Sağlık

Kalp krizi sanıp acile koşuyorlar, gerçek bambaşka çıkıyor! Panik atak mı kalp krizi mi? Aradaki fark ne?

Aniden başlayan kalp çarpıntısı, nefes darlığı, terleme ve yoğun korku hissi... Pek çok kişi bu belirtileri yaşadığında kalp krizi geçirdiğini ya da ciddi bir hastalığa yakalandığını düşünüyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Ömer Öz, panik atağın toplumda sık görülen ancak çoğu zaman yanlış yorumlanan bir durum olduğunu belirterek dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Abone Ol

Medicana Bursa Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Ömer Öz, panik atağın herhangi bir tehlike ya da uyarıcı olmadan ortaya çıkabilen, yoğun korku ve endişe nöbetleriyle kendini gösteren psikolojik bir rahatsızlık olduğunu söyledi.

Toplumda sık duyulan bu durumun kişiden kişiye farklı şekillerde seyredebileceğini belirten Öz, panik atağın bazı fiziksel belirtilerin kişi tarafından felaket olarak yorumlanmasıyla kısa sürede şiddetlenebildiğini ifade etti.

ACİLE GİDENLERİN SAYISI AZ DEĞİL

Panik atak yaşayan kişilerin çoğu zaman yaşadıkları belirtileri ciddi bir fiziksel hastalığın işareti olarak değerlendirdiğini belirten Dr. Öz: "Panik atak nedeniyle kimileri nefes alamadığını, kimilerinin kalp krizi geçireceğini veya felç olacağını düşünüp acile koşturuyor. Panik atak vücudun, normal durumlara ani, yoğun korku ve güçlü fiziksel tepkiler ile karşılık vermesi durumudur. Panik atak geçiren kişi çok terleyebilir, nefes almakta güçlük çekebilir ve kalbinin normalden daha hızlı attığını hissedebilir. Panik atak sırasında kişide kalp krizine benzer belirtiler ortaya çıkabilir. Muayene sonrası 'senin bir şeyin yok, psikiyatriye git' cevabıyla karşı karşıya kalıyor. Böyle fiziksel belirtileri olup da hiçbir şeyi olmadığını duyan kişilerde bir kafa karışıklığı oluyor. Daha sonra 'ne yani benim bu belirtilerim kafamda uydurduğum şeyler mi' diye sormaya başlıyor. Bunun neticesinde de 'kafada kurma' ve 'çok büyütme' kavramları ortaya çıkmaya başlıyor. Hayır, bu fiziksel belirtiler gerçek. Ancak çok büyük bir ihtimal kalıcı ve tahlillerle tespit edilebilecek bir hastalığa bağlı değildir" dedi.

PANİK ATAK SIRASINDA NELER YAŞANIYOR?

Panik atağın genellikle 20 ila 30 dakika süren bir tablo olduğunu belirten Dr. Ömer Öz, bu süreçte kişilerin yoğun korku hissi yaşayabildiğini söyledi.

Atak sırasında kalp hızında artış, nefes alışverişinin hızlanması, sıcak basması, ellerde uyuşma, karında farklı hisler, titreme ve huzursuzluk gibi belirtilerin görülebildiğini ifade eden Öz: "Panik atak kabaca 20-30 dakika süren, dehşet içinde olma haliyle kalpte hızlanma, nefeste hızlanma, sıcak basması, ellerde uyuşma, karında gariplik hissi, titreme, huzursuzlukla kendini gösteren bir rahatsızlık. Bunu ilk kez yaşayan kişi için oldukça zorlayıcı, travmatik, unutmak isteyeceği dakikalar. Ortaya çıkardığı his ne kadar dehşet verici olsa da tedavisi de aslında dallanıp budaklanmış, kronik hastalıklara göre oldukça yüz güldürücü. En berbat hissettiğiniz panik atak dahi bir şekilde sonlanıyor ve yerini sakinliğe bırakıyor" diye konuştu.

HER PANİK ATAĞIN ARDINDA BÜYÜK BİR STRES OLAYI YOK

Panik atakların her zaman büyük bir stres kaynağı sonrasında ortaya çıkmadığını belirten Dr. Öz, bazı durumlarda oldukça basit fiziksel belirtilerin yanlış yorumlanmasının da atağı başlatabileceğini söyledi.

Kişilerin çoğu zaman yaşadıkları durumun nedenini aradığını ancak her zaman belirgin bir neden bulamayabildiğini ifade eden Öz, küçük fiziksel değişimlerin felaket olarak algılanmasının süreci tetikleyebildiğini belirtti.

MASUM BİR BELİRTİ NASIL PANİĞE DÖNÜŞÜYOR?

Psikiyatri Uzmanı Dr. Ömer Öz, kalpteki küçük bir ritim değişikliğinin ya da geçici bir fiziksel hissin bazı kişiler tarafından kalp krizi gibi algılanabileceğini söyledi.

Bu durumun korkuyu artırarak panik atağı tetikleyebileceğini ifade eden Öz: "Her zaman stresli bir durum sonrasında panik atak belirtisi oluşmaz. Bazen masum, gelip geçici bir fiziksel belirtinin bir felaket olarak görülmesi neticesinde de saniyeler içerisinde başlayabilir. Örneğin kalbinizdeki ufak bir atım değişikliği sizin için bir kalp krizi gibi algılanmış olabilir ve dikkatinizi tamamen buraya verdiğinizde korkunuz bir anda sizi panik atağa itebilir. Neyi felaket olarak yorumladım ve bu atağı geçirdim diye düşünseniz de hızlıca akıp geçen düşüncelerinizi yakalamak her zaman mümkün olmaz" dedi.

ZİHNİN SÖYLEDİĞİYLE GERÇEKLER HER ZAMAN AYNI OLMAYABİLİR

Panik atağın temelinde çoğu zaman sıradan fiziksel belirtilerin ölümcül hastalıklarla ilişkilendirilmesinin bulunduğunu belirten Öz, kişinin bu düşünce nedeniyle ciddi bir sağlık sorunu yaşıyormuş gibi davranabildiğini ifade etti.

Uzman isim: "Panik atağı ortaya çıkartan şey masum, gelip geçici, her insanda olabilen basit fiziksel belirtileri, bazı ölümcül hastalıklarla eşit tutmamız ve sanki o ölümcül hastalığa yakalanmışız gibi bir davranış içerisine girmemizdir. Zihninizin söylediğiyle gerçekte olan şeyler aslında farklıdır. Panik atak sizin ölmenize ya da kalıcı, ölümcül bir hastalığa yakalanmanıza neden olmaz. Panik, korku, kaygı, mutsuzluk bunlar birer duygudur ve kendi akışına bıraktığımızda havadaki bulutlar gibi gelir geçer" diye konuştu.

TEDAVİSİ MÜMKÜN

Panik atağın kişinin yaşamını tamamen kontrol etmesine izin verilmemesi gerektiğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Ömer Öz, uygun destekle bu sürecin yönetilebildiğini söyledi.

Öz: "Panik atağın hayatımızın önüne geçmesine izin vermeden, onu görmeyecek, gözümüzde büyütmeyecek tarzda yaşayabiliriz. Psikoterapiler ve ilaç tedavileri panik atak tedavisinde birinci sıra seçeneklerdir ve hayatınızı sınırlandırdığınız bu rahatsızlığı psikiyatrik destekle geride bırakabilirsiniz" dedi.