Nihat AK-Yağmur DAŞTAN-Didar DEMİRCİ/EGE TELGRAF- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Ege Telgraf Gazetesi’ni ziyaret etti. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Aylin Suphandağlı ile kent gündemini değerlendiren CHP İzmir İl Başkanı Aslanoğlu, geride bıraktığımız 31 Mart yerel seçimlerinin sonuçları hakkında da önemli mesajlar verdi. Başkan Aslanoğlu, seçim sonuçlarının bir sürpriz olmadığının altını çizerek, “Seçimler, maç gibidir. Bir rakip hata yapacak, siz de o hatayı değerlendireceksiniz. Onlar kampanya afişlerinde logo koymayarak bir hata yaptılar. Bu defansta büyük bir boşluktu” dedi. 

Öte yandan Aslanoğlu, Ege Telgraf muhabirlerinin sorularını da yanıtladı. Yükselen konut fiyatları nedeniyle ev sahibi olmak isteyenler için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 180 ay vade ile 0.69 faiz oranlı dönüşüm kredisi açıkladığı ve bunda da İzmir vurgusu yaptığı hatırlatılan Aslanoğlu, “Siz bu kararı nasıl buldunuz?” sorusuna şu cevabı verdi:

CHP İzmir İl Örgütü bayramlaştı: Kim, ne mesaj verdi? CHP İzmir İl Örgütü bayramlaştı: Kim, ne mesaj verdi?

“DEVLET ARSA VERMELİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 10 yıldır Türkiye üzerinden İzmir’e mesaj veriyor. İzmir’de kentsel dönüşüm muhakkak gerekiyor. İzmir’de neden dönüşümü kooperatifler yaptı, çünkü finans sorunu var. Eğer 0.69’u belediyelere verseniz zaten bu işi belediyeler yapar. Verin 0.69’u İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne o yapsın, sonra da 0.70 ile vatandaşa versin. Ancak başlayacak, koşturacak, yapacak… İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Halk Konut projesinin ne kadar başarılı ama ne kadar zor olduğunu biliyor musunuz? Emekli amcadan gidip evini alıyorsunuz, yıkıyorsunuz. Daha önce kötü örneklerle karşılaşanları da var… Baksanız binaların hepsinin değişmesi lazım ama şimdi gelin o amcaya ne yapmak istediğini anlatın. ‘Evin yıkılacak ve üzerine sen de 1 milyon vereceksin’ diyeceğiz. O adam o parayı nasıl verecek? Devlet, arsayı ona buna satmak yerine özellikle Menemen’den Aliağa’ya uzanan uydu kentlerde arsayı bedava vermeli. Bunu kendisi mi yapacak, kooperatifler ya da belediye üzerinden mi yapacak, vatandaşa mı kurduracak bilemeyiz ama vatandaşa arsa vermediğiniz sürece dönüşümü yapmanız çok mümkün değil ki… 18 bin 750 lira metrekare fiyatı, 100 metrekarelik bir ev yapabilmek için en az 165 metrekarelik inşaat yapmanız lazım. Yani 3 milyon lira! Bunun 3 milyon da arsa payı vardır, toplam 6 milyon liraya geliyor. Senin bunu ucuza satmanın tek yolu arsanın bedava olması lazım. Çimentonun, demirin fiyatına baktığınızda bu durum vatandaşın altından kalkabileceği bir yük olmaktan çıktı. Devlet ya ucuz arsa çıkaracak ya da arsayı bedava verecek. Ellerinde var, yapabilirler.

“Peki, İzmir vurgusu ile yapılan bu açıklamaların sizce nedeni ne?” sorusuna Aslanoğlu:

“Bizden daha önemli yerler var; Kahramanmaraş’ta, Adıyaman’da oturacak ev yok. Evet, İzmir’de de kentsel dönüşüm gerekli ancak CHP İzmir İl Başkanı olarak söylüyorum Kahramanmaraş’ta, Adıyaman’da daha çok gerekli. Şu anda insanlar gidecekleri yerleri olmadığı için hasarlı binaların içinde oturuyorlar. İzmir’den önce oradaki insanlarla ilgilenmeliler.”

AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı’nın, Büyükşehir tarafından yapımı süren Buca Onat Tüneli yakınlarında evleri ve işyerleri zarar gören vatandaşa Tehlikeli Yapı Komisyonu tarafından tahliye kararı tebliğ edildiğini duyurdu, “Takipçisi olacağız; muhatap bulamazsanız da her zaman devlet yanınızda, arkanızdayız” mesajı verdi… Ne dersiniz?” sorusuna ise:

“AK PARTİ PANİK YAPIYOR”

“Onat Tünelleri ile ilgili kararı bugün mü vermişler? İzmir’de hepimiz ‘Ne zaman bitecek bu Onat Tünelleri?’ diye sormuşuzdur. Tünelin çevresinde boşaltılacak evler sizce bu kararı dün, bir hafta önce ya da geçen yıl öğrenmiş olabilirler mi? Eğer bu evleri boşaltmasak ne yapacağız, var mı bir formülleri? AK Parti bu ara panik ile çok büyük hata yapıyor. Cemil Bey’in de son bir iki hamlesini çok takdir ediyorum. Bunlardan biri Çankaya Katlı Otopark. ‘Yıktırmayacağız’ dediler, Cemil Bey ‘Belge verirseniz güçlendirelim’ dedi, şah ve mat oldu. Güçlendirseler, olmaz; güçlendirmeseler, olmaz. ‘Güçlendirelim’ dediler, bina kurtuldu. İkincisi İZBAN… Çok güzel bir hamle. Ortaklıkta bir sorun var, işlemiyor. Cemil Başkan ‘Ya ver ya da al’ dedi. Burada da AK Parti’den ‘Talepleri olmadı’ çıkışı gelmişti…

Cemil Bey ile birlikte AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’ya gittik ve söyledik. AK Parti’yi İzmir’de temsil eden kişi Bilal Bey’dir. Partinin il başkanı, kentte genel başkanı temsil eder. Gittik mi, gittik. Biz İzmirliler olarak İzmir milliyetçiliği yapmalı, kentin haklarını savunmalıyız. Cenazeye gidiyoruz, birlikteyiz. Bu nezaketi birbirimize neden göstermeyeceğiz? Keşke kabul etseler bir gün hep birlikte Kordon’da, Kantar Karakolu’nun oralarda bir yerlerde program yapalım ve hiç siyaset konuşmayalım. İzmir ile ilgili bizim onlarla ortak paydalarımız var. Biz, ülkenin nasıl kalkınacağı konusunda aynı şekilde düşünmüyoruz. Fakat İzmirliyiz, aynı yerde yaşıyor, aynı yoldan geçiyor, aynı suyu içiyoruz. Arkadaşlarımız, dostlarımız ortak; belki bazılarıyla komşuyuz. Yoksa Bilal Bey benim İzmirli hemşerimdir.
“Kent içinde sıkışıp kalan küçük esnafın yıllardır süren yeni sanayi sitesi kurulması taleplerini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna da şöyle cevap verdi:

“KENTTE ARSA KALMADI”

“Küçük sanayi siteleri kent içinde yer alıyor. Büyümek için bazı talepleri var. En büyük talep yeni alanların oluşturulması. Bu anlamda İzmir iş dünyasının önde gelen isimleriyle yer arayışımız oldu. Bu anlamda İzmir Büyükşehir ve ilçe belediyelerimizin elinde küçük sanayi siteleri oluşturacak arsa veya arazi yok. Menderes tarafına gidilmek istendiğinde Tahtalı Baraj havzası var. Kentimizin içme suyunun büyük bölümü bu barajdan karşılanıyor. İçme suyunu tehlikeye atacak bir yeni oluşumu gerçekleştirebilmek mümkün değil. Reel sektör kent içinde sıkışıp kalmış durumda. Bu sıkışmışlıktan kurtulmak için kentin çeperlerine gitmek gerekir. Bugünkü arsa maliyetleriyle kent içinde işyeri yapabilmek mümkün değil. Benim fikrim Karşıyaka’nın arka tarafına yönelinmesinden yana. Menemen ve Aliağa’ya doğru. Reel sektörün arsa problemine merkezi iktidarın çözüm bulması gerekir. İktidarın elinde büyük boyutta üretim alanlarına hizmet edebilecek alan var. Devletin bedava veya sembolik rakamlara reel sektöre tahsis edeceği arazinin katma değeri ilimize olacaktır, ülkemize olacaktır.  Reel sektörün üretim alanı oluşturmak için finansmana da ihtiyacı var. Arsa ve finansman desteği olmadan esnafında iş insanlarının da yeri üretim alanları oluşturmasının altından kalkma şansı yok denecek kadar az.” 

