İnsanlık bilim ve sanatı geliştirmiştir. “Kendi açımdan kesin bildiğim bir şey yoktur fakat yıldızlı gece hayal kurmamı sağlar” diyen Van Gogh bugün yaşıyor olsaydı yıldızlardan ilham alıp “Yıldızlı Gece” tablosunu yapabilir miydi?

Kirlilik, hava, su veya toprak gibi bir ortamı insanlara veya doğaya zarar verecek şekilde değiştirir. Farklı kirletici türleri arasında kimyasallar, toz, gürültü ve radyasyon bulunmaktadır. Bu kirleticilerin birçok farklı kaynağı vardır.
Hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği, gürültü kirliliği, görüntü kirliliği, elektromanyetik kirlilik gibi kirlilikler bilinmektedir. 
Pek fazla bilinmeyen ışık kirliliği ise; yerleşim alanlarının her geçen gün büyümesi, açık alanların güçlü aydınlatıcılarla aydınlatılması, park ve bahçelerin çoğalması ve nüfusun artması dolayısıyla gökyüzüne yayılan ışık miktarı her an artmaktadır. Bütün çevre kirliliklerinde olduğu gibi ışık kirliliğinin çevreye zarar verdiği ve gökyüzünün olağan görüntüsünü bozmaktadır. Gökyüzüne yönlendirilmiş yanlış aydınlatma kaynaklarının atmosferde bulunan toz taneciklerine ve moleküllere çarparak gökyüzünün doğal fonunu bozarak parlak bir hale getirdiği, geceleri görüşü bozduğu, güvenlik ve konforu düşürdüğü, insan sağlığına ve ayrıca ekosistem ve hayvanlara zarar verdiği ve enerji israfına neden olduğu yadsınamaz gerçeklerdir.
Geceyi düşündüğünüzde aklınıza ne geliyor ?
Karanlık gökyüzü
Yıldızlar
Samanyolu
Bunlar astronomlara, müzisyenlere, şairlere ve daha birçoklarına ilham vermiştir. İnsanlık bilim ve sanatı geliştirmiştir. “Kendi açımdan kesin bildiğim bir şey yoktur fakat yıldızlı gece hayal kurmamı sağlar” diyen Van Gogh bugün yaşıyor olsaydı yıldızlardan ilham alıp “Yıldızlı Gece” tablosunu yapabilir miydi?
Neden şimdi yıldızları ve Samanyolu’nu göremiyoruz?
Çünkü karanlığa ihtiyacımız var.
Peki nedir bu ışık kirliliği?
Yanlış yerde! yanlış zamanda! yanlış yönde! yanlış miktarda! ışık kullanımıdır.
Çözümü yerel olan küresel bir sorundur.
Işık kirliliğinin kaynakları ;
Yol, cadde, sokak aydınlatmaları
Bina aydınlatmaları
Reklam ışıkları
Park ve spor alanlardaki aydınlatmalar
Güvenlik amacıyla yapılan aydınlatmalar
Evlerden, binalardan dışarı taşan ışık
Araçların ışıkları
Dış aydınlatma hepimiz için gerekli; gece etrafımızı görmek isteriz, güvende olmak isteriz, suç işlenmesini önlemek isteriz.
Bunun için aydınlatmayı doğru yerde, doğru yönde, doğru miktarda ve doğru zamanda yapmalıyız!
Sorun, aydınlatmada değil, yanlış aydınlatmada!
Neden önemli ? Işık kirliliğinin etkileri sadece yıldızları ve Samanyolu’nu görememek mi? 
Hayır.
Enerji, güvenlik, astronomi, insan sağlığı, hava kirliliği, ekolojik denge, ve vahşi/doğal yaşamımızı etkilemektedir.
Enerji :
Kullanılmayan, boşa giden, uzaya kaçan ışık; boşa harcanan enerji, boşa harcanan para ve boşa harcanan doğal kaynaklardır!
    ABD – 3,3 milyar dolar/yıl
Meskun bölge aydınlatmasının yüzde 13’ü dış aydınlatma.
Yüzde 35’i boşa harcanıyor = 21 Mton CO2/yıl = 875 M ağaç!
    İngiltere – 53 milyon sterlin/yıl
    Türkiye – 200 milyon TL/yıl 
Tutarın da enerjinin boşa gittiği tahmin edilmektedir.
Bilim ve Amatör Astronomi Kulübü (Bursa), TİKE (Türkiye’de Işık Kirliliğini Engelleme çalışmaları) ve Nilüfer Belediyesi ekibinin 2017 yılı sonunda yaptığı Nilüfer İlçesi Işık Kirliliği Haritalaması Projesi kapsamında yanlış aydınlatmadan kaynaklı kayıp: her ay 2300 hanenin toplam elektrik tüketimine karşılık gelmektedir.  O günkü elektrik birim fiyatlarına göre 1.745.280 TL/yıldır.
Ayrıca 2019 ‘da Bursa ili genelinde Sağlıklı Kentler Birliği sponsorluğunda BAAK’ın yaptığı ışık kirliliği çalışmasının sonuçları şu şekildedir.
 
