Saruhanlı’da düzenlenen SAGREX 2026 Tarım ve Hayvancılık Fuarı, tarım sektörünün yalnızca yeni makine ve teknolojilerini değil, sahadaki sorunlarını ve çözüm arayışlarını da aynı alanda buluşturdu. Maliyet baskısıyla mücadele eden üreticiler yeni ekipmanları incelerken firmalar da çiftçinin değişen ihtiyaçlarını doğrudan dinleme fırsatı buldu. Fuarın en dikkat çekici görüntülerinden biri ise alışılmış tarım makinesi renklerinin dışına çıkan pembe üzüm serme ve kaldırma makineleri oldu. “Hello Kitty” figürleriyle hazırlanan makineler özellikle gençler ve kadın ziyaretçilerin ilgisini çekerken, ortaya çıkan renkli görüntünün arkasında tarımda genç nüfusun azalmasına yönelik önemli bir mesaj yer aldı.

HELLO KITTY TARLADA

Üzüm serme ve üzüm kaldırma makinesini pembeye boyayarak üzerine “Hello Kitty” ve “Dillere düşeceğiz seninle” yazan Yılmazlar Tarım, SAGREX’in en fazla konuşulan stantlarından biri oldu. Yılmazlar Tarım sahibi Yılmaz Türe, tarımda çalışan nüfusun giderek yaşlandığına dikkat çekerek, sektörün gençlere ve kadınlara daha fazla dokunması gerektiğini söyledi. Türe, “Tarımda çalışanların yaş ortalaması 50’yi geçti, 60’a yaklaşıyor. Biz firma olarak kadınların ve gençlerin tarıma ilgisini artıracak farklı çalışmalar yapmaya özen gösteriyoruz. Bu düşünceyle üzüm serme ve kaldırma makinelerimizi pembeye boyadık, Hello Kitty figürleri kullandık. Üzerine de ‘Dillere düşeceğiz seninle’ yazdık. Gerçekten de dillere düştük” dedi. Renkli tasarımın yalnızca dikkat çekmekle kalmadığını, satışlara da yansıdığını belirten Türe, “Daha ilk günde dört üzüm serme, üç üzüm kaldırma makinesinin satışını gerçekleştirdik. Elbette bunun arkasında üretim kalitemiz ve satış sonrası hizmetimiz var. Ancak tarım sektörünün geleceği için gençlerin ve kadınların dikkatini çekecek yenilikçi adımlara da ihtiyaç olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Hello Kitty (1)

FUAR SADECE MAKİNE DEĞİL

SAGREX’in üretici açısından yalnızca makinelerin yan yana sıralandığı bir sergi alanı olmadığını belirten Özkanlar Tarım sahibi Özkan Akçaman ise tarım fuarlarının çiftçinin moralini yükselten önemli buluşma noktalarından biri olduğunu söyledi. Akçaman, “Çiftçinin moral bulması, yüksek moralle üretmesi gerekiyor. Bence çiftçinin moral bulacağı, yeni çözümler göreceği en güzel yerlerden biri SAGREX Tarım ve Hayvancılık Fuarı’dır” dedi. Çiftçinin yıl boyunca yalnızca üretim yapmadığını, aynı zamanda sürekli sorun çözmek zorunda kaldığını vurgulayan Akçaman, “Çiftçi yıl boyunca üretimle uğraşıyor; toprakla, suyla, güneşle, iklimle, hastalıklarla, hayvanla ve maliyetlerle mücadele ediyor. Bu mücadelenin içerisinde işini kolaylaştıracak, maliyetini azaltacak ve zaman kazandıracak çözümler arıyor. Tarım fuarları da çiftçinin aradığı makineyi, teknolojiyi ve çözümü aynı yerde görebildiği önemli buluşma noktaları oluyor” diye konuştu.

İKİNCİ ELE YENİ HAYAT

Sektöre ikinci el tarım alet ve ekipmanlarının alım satımıyla girdiklerini anlatan Akçaman, zaman içerisinde revizyon ve yeni imalata da yöneldiklerini belirtti. Akçaman, “Çiftçinin her zaman sıfır makine alacak ekonomik gücü olmayabiliyor. Böyle durumlarda biz devreye giriyoruz. Elindeki artık ihtiyacını karşılamayan tarım ekipmanını belirli bir bedelle alıyor, yerine ihtiyacına uygun başka bir ekipman sunuyoruz. Aldığımız ikinci el makineyi revize ederek yeniden ekonomiye kazandırıyoruz. O makine de başka bir çiftçinin ihtiyacını karşılıyor” dedi. Bu sistemin hem ekipman ihtiyacını karşılayan hem de kullanılabilir makinelerin yeniden ekonomiye dönmesini sağlayan bir model olduğuna işaret eden Akçaman, “Çiftçinin morali yüksek olursa üretme isteği de güçlenir. Çiftçi üretirse yalnız kendisi değil; sanayi, ticaret, tüketici ve toplumun tamamı kazanır” ifadelerini kullandı.

TARIMIN DOMİNO ETKİSİ

Fuarda öne çıkan bir diğer başlık ise çiftçinin alım gücüyle tarım makinesi sanayisi arasındaki doğrudan ilişki oldu. Tarım makinesi üreticisiyle çiftçinin aynı üretim zincirinin birbirini tamamlayan iki unsuru olduğunu belirten ABAD Tarım Makinaları Koordinatörü Şule Özseyhan, çiftçinin yaşadığı ekonomik sıkıntının makine üreticisinin fabrikasına kadar ulaştığını söyledi. Özseyhan, “Çiftçi toprağa tohumu bırakırken, biz de o emeğin zamanında, daha az kayıpla ve daha yüksek verimle ürüne dönüşmesi için makine üretiyoruz. Tarımda çiftçiyle makine üreticisi bileşik kaplar gibi birbirini doğrudan etkiliyor. Birinin yaşadığı sıkıntı diğerine de yansıyor” dedi.

