arsaVev Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Öztürk, şirketin yeni dönem stratejisinin temelinde yatırımcı kimliğini güçlendirmek olduğunu ifade etti. Öztürk, geçmişte bazı projelerde yalnızca satış ve organizasyon faaliyetlerinde bulunduklarını ancak bundan sonraki süreçte sadece mülkiyeti, yatırımı ve proje sorumluluğu arsaVev'e ait projelerde faaliyet göstereceklerini belirterek, müşterilere verilen taahhütlerin doğrudan şirket güvencesi altında olması gerektiğini söyledi.

2 MİLYAR LİRALIK YATIRIM
Yeni strateji kapsamında daha önce pazarlaması arsaVev tarafından yürütülen bazı projelerin arsalarının satın alındığını aktaran Öztürk, Dikili, Beypazarı, Çanakkale ve Assos başta olmak üzere ilgili proje ve taahhütlerin yaklaşık 2 milyar liralık yatırımla şirket bünyesine alındığını açıkladı. Öztürk, bunun yalnızca bir arsa alımı değil, müşterilere verilen sözlerin kurumsal güvence altına alınması anlamına geldiğini ifade etti.

"İZMİR EN HIZLI GELİŞEN BÖLGE"
Ege Bölgesi'ndeki yatırımlara da değinen Öztürk, Foça, Dikili, Uzundere, Kuşadası ve Ören'de projeler geliştirdiklerini belirterek İzmir'in yatırım açısından en hızlı gelişen bölgelerden biri olduğunu vurguladı. "Herkes İzmir'e gelmek istiyor" diyen Öztürk, kentin hem yaşam kalitesi hem de yatırım potansiyeliyle öne çıktığını dile getirdi.

AŞAMALI KONUT MODELİ ANLATILDI
Konut fiyatları ile gelir seviyesi arasındaki farkın giderek açıldığına dikkat çeken Öztürk, arsaVev'in uyguladığı "aşamalı konut modeli" hakkında da bilgi verdi. Model kapsamında müşterilerin önce arsa sahibi olduğunu, daha sonra projenin kat karşılığı modeliyle geliştirilmesi sonucu arsa payına karşılık gelen konuta sahip olduklarını belirten Öztürk, şirketin 2025 yılında yüzde 107, 2026'nın ilk yarısında ise yaklaşık yüzde 40 büyüme kaydettiğini söyledi.

"SEKTÖRDE DAHA FAZLA DENETİM OLMALI"
Arsa satış sektöründe daha şeffaf ve denetlenebilir bir yapıya ihtiyaç olduğunu ifade eden Öztürk, arsa satış şirketlerinin teknik yeterliliklerinin denetlenmesi, müteahhitlerin lisanslı olması, projelerin sigortalanması ve kat karşılığı oranlarının lisanslı ekspertiz şirketlerince belirlenmesi gerektiğini kaydetti. Öztürk ayrıca yatırım kararlarını her yıl yüz binlerce müşteriyle yapılan görüşmelerden elde edilen veriler doğrultusunda aldıklarını belirterek, tüketicilerin artık yalnızca konut değil, sosyal donatıları ve yaşam kalitesi yüksek projeleri tercih ettiğini söyledi.