Aydınlatmaların yıllık ortalama olarak günde 12 saat çalıştıkları düşünüldüğünde kayıp miktarı 2.733.480 kWh/ay (32.801.760 kWh/yıl) olarak bulunur. Bu değer, dış alan aydınlatmasında kullanılan elektrik tüketiminin yüzde 34,7’sine karşılık gelir.

Yani aylık tüketimin yaklaşık yüzde 35’i yanlış aydınlatma nedeniyle boşa gitmektedir. Dışarıda görünen her üç aydınlatma direğinden birisinin parasını veriyoruz ama ışığını kullanmıyoruz!
 
Bursa ili geneli için sanayi hariç elektrik tüketimi hane başına ortalama olarak 150 kWh/ay olduğu varsayılırsa, bu kayıp her ay 18 bin 223 hanenin toplam elektrik tüketime karşılık gelir. 

Bu durumda toplam ışık kaybının mali değeri; (2.733.480 kWh/ay)  (0,644248 TL/kWh) = 1.761.039,02 TL/ay veya 21.132.468,28 TL/yıl olarak bulunur. 

Bursa ili ışık kirliliği haritalaması çalışmasının çıktılarından bir tanesi de 2017 yılında Nilüfer ilçesinde yapılan benzer bir çalışma sonucunda elde edilen değerlerle karşılaştırma yapılabilmesi dolayısıyla geçen 2 yıllık süre içinde sınırlı bir bölge de bile olsa gece gökyüzü parlaklığının nasıl değiştiğinin gözlenebilmesidir.
 
Karşılaştırma sonuçlarına göre; 

İlçe merkezindeki aydınlık seviyesi artmış ve genişlemiştir. 

İzmir Caddesi yolu üzerinde batıya doğru aydınlık bölgelerde artma görülmektedir. 

Uludağ Üniversitesi’nin olduğu bölgede kuvvetli bir artış gözlenmektedir. Bu artış, Görükle tarafına doğru yayılmaktadır. 

Ölçülen değerler ve alanlardan hesaplanan toplam ışık lümeni değerlerine göre, gece gökyüzü parlaklığı geçen 2 yılda yüzde 18,6 artmıştır. 

Güvenlik :

    Çok parlak aydınlatma, aydınlık ve karanlık arasında keskin bir kontrast yarattığından, aydınlatılan alan dışında kalan kısımların görünmesini neredeyse imkansız yapar. 
    Kötü yapılmış aydınlatmalar, derin gölgeler ve saklanmaya müsait bölgeler yarattığı için kötü insanları cezbeder. 
2015 yılında yapılan bir çalışmaya göre, sokak lambaları gece kazaları ve suçu engellemediği gibi fazla masraflı olduklarını ortaya koymuştur
“Parlak” ışık “güvenli ışık” demek değildir!
Astronomi :
Milyarlarca yıl boyunca yol alarak Dünya’mıza gelen ışık, tam bize ulaşacakken ışık kirliliği arkasında kaybolur, ne kötü! (DEVAM EDECEK)

İNSAN SAĞLIĞI 

    24 saatlik gündüz/gece döngüsü, fizyolojik süreçleri belirleyen biyolojik saatimizi etkiler.
    Bu süreçler, beyin dalga desenleri, hormon üretimleri, hücre düzenlemesi ve diğer biyolojik aktivitelerdir ve ritimlerinin bozulması uykusuzluk, kanser ve kalp hastalıklarına sebep olur.
    Gece maruz kalınan yapay aydınlatma, biyolojik ritmi bozar!
    Melatonin hormonun temel görevi vücudun biyolojik saatini koruyup ritmini ayarlamaktır. 
    Yaklaşık olarak 23:00 ile 05:00 saatleri arasında (yani geceleyin, karanlıkta!) salgılanır. 
    Güçlü salgılanmasının kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Bu nedenle lösemi ve diğer kansere yakalananların kesinlikle karanlık ortamlarda yatırılmaları istenmektedir. 
    Yaşlanmayı geciktirici etkisi vardır. 
    Mavi ışık, insan gözünün gördüğü (görünür bölge) en küçük dalga boyuna sahiptir ve atmosferde en çok saçılandır. Gökyüzü ve denizler bu nedenle mavi görünürler!
    Atmosferde saçıldığı gibi göz içinde de saçılır ve gece görüşü zayıflatır.
    Mavi ışık, özellikle geceleyin gözü en çok yoran ve ağrıya neden olan ışık türüdür.
    Gözün odaklama yapması zor olduğu için nesnelerin etrafında hale görünebilir.
    Geceleyin ışığa, özellikle mavice zengin ışığa maruz kalma melatonin hormonunun üretimini baskılar. 
Gece vardiyasında çalışanlar üzerinde yapılan klinik araştırmalar kadınlarda göğüs kanseri, erkeklerde prostat kanseri riskini arttığını göstermektedir!
Dünya Sağlık Örgütü, «biyolojik saat bozulmasına sebep veren vardiya çalışmalarını» olası kanserojen olarak listelemektedir! 
Genlerden gelen risk yüzde 100
Obez olmaktan gelen risk yüzde 50
Işık kirliliğinden gelen risk yüzde 36 
 Hava Kirliliği:
     Boşa giden elektrik enerjisini üretmek için kullanılan fosil yakıtları hava kirliliğine neden olur. 
    Tüm dünyada elektrik tüketimininyüzde 19’u aydınlatma da kullanılıyor, bu  1,9 milyar ton CO2’e eşdeğer 
    100 W’lık bir lambanın her gece bir yıl boyunca harcadığı enerji yarım ton kömür enerjisine eşdeğer .
    Parlak şehir ışıkları geceleri havayı temizleyen kimyasal tepkimeleri engeller. 
    Şehir ışıkları güneş ışıkları gibi, atmosferi temizleyen kimyasalları, örneğin NO3 azot kökünü öldürür. 
    Şehir ışıkları NO3 düzeylerini yani kimyasal temizleme işlemini yüzde 7 azaltıyor ve bir sonraki günün ozon kirlenmesi habercisi kimyasalları yüzde 5 artırıyor. 
    Şehir ışıkları güneşten 4 mertebe daha sönüktür ama dolunaydan 25 kat daha parlaktır. 
 Ekolojik Denge -  Vahşi/Doğal yaşam:
    Hayvanlar, gezegenimizin 24 saatlik çevriminin oluşturduğu biyolojik saatleriyle yaşarlar. 
    Çiftleşme, göç etme, uyuma ve yiyecek bulma davranışları gecenin uzunluğuyla belirlenir.
    Gecenin yapay şekilde aydınlatılması, vahşi hayatta eş zamanlama bozukluğuna (jet lag) ve yön duygusunun kaybına sebep olur.
    İştahları azalır, zayıflarlar.
    Üremede güçlük çekerler, nüfusları azalır.
    Avcı hayvanlar tarafından görünür oldukları için kolay avlanırlar (veya tam tersi!). 
    Kuzey Amerika’da her yıl 100 milyon kuş aydınlatılmış binalara çarparak ölüyor.
    Yapay aydınlatma nedeniyle göçmen kuşlar yönlerini şaşırmakta ve doğal varış yerlerine hiçbir zaman ulaşamamaktadırlar.
    Karanlık olduğunu anlayamadıkları, göç etmeye devam ettikleri için çok yorulmaktan ya düşüp ölmekte ya da yırtıcı hayvanlara kolay av olmaktadırlar.
    Dişi deniz kaplumbağaları, yumurtalarını bırakmak için uzak ve karanlık yerleri tercih eder. Kıyı ışıkları güvenli yer bulmalarını engeller. 
    Yumurtadan yeni çıkan deniz kaplumbağaları kıyıdaki yapay ışıkları okyanus yüzeyinin parlaklığı ile karıştırır. Denize ulaşamadıkları için de ölürler.
    Gece beslenen yarasalar, nesli tükenme tehlikesi altındadır. 
    Yapay ışıkla aydınlatma ağaçların/bitkilerin fotosentezine müdahaledir.
    Sokak aydınlatması altında kalan ağaç yaprakları sonbahar geldiğinin farkında olamaz 
Sonuç :
Çözümü yerel Uluslararası bir kirlilik olan Işık Kirliliği Ayvalık İlçemizi’de etkilemektedir.
Ayvalık İlçesi çerçevesinde aydınlatmalar karanlık dostu armatürler ve doğru aydınlatma ile yapılabilir. 
Sokak lambaları Elektrik dağıtım şirketlerinin sorumluluğunda olduğu düşünülürse Park ve Bahçeler Belediyelerin sorumluluğundadır. Parklar karanlık dostu park haline getirilebilir. 
İsveç’te böyle bir park her yıl farklı Aydınlatma Tasarımcılarına verilerek yeniden aydınlatma tasarlanarak yılda 2 milyon 500 bin ziyaretçi almaktadır. Bunun da turizme katkısı bulunmaktadır.
Daha sonraki aşamalarda Karanlık Gökyüzü Parkları düşünülebilir.
Yıldızların ve yıldızlı gökyüzünün güzelliğini seyretmek için şehirlerden uzak karanlık yerlere gitmek gerekiyor. İnsanların bu gereksinimini karşılamak üzere, Uluslararası Karanlık Gökyüzü Birliği (International Dark-Sky Association (IDA)) tarafından Karanlık Gökyüzü Parkı (KGP) diye bir kavram tanımlandı:  Olağanüstü yıldızlı gökyüzüne ve doğal gece çevresine sahip, ışık kirliliğine karsı korunan doğal park ya da kamu arazisi. 

