CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin haftalık TBMM Grup Toplantısı’nda ekonomi ve yargı gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Fon soruşturmaları, borsadaki hareketlilik ve belediyelere yönelik operasyonları gündemine alan Kılıçdaroğlu, denetim mekanizmalarına yönelik eleştiriler yöneltti. Kılıçdaroğlu, bazı belediye başkanlarının gözaltına alınması ve tutuklanması süreçlerindeki yargılama usullerini de eleştirdi. Hukukun kişilere göre farklı uygulandığını savunan Kılıçdaroğlu, borsadaki hareketlilik ve fonlardan yaşanan para çıkışını ise "devlet krizi" olarak nitelendirdi. CHP lideri, ağustos ve eylül aylarında fonlardan çıkan paranın 538 milyar liraya ulaştığını belirterek hükümete üç kritik soru yöneltti.
‘VURGUNCULAR AÇIKLANSIN, ÖZEL KOMİSYON KURULSUN’
Kılıçdaroğlu, fon ve borsa hareketliliğine ilişkin sorumluluğun yalnızca kurumlara yüklenerek konunun kapatılamayacağını ifade etti. Yaşanan süreçte kimlerin kazanç sağladığının ortaya çıkarılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, çözüm için dört maddelik bir öneri sundu. CHP lideri, denetim görevini yerine getirmediğini ve yaşananları gizlediğini belirttiği bürokratların görevden alınması gerektiğini savundu. Kılıçdaroğlu, açıklamasında "İlk başta Sermaye Piyasası Kurulu olmak üzere denetim görevini yapmayan, olanı biteni gizleyen tüm bürokratlar derhal görevden alınmalıdır. 2026'nın Ağustos ve Eylül aylarında 5 milyon lira ve üzerinde fona para yatırıp çekenlerin isimleri, unvanları ve çektikleri miktarlar kamuoyuna açıklansın; malı kimlerin götürdüğünü görelim. Ayrıca bu soygun sürecini incelemek üzere bağımsız uzmanların yer alacağı özel bir komisyon kurulmalı ve bu soruşturma mutlak anlamda bir 'suç örgütü' kapsamında yürütülmelidir" ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun önerileri arasında, 2026 yılının ağustos ve eylül aylarında fonlara 5 milyon lira ve üzerinde para yatıran ve çeken kişilerin isimleri, unvanları ve işlem tutarlarının kamuoyuna açıklanması da yer aldı. CHP lideri ayrıca sürecin bağımsız uzmanların yer alacağı özel bir komisyon tarafından incelenmesini ve soruşturmanın "suç örgütü" kapsamında yürütülmesini istedi.
YENİ ANAYASADAN ÖNCE ‘SİYASİ AHLAK KANUNU’ ÇAĞRISI
Kılıçdaroğlu, konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni anayasa çağrısına da yanıt verdi. Türkiye’nin yeni anayasadan önce daha acil bir düzenlemeye ihtiyaç duyduğunu belirten Kılıçdaroğlu, siyasi mekanizmanın temizlenmemesi halinde yasal düzenlemelerin tek başına yeterli olmayacağını savundu. CHP Genel Başkanı, siyaset ile bürokrasi arasındaki ilişkilerin yolsuzluklara zemin hazırlamaması için "Siyasi Ahlak Kanunu" çıkarılması gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, bu konudaki çağrısını "Bizim anayasadan önce bir siyasi ahlak kanununa ihtiyacımız var. Siyaset kirlendiyse yolsuzluğu engelleyemezsiniz. Siyasi ahlak kanunu olmadıkça, siyasetçi gider bürokratla işbirliği yapar ve devleti soymaya kalkar. Getirin bu kanunu, hep beraber oy birliğiyle çıkaralım. Arkasından anayasa konusunu konuşmak için masaya otururuz" sözleriyle dile getirdi.
Kılıçdaroğlu’nun TBMM Grup Toplantısı’ndaki konuşmasında fon soruşturmaları, borsadaki para hareketleri, denetim mekanizmaları, belediyelere yönelik operasyonlar ve yeni anayasa tartışmaları gündeme geldi.