1,5 TONDAN 3 TONA ÇIKTI

Çiftçinin makineye ulaşma gücündeki değişimi kuru üzüm üzerinden anlatan Özseyhan’ın verdiği örnek, sektördeki tabloyu çarpıcı biçimde ortaya koydu. Özseyhan, “Geçmiş yıllarda haziran ayında fiyatlarımızı güncellerdik; bu yıl yapamadık. Çünkü ürün para etmedi, üretici yatırım yapamadı. Geçen yıl 180 bin liralık bir üzüm serme makinesi yaklaşık 1,5 ton kuru üzüm satılarak alınabiliyorken bugün aynı makineyi alabilmek için 3 ton ürün satmak gerekiyor. Bu tablo, maliyet ile ürün geliri arasındaki makasın ne kadar açıldığını gösteriyor” diye konuştu. Hasat öncesi yaşanan aşırı sıcakların üzümün ağırlığını düşürdüğünü, yüksek rekoltenin ise fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu dile getiren Özseyhan, çiftçinin makine satın alırken artık yalnızca fiyatı değerlendirmediğini söyledi.

MAKİNEDEN ÖNCE GÜVEN

Satış sonrası hizmetlerin tarımda hayati önem taşıdığına dikkat çeken Özseyhan, “Çiftçi artık yalnızca makinenin fiyatına değil, arıza anında kimin telefonunu açacağına da bakıyor. Ege çiftçisinin yerli makineyi tercih etmesinin en önemli nedenlerinden biri de bu güven. Çünkü yerli üreticiye telefonla ulaşabiliyor, gerekirse yüz yüze görüşebiliyor; servis, bakım ve yedek parça konusunda çok daha hızlı çözüm alabiliyor” dedi. Özellikle bazı bölgelerde kullanılan düşük maliyetli ithal makinelerde servis ve yedek parça bekleme sürelerinin üretim takvimini riske atabildiğini belirten Özseyhan, “Makine tarlada kaldığında çiftçi yalnızca ekipmanın tamirini beklemiyor; ekim, bakım ya da hasat takvimi de aksıyor. Tarımda birkaç günlük gecikme bazen bir yıllık emeğin ve gelirin kaybı anlamına gelebiliyor” ifadelerini kullandı. Çiftçinin ekonomik gücünün yalnızca üreticiyi ilgilendiren bir konu olmadığını vurgulayan Özseyhan, “Çiftçi ayakta kalırsa tarım sanayisi de ayakta kalır. Bu nedenle çiftçinin gelirini koruyan her politika; yerli makine sanayisini, istihdamı, teknolojiyi ve ülkenin tarımsal bağımsızlığını da koruyan stratejik bir yatırım olarak görülmelidir. SAGREX de makine üreticisiyle çiftçiyi aynı alanda buluşturan, birbirlerinin sorunlarını ve ihtiyaçlarını doğrudan görmelerini sağlayan stratejik bir organizasyon” dedi.

Hamsi ve istavritte kritik sınır: Kota dolunca avcılık sona erecek
Hamsi ve istavritte kritik sınır: Kota dolunca avcılık sona erecek
İçeriği Görüntüle

AZ GÜÇLE ÇOK İŞ

Büyük tarım makinelerinin yanı sıra üreticinin her gün elinin altında bulunan küçük ekipmanlar da SAGREX’te ilgi gördü. El aletlerinin tarımsal üretimde çoğu zaman görünmeyen ancak önemli bir yükü taşıdığını belirten Yiğit Tarım sahibi Harun Kaya, doğru ekipmanın çiftçinin fiziksel yükünü azaltarak çalışma verimini artırdığını söyledi. Kaya, “‘Alet iş yapar, el övünür’ sözü tarım için gerçekten çok doğru. Tarımda hâlâ elle yapılan çok sayıda iş var. Çiftçinin daha az güç harcayarak daha fazla iş yapabilmesi için doğru el aletini kullanması büyük önem taşıyor. Bu noktada sağlamlık, güvenlik ve kullanım kolaylığı öncelikli olmalı” dedi. SAGREX’in üreticinin ürünü yalnızca vitrinde görmediği, aynı zamanda deneyebildiği bir ortam oluşturduğunu belirten Kaya, “Burada ürünleri yalnızca anlatmıyoruz; bire bir kullanıyor, çiftçiye kullandırıyor ve tüm sorularını yerinde yanıtlıyoruz” diye konuştu. SAGREX 2026’da ortaya çıkan tablo, tarım fuarlarının yalnızca yeni makine ve teknolojilerin sergilendiği organizasyonlar olmaktan çıktığını gösterdi. Bir yanda pembeye boyanmış makinelerle gençlerin dikkati tarıma çekilirken, diğer yanda çiftçinin alım gücü, ikinci el ekonomisi, yerli üretim, servis güvencesi ve teknolojik yenilenme konuşuldu. Fuarın ortak mesajı ise netti: Çiftçinin üretme gücü arttıkça tarım makinesi sanayisinden ticarete, istihdamdan tüketiciye kadar bütün ekonomik zincir bundan payını alıyor.

Muhabir: ELA SAĞLAM