Gelişen teknoloji ve seri üretimin gölgesinde kalan geleneksel el sanatları olan kelkari ve sedef kakma, İzmir’de ömrünü bu işe adamış Mehmet Ağça tarafından yaşatılmaya çalışılıyor. İlmek ilmek sabır, göz nuru ve derin bir teslimiyetle şekillenen bu zanaatlar, geçmişi geleceğe bağlayan kültürel bir miras olarak öne çıkıyor.
KELKARİ SANATI
Ihlamur, ceviz veya gürgen ağacının işlenmesiyle ortaya çıkan kelkari sanatı, yalnızca bir el işçiliği değil aynı zamanda ahşapla kurulan uzun bir emek ilişkisi olarak tanımlanıyor. Mehmet Ağça, bu sanatın sabır gerektirdiğini vurgulayarak sürecin en küçük hatayı bile kaldırmadığını ifade ediyor.
Usta Ağça, süreci şöyle anlatıyor: "Yanlış bir çekiç darbesi, günlerce süren emeği bir anda yok edebilir. Biz bu tezgahlarda sadece ahşabı değil, kendi nefsimizi de yontuyoruz"
SEDEF KAKMA SANATININ İNCE İŞÇİLİĞİ
Bir diğer köklü zanaat olan sedef kakma, deniz kabuklarının parlaklığını ceviz ağacının koyu yapısıyla birleştiriyor. İnce gümüş tellerin ahşaba yerleştirilmesi ve açılan yuvalara sedeflerin dikkatle konulmasıyla ortaya çıkan bu işlem, yüksek hassasiyet gerektiriyor.
Mehmet Ağça, malzemenin hem sert hem de kırılgan yapıda olduğunu belirterek bu sanatın sadece el becerisi değil aynı zamanda güçlü bir dikkat ve tutku gerektirdiğini dile getiriyor.
ÇIRAK EKSİKLİĞİ VE GELECEK ENDİŞESİ
Usta isim, mesleğin en büyük sorunlarından birinin çırak yetişmemesi olduğunu ifade ediyor. Geleceksizlik kaygısının giderek arttığını belirten Mehmet Ağça, kültürün giderek zayıfladığını ve bu sanatların sürdürülebilirliği için destek gerektiğini vurguluyor.
Menderes’te yaşayan usta, devlet desteği ve yerel yönetimlerin açacağı kursların önemine dikkat çekerek, bu zanaatların korunması gerektiğini ifade ediyor.
KÜLTÜREL MİRAS İÇİN UYARI
Uzmanlar, bu tür geleneksel sanatların yok olmasının kültürel hafızada büyük bir boşluk yaratacağını belirtiyor. Bu sanatların sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir kimlik ve tarih taşıyıcısı olduğu ifade ediliyor. Dükkanların kapanmasının, geçmişten bir parçanın daha kaybolması anlamına gelebileceği uyarısı yapılıyor.