EGE TELGRAF - Konak Güney Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlar, mahallelerinde yeniden ilkokul yapılmasını istiyor. Yaklaşık 10 yıl önce yıkılan okulun yerine yeni bir ilkokul yapılmaması nedeniyle çocuklar eğitimlerine başka bölgelerdeki okullarda devam etmek zorunda kalıyor. Cumhuriyet Halk Partisi Konak İlçe AR-Ge Komisyonu da bölgedeki sorunu gündeme taşıyarak mahalledeki çocukların temel eğitim hakkına kendi yaşadıkları bölgede ulaşması gerektiğini vurguladı.

“İSTİKRARLI BİR GELİRE SAHİP DEĞİLLER”
CHP Konak örgütünden yapılan açıklamada bölgenin merkezi bir noktada olduğu vurgulandı ve “Oldukça geri kalmış, ilgilenilmemiş, atıl kalmış, metruk binaların olduğu ekonomik olarak oldukça düşük gelire sahip, sosyal açıdan rehabilite edilmesi gereken insanlarımızın yaşamını ötekileştirilerek sürdürdüğü bir bölge niteliğine sahiptir. Bölgede, daha önce halka istihdam sağlayan işyerlerinin kapanması veya bölgeden taşınması sonrasında mahalle sakinleri ekonomik açıdan zor durumda kaldığı için özellikle uyuşturucu bataklığına sürüklenmiş ceza evine girip çıkanlar başka çareleri olmadığından ve iş imkânları olmadığından mecburen tekrar aynı süreçleri yaşamak durumunda bırakılmış. Ailesine bakmakla yükümlü olan gelir getiren bireylerin olmadığı süreçte, ailenin diğer geri kalan fertleri de bu sefer aynı belaya bulaşıp iyice işin içinden çıkılmaz bir döngüye sürüklenmişler. Mahalle sakinleri, eğer hiçbir gelire sahip olmazlarsa yasadışı yollara sapabileceklerini, istemedikleri durumların yaşanabileceğini hurda ve atık kâğıt toplama işleri yapanların çok az bir gelire sahip olduğunu, istikrarlı bir gelire sahip olamadıklarını bölgede yeni iş sahaları yaratılarak istihdam sağlanması gerektiğini belirtiyorlar” ifadelerine yer verdi.
“YENİDEN İNŞA EDİLEBİLİR”
Yapılan açıklamada “Mevcut durumda, Ziya Gökalp İmam Hatip Ortaokulu ve Özel Eğitim Uygulama okulları yan yana iki bitişik binalar üzerinden eğitim vermeye devam ediyor. Aynı alan içerisinde eski ilkokul olarak hizmet veren bina yıkılmış, yerine tekrar bir okul inşa edilmesine karar verilmiş. Ödeneği çıkmasına rağmen, ruhsat ve tapu tahsisi "Özel Eğitim Okuluna" verildiği için, okul inşa edilse bile mahalle yine ilkokuldan mahrum kalıyor. 18 derslikli Özel Eğitim Okulu'nda sınıflarda en fazla dört veya iki öğrenciyle ders yapılıyor. Özel Eğitime gereksinim duyan (Otizmli ) öğrencilerin eğitimleri, okul binasının fiziki standart donanımları ve ihtiyaçlarına uygun değil. Örneğin, asansör olmaması, merdiven zorluğu, pencere güvenliği gibi. Özel Eğitim Okul binası 18 derslikli olup her sınıfta dört veya iki öğrenci eğitim görmektedir. Özel eğitimli çocuklar için özel standartları olmayan 18 derslikli binada, sadece 73 öğrenci eğitim almaktadır. Halbuki çok daha efektif ve engelli bireyler için standart bir öğrenme ortamı sağlanması gerekmektedir. Öbür yandan, Güney Mahallesinde on yıldır ilkokulları olmayan roman vatandaşlarımızın çocukları temel eğitim haklarına taşımalı eğitimle erişiminin sağlanması sağlıklı ve sürdürülebilir bir eğitim almalarına olanak sağlatamıyor. Bölge halkı, çocuklarının artık ilkokullarına kavuşmak kendi kaderlerinin eğitim alamayan çocuklarında olmamasını istiyorlar. Güney Mahallesinde okul yaptırma veya mevcut "Özel Eğitim "binasının İlkokula tahsis edilmesi çözüm olabilir. "Özel Eğitim Uygulama Binası" yıkılan ilkokul binasının yerine yeniden inşa edilebilir” ifadelerine yer verildi.

“HEM EĞİTİME HEM İSTİHDAMA İHTİYAÇ VAR”
Açıklamada son olarak “Bu bölgenin hem eğitime hem de istihdama ihtiyacı olduğu çok açıktır. Bu bağlamda, önce ailelerin düzenli gelir ve sosyal güvenceleri olması, çocuklarının eğitim hayatlarını sürdürmelerine olanak sağlayacaktır. Roman vatandaşlarımızın, kendilerinin dışlanmadığının somut göstergeleri oluşturulmalıdır. Böylece dayanışma ve aidiyet duygularının geliştirileceği, onların epigenetik özelliklerinin korunmasının, geliştirilmesinin, insanca yaşam haklarının verilmesinin de yolunu açacaktır. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay'ın; evsel atıkların gübreleştirme projelerinde (kova projesi ) bu bölgedeki roman vatandaşlarımızı projeye dahil etmesi, boş arazilerde ürün yetiştirme ve özellikle de sokağa atılan eşya, mobilyalardan masa, dolap, sıra gibi ürün elde etme becerileri meslek edindirme kurslarının oralarda açılması, yakın bölgede bulunan meslek Liseleriyle işbirliği yapılması o bölgenin insanlarını atıl ve sorumsuzluklarından kurtaracaktır. Daha temiz yaşam sürmeleri İzmir halkı ve Türkiye'nin nitelikