Sorunu görünür ve bilinir kılmak, hem içinde bulunduğumuz sosyal ortamı yöneten devletin hem de yurttaşların ortak sorumluluğudur. 1960’lardan sonra en çok ABD’de örgütlü talepler başlamış ve yasal düzenlemeler oluşmuş. Biz biraz geç farkına varmışız. Engelli haklarına ilişkin yasa 1948’deki insan hakları hakkındaki sözleşmelere dayanıyor” diye konuştu.

“MÜCADELE ETMEMİZİ ZORUNLU KILIYOR”

29 Ekim Kadınları Derneği Karşıyaka Şube Başkanı Nurşen Balcı, “Burada olmak çok kıymetli. Toplumumuzda kadınlar pek çok alanda dezavantajlı. Buna bir de özel gereksinimli birey ve yakını olmak eklenince hayatımız çok daha fazla zorlanmakta. Bu konu çok derin bir konu ama aynı zamanda görünür kılınması gereken bir konu. Engelli bir birey olmak başlı başına bir mücadeleyi gerektiriyor. Cinsiyet ayrımcılığını da düşünürsek daha çok mücadele etmemizi zorunlu kılıyor. Kadınlar eğitimden istihdama ve sosyal yaşama kadar birçok alanda sorun yaşıyor. Yalnızca engelli bireyler değil bakım yükünü üstlenen kadınlar da ciddi zorluklarla karşılaşıyor. Kadınların üzerindeki yükün hafifletilmesi gerekiyor. Görünmez emeğe değer vermek bir insan hakları meselesidir. Daha eşit, erişilebilir ve emeğin kıymetinin bilindiği bir toplum hedefiyle çalışılması zorunluluk” dedi.

Kaynak: BÜLTEN