Gerçek Gündem'in haberine göre, mahkemenin verdiği mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanı olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu, düzenlediği basın toplantısında ilk olarak 2 Temmuz'da yaşanan acı olayları hatırlattı.
Konuşmasında Sivas'ta yaşanan olaylara değinen Kılıçdaroğlu: "İnsan, insanı yakar mı? İnsan yanarken bakar mı? İnsan, insan yanarken alkışlar mı? İnsan, insanı yakanı aklar mı? İnsan yanarken yanarken insan var mı? Yanmayan insan varsa acaba o insan mı?"
Kılıçdaroğlu, 2 Temmuz'un unutulmaması gerektiğini belirterek, Başbağlar katliamında da 33 vatandaşın terör örgütü tarafından hayatını kaybettiğini söyledi. Her iki olayın da Türkiye'nin derin acıları arasında yer aldığını ifade etti.
NATO ZİRVESİ ÖNCESİ DIŞ POLİTİKA MESAJLARI
Kılıçdaroğlu, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde dış politikaya ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı.
Dünyada güç merkezlerinin, uluslararası dengelerin, teknoloji, enerji, ticaret ve güvenlik anlayışının değiştiğini belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin yeni dünya düzenindeki konumunun önem taşıdığını söyledi.
CHP'nin bu konudaki yaklaşımını açıklayan Kılıçdaroğlu: "Türkiye hiçbir küresel rekabetin edilgen unsuru olmayacaktır. Hiçbir gücün ileri karakolu olmayacaktır. Hiçbir ülkenin stratejik taşeronu olmayacaktır. Türkiye kendi tarihinden, devlet geleneğinden ve millet iradesinden aldığı güçle kendi yolunu çizecektir. Çünkü bizim dış politika anlayışımızın merkezinde ideolojiler değil, ulusal çıkarlar vardır, devlet aklı vardır. Günü birlik hesaplar değil, Cumhuriyetimizin 2. yüz yılını inşa edecek stratejik vizyon vardır."
"TÜRKİYE STRATEJİK MERKEZDİR"
Dünyanın artık tek kutuplu olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, Atlantik dünyasının yeniden yapılanırken Asya'nın küresel ekonominin ağırlık merkezi haline geldiğini ifade etti.
Enerji koridorları, yapay zeka, kritik teknolojiler, siber güvenlik ve ticaret yollarının uluslararası rekabetin yeni alanlarını oluşturduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bu dönüşümü yalnızca izleyemeyeceğini söyledi.
Türkiye'nin Karadeniz, Akdeniz, Balkanlar ve Kafkaslar'ın kesişim noktasında bulunduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, bu nedenle Türkiye'yi stratejik merkez olarak gördüklerini belirtti.
Türkiye'nin görevinin cepheleşmenin parçası olmak değil, denge kurmak, güven üretmek ve bulunduğu coğrafyada istikrarın taşıyıcısı olmak olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'nin de bu anlayışla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
"TÜRKİYE NATO'NUN İLERİ KARAKOLU DEĞİLDİR"
NATO Zirvesi'ne ilişkin değerlendirmelerinde Türkiye'nin NATO içindeki konumuna da değinen Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin güçlü ve güvenilir bir müttefik olduğunu söyledi.
Türkiye'nin NATO masasına herhangi bir ülkeden onay almak için değil, tarihinden, coğrafyasından, millet iradesinden ve Cumhuriyet'in bağımsızlık anlayışından aldığı güçle oturduğunu belirten Kılıçdaroğlu: "CHP olarak bakışımız açıktır, Türkiye NATO ülkesidir ancak NATO'nun ileri karakolu değildir. Türkiye Avrupa güvenliğinin bir parçasıdır fakat Avrupa'nın çevresinde bekletilecek bir ülke değildir."
Konuşmasının devamında Türkiye'nin ABD ile kurumsal müttefiklik ilişkisini sürdürdüğünü ancak hiçbir büyük gücün stratejik taşeronu olmayacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin Rusya ve Çin ile de diyalog kuracağını ancak hiçbir gücün yörüngesine girmeyeceğini söyledi.
"BAĞIMSIZ, KURUMSAL VE ÜRETKEN BÖLGESEL GÜÇ"
Kılıçdaroğlu, Türkiye için öngördükleri dış politika vizyonunu da anlattı.
Bu vizyonun adının "Bağımsız, kurumsal ve üretken bölgesel güç; Türkiye" olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin otomatik olarak hiçbir blokla hizalanmayacağını söyledi.
Dış politikanın kişisel lider ilişkileriyle ya da günlük pazarlıklarla değil, kurumsal yapı üzerinden yürütülmesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin teknoloji, savunma, diplomasi, enerji, lojistik, su güvenliği, yapay zeka, siber güvenlik ve toplumsal dayanıklılık alanlarında kapasite üretmesi gerektiğini dile getirdi.
Türkiye'nin jeopolitik değerinin büyük olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, bu değerin yalnızca söylemlerle değil; kurumlar, ekonomi, hukuk, üretim, diplomasi ve toplumsal bütünlükle güçleneceğini ifade etti.
"MESELE BİR İKTİDAR BAŞARISI YA DA BİR LİDER FOTOĞRAFI DEĞİLDİR"
CHP'nin devlet aklının koruyucu taşıyıcısı olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin yalnızca iktidarın propaganda diliyle değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Konuşmasında: "Mesele bir iktidar başarısı ya da bir lider fotoğrafı değildir. Mesele Türkiye'nin gelecekteki stratejik konumudur."
Türkiye'nin büyük güç rekabetinde kendisine biçilen rolü kabul etmek yerine bağımsız karar alma alanını güçlendirmesi gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin kendi çevresindeki savaşların büyümesini önlemesi, enerji ve tedarik hatlarını güvence altına alması, Karadeniz'den Doğu Akdeniz'e, Kafkasya'dan Orta Doğu'ya kadar istikrar üretmesi gerektiğini ifade etti.
Kılıçdaroğlu, bu yaklaşımın tarafsızlık olmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Bunun adı; cumhuriyetçi stratejik özekliktir."
"GÜVENLİK BÖLÜNEMEZ"
Konuşmasının sonunda Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ne değinen Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin zirvede NATO'ya vermesi gereken temel mesajlardan birinin güvenlik anlayışı olduğunu belirtti.
Kılıçdaroğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Güvenlik bölünemez."




