Güncel

Kavurucu sıcaklar zehri tabağa taşıyor!

Termometreyi zorlayan kavurucu sıcaklar, bir arada yaşam kaynağı gıdaları sinsice sofralara sızdıran bir zehre dönüştürüyor. Her lokma bir risk, her ihmal bir can alabilir. Göz göre göre gelen zehirlenmelere karşı uzmanlar uyarıyor.

Abone Ol

Nihat AK/EGE TELGRAF- Termometreler mevsim normallerinin 8 derece üzerine çıktı, gıda zehirlenmeleri adeta salgına dönüştü. Toplu organizasyonlar, sokak lezzetleri ve açıkta satılan ürünler risk saçıyor. Sofradaki masum bir tabak, ölüm ya da ömür boyu sürecek bir felçle sonuçlanabiliyor. Gıda güvenliği alarm veriyor: “Soğuk zincir kırılırsa hayat da kırılır!”

KISA ZAMANDA BOZULUR

Sıcakların geniş katılımlı organizasyon yemekleri üzerinde ciddi tehditler oluşturduğunu dile getiren Gıda Güvenliği Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Artık, “Yaz aylarında sıcaklığının yüksek olması mikroorganizmaların faaliyetini hızlandırır ve gıdayı kolayca bozabilirler. Uygun sıcaklıkta mikroorganizmalar geometrik olarak artış gösterirler. Yani ilk 5 dakikada bin adet mikroorganizma kısa sürede milyonlara erişebilir. Bu şekilde gıdayı kısa zamanda bozabilirler. Oluşan toksinler de gıda zehirlenmesine neden olur.

Yaz aylarında hayvansal kökenli gıdalar ve özellikle beyaz et çok risklidir. Toplu yemek üretilen düğün, nişan vb. etkinliklerde sıcaklık ve hijyen gerekliliklerinin yerine getirilememesi ile oluşan mikroorganizma faaliyeti, ile gıda zehirlenmeleri ortaya çıkar.

Sokak lezzetleri hijyene daha az dikkat edildiği durumlarda gıda zehirlenmesi açısından çok risklidir. Çünkü üretilecek gıdaların sıcakta muhafazası zordur ve çapraz bulaşma ile mikroorganizma faaliyeti hızlı olur ve gıda hızla bozulur. Özellikle hayvansal gıdalar beyaz et, kırmızı et, salata, sos vb. gıdaların soğukta muhafazası gerekirken sıcakta saklanması çok risklidir” dedi.

‘DENETİMLER YETERSİZ’

Toplu yemek tüketilen birçok kurumda gıda zehirlenme vakalarının ciddi artış gösterdiğini belirten Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ömer Ulaş Kırım, “Neredeyse her gün okullar, kamu kurumları, hastaneler hatta askeri birlikler gibi toplu yemek tüketim yerlerinde gıda veya sudan kaynaklı zehirlenmeler yaşandığı haberleri basında yer almaktadır. Ülkemizde gıda güvenliği alanında yetkili otorite konumunda olan Tarım ve Orman Bakanlığı gıda denetimleri yapmakta ancak etkin bir şekilde yapılması gereken denetimlerde yetersiz kalmaktadır. Gıda denetimlerinin artırılması ve gıda analizlerinin yeterli düzeyde yapılabilmesi için daha fazla teknik elemana özellikle de gıda mühendisine ihtiyaç bulunmaktadır. Bu nedenle Tarım ve Orman Bakanlığı kamuda yeterli sayıda gıda mühendisi istihdam ederek etkili gıda denetimleri yapmalı ve gıdanın güvenliğini sağlamalıdır. Gıda işletmelerinin sayıca yüzde 75 - 80‘ini oluşturan küçük işletmelerde kamu bütçesinden kaynak ayrılarak teknik personel kontrolünde üretim yapılabilmesi, güvenli gıda arzının sağlanması için Odamızın bir projesi olarak uzun yıllardır Tarım ve Orman Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu’na sunulan küçük ve orta ölçekli gıda işletmelerinin hem daha güvenilir ürün üretmelerini sağlayacak hem de istihdam yüklerini azaltacak "Yetkilendirilmiş Gıda Danışmanlığı Sistemi" de bir an evvel yürürlüğe konulmalıdır” dedi.


Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi İ. Uğur Toprak, “Gıda güvenliğine yönelik yoğun tartışmaların yaşandığı, her gün başka bir gıda zehirlenmesi ve gıda ürünlerinde taklit/tağşiş haberi ile karşılaştığımız bu günlerde, yaz aylarında sıcaklıkların artması ve azalan gelir düzeyi ile birlikte halk sağlığı açısından olumsuzlukların yaşanmaması için başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere, üretici ve tüketicilere önemli görevler düşüyor. Özellikle de alım gücü düşük olan kesime yönelik neredeyse hammadde fiyatına satılan ve merdiven altı veya kayıt dışı şekilde uygun olmayan koşullarda üretilen gıda maddeleri halk sağlığı açısından risk teşkil ediyor. Bu tür ürünler sokakta, kontrolsüz ortamlarda dökme veya ambalajsız şekilde satılabilmekte ve tüketicilere ulaşabilmekte. Bu ürünlere itibar edilmemeli, satın alınmamalı ve tüketilmemeli. Satın alınan gıdaların etiketlerinde Tarım ve Orman Bakanlığı’nca verilen kayıt veya onay numarasının olup olmadığının kontrol edilmesi ile son tüketim tarihi/tavsiye edilen tüketim tarihi, üretici firmanın adı ve adresi, içerik ve alerjen bilgilerinin incelenmesi büyük önem taşıyor. Güvenli gıda tüketimi için her tüketici aynı zamanda bir denetçidir. Tüketiciler, gıda ile ilgili her türlü ihbar ve şikâyetlerini Alo 174 Gıda Hattı‘nı arayarak yapabilirler. Tarım ve Orman Bakanlığı, gelen ihbarlar neticesinde gerçekleştirdiği denetimlerin sonuçlarından başvuru sahiplerini bilgilendirmekte” diye konuştu.

Gıda uzmanları şu uyarılarda bulundu:

*Etikette işletme kayıt/onay numarası yoksa Alo 174'e ihbar edin.
*Son tüketim/tavsiye edilen tüketim tarihi mutlaka kontrol edilmeli.
*Ambalajı hasarlı ürünler alınmamalı.
*Bombaj yapmış, paslı veya çentikli konserveler zehir riski taşır, tüketilmemeli.
*Kuru gıdalar karanlık, serin ve kuru yerde saklanmalı.
*Meyve-sebzeler akan su altında yıkanmalı; çamurlu musluk suları kullanılmamalı.
*Çiğ et, tavuk, balık, yumurta ile temastan sonra eller yıkanmalı.
*Yumurta yıkanmadan dolaba konmalı, kullanmadan önce yıkanmalı; kırık, çatlak olanlar alınmamalı.
*Sokak sütü yerine pastörize, sterilize ya da paketli çiğ süt tercih edilmeli.
*Soğuk zincir kırılmamalı; özellikle sabah saatlerinde kapı önüne bırakılan süt/et ürünleri alınmamalı.
*Çiğ ve pişmiş gıdalar ayrı kesme/doğrama aletlerinde hazırlanmalı.
*Yemekler oda sıcaklığında bekletilmemeli, tekrar tekrar ısıtılmamalı.
*İşletmelerde yemekler benmaride 2 saatten fazla beklememeli.
*Sütlü tatlılar, yoğurtlu ve mayonezli mezeler ortam sıcaklığında tutulmamalı.
*Sıcak yemekler sıcak, soğuklar soğuk servis edilmeli. Şüpheli gıdalar tüketilmemeli.
*Çiğ ve az pişmiş et tüketilmemeli; ızgaralarda iç sıcaklık 72°C olmalı.
*Et yemekleri buzdolabında 1-2 gün, etsiz yemekler 3-4 gün bekletilmeli.
*Et, süt ve süt ürünleri soğuk zincirde satılmalı, güvenilir yerlerden alınmalı.
*Küflü gıdalar (özellikle salça vb.) tamamen atılmalı. Küf kökleri derine iner, sağlık riski taşır.
*Donuk gıdalar alışverişin sonunda alınmalı, hemen dondurucuya konmalı.
*Taşımada thermo çanta, icebox gibi sıcaklık koruyucu kaplar kullanılmalı.
*Çözünmüş veya yeniden dondurulmuş ürünler kesinlikle alınmamalı.
*Donuk ürünler +4°C buzdolabında veya mikrodalgada çözdürülmeli.
*Ortam sıcaklığı ya da sıcak suda çözündürme yapılmamalı.
*Çözünen ürün tekrar dondurulmamalı; +4°C’de en geç ertesi gün tüketilmeli.
*Dondurmalar frigofirik araçla sevk edilmeli, soğukta muhafaza edilmeli.
*Seyyar satıcılardan dondurma alınmamalı.
*Dökme dondurmada kaşık ve su temizliği, tozdan korunma sağlanmalı.
*Ambalajlı dondurmalarda son kullanma tarihi kontrol edilmeli, ambalajı bozuk veya yumuşamış olanlar alınmamalı.
*Dondurma alışverişin en sonunda alınmalı ve hızla dondurucuya yerleştirilmeli ya da tüketilmeli.