“Yeni seçilen bazı CHP’li belediye başkanlarının işçi çıkarmaları, yeni işçi alımları, bazı yerlerin mühürlenmesi gibi konularda icraatları tartışma yaratıyor.  Yeni belediye başkanlarının CHP’yi merkezi iktidar yapma yolundaki yerel başarıları için yeterince adapte olabildiklerini düşünüyor musunuz?” sorusuna da cevabı şu oldu:

“GÖREVLERİNDE BAŞARILILAR”

“Partimizin belediye başkan adaylarımızı açıkladığı günden itibaren kamuoyunda konuşulmaya başlandı. Başkan adaylarımızın yaşının genç olduğu konuşuldu. Kadın sayısının yüksek olduğu belirtildi. Gerek iş gerekse belediyecilik tecrübeleri üzerine yorumlar yapıldı. Seçildiler göreve geldiler. Görevlerini başarıyla yapıyorlar. Önceki belediye başkanlarımız ile şimdiki belediye başkanlarımız arasında mutlaka fark vardır. Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır. Bir kesimin dillendirdiği bazı konularla tüm seçmenin ilgilendiğini düşünmüyorum. Vatandaş yerel yönetimlerden aldığı hizmete bakar.  Ekonomik sıkıntıların yüksek olduğu şu dönemde görev yapmak pek kolay değil. CHP’li belediyeler olarak geçmiş dönemde Türkiye ortalamasının üzerindeki oranlarda maaşların sözleşmelerine imza atıldı. Her yıl binlerce çocuğumuz üniversitelerden mezun oluyor. Ama işe giremiyorlar. Kamu Personel Seçme Sınavı’na (KPSS) giriyorlar. Mülakatlara giriyorlar ama işe giremiyorlar. Öğretmenlerin ataması yapılmıyor. Yerel yönetimlerimizde öğretmenlerimizi işe almışız. İstihdam ediyoruz. Belediyelerimizin istihdam yükü ağır. Tüm zorluklara rağmen belediye başkanlarımız görevlerini yapıyorlar. Sadece belediyelerin değil iş dünyasının da işi zor. Ekonomik anlamda önünü göremeyen bir reel sektör var. Kendi alanımızda bizim de başımızda. Üretim maliyetlerimiz çok yüksek. Yüksek enflasyonla karşı karşıyayız”.

“EXPO 2026 sürecinin mali nedenlerden dolayı tıkanması söz konusu… Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna Aslanoğlu:

“YOĞURT YİYİŞLERİ FARKLI”

“Tunç Bey ile Cemil Bey arasında ciddi bir yoğurt yiyiş farkı var. EXPO bunlardan biri… Tunç Bey EXPO’nun varlığının şehre çok büyük bir şey katacağını ve bu vesileyle o bölgeyi yeşillendireceğini kalıcı bir yeşil hale getireceğini düşünüyordu. Çünkü o bölgede İzmir’de birçok kişi yatırım yapma hevesindeydi. İşte eski Konak Belediye Başkanı Sema Hanım, Konak Belediyesi itfaiye binasını oraya çekmek istiyordu. Onun etrafında bir şeyler olabilir diyordu. El değiştirdikçe bir şeyler değişiyor. Cemil Bey de bu ekonomik krizde kaynakların çok ciddi oraya harcanacağını, çözüm olma konusunda eksik kalacağı gibi bir endişe içinde diye düşünüyorum. Sonuçta ekonomik krizin çok büyük bir etkisi var. Ekonomik krizin yanında tedbirler noktasında da bir şey yaparken izin almanız gerekiyor. Ama başlamış bir süreçte var. Her EXPO’nun çok ciddi bir katılımcısı oluyor. Cemil Beyin açıklamasından gördüğümüz, ‘bu kadar çok katılımcının çok lehte mi aleyhte mi olduğu konusunda emin değilim’ diyor. Tunç Bey zamanında da bu projenin şehre çok büyük ekonomik değer katacağı, bu vesileyle orasının dönüşüp kalkınacağı konuşuluyordu. İzmir atmasyonla işlerin yürüyeceği bir yer değil.”

Aslanoğlu, “İzmir İl Başkanlığı süreciniz nasıl gidiyor? Gelecek süreçte de sizi görebilecek miyiz?” sorusunu ise içtenlikle cevapladı:

“ÇOK MUTLUYUM”

“Üç seçim geçirdik… 10 ayda üç seçim geçiren bir il başkanı daha kolay kolay olmayacak. Üç seçim geçirecek, kongreyi görecek, tüzük kurultayı yaşayacak aksiyonlu bir başkan daha olmayacak. Bunların iyi tarafları var. Üç seçimden de kim ne derse desin başarıyla çıktık. İzmir metropolünde yüzde 68 oy almışız, 1 milyon 20 bin fark atmışız. 29 belediye almışız. Seçimler de çok güzel geçti. O yüzden mutluyum.”

Kaynak: EGE TELGRAF