KARANLIK GÖKYÜZÜ PARKI 

Geceleyin gökyüzünü ve onun mirasını halkın zevkle seyretmesi için, profesyonel ve amator astronomi icin ideal alan sağlamak,
Karanlık gökyüzü eğitimi yapmak
Eko-turizmi ve astro-turizmi teşvik etmek,
Karanlık gökyüzünün değerli bir kaynak olduğunu ve bu kaynağın halkın kolay ve düzenli ulaşımı için korunması gerektiğini anlatmak ve park yöneticilerini desteklemek,
Bu özellikteki parkların uluslararası tanınırlığını sağlamak,
Parkların ve benzer kamu teşekküllerinin, karanlık gökyüzü konusunda çevre liderleri olmalarını desteklemek.
Genel halk ve çevredeki topluluklara karanlık gökyüzünün önemini ve doğru bir yönetimle neler yapılabileceğini göstererek anlatmak.

Bu konuda Bursa İnegöl’de Başalan Yaylası BAAK ekibinin yaptığı ölçümler sonucunda KGP olma özelliği taşıdığı tespit edilerek o alan kamulaştırılıp koruma altına alınmıştır. Ve Uluslararası statü kazanması için IDA’Ya müraacat edilmiştir. Bu da ülkemizde bir ilk çalışma olacaktır. 

Kaynak : İlhan Vardar- BAAK – Bilim ve Amatör Astronomi Kulübü Derneği Yönetim Kurulu Başkanı/      

Işığın Kirli Yüzü : IŞIK KİRLİLİĞİ-(Aslan,2018)/ Nilüfer İlçesi Işık Kirliliği Haritalaması Raporu (2017/) Bursa İli Işık Kirliliği Haritalaması Raporu (2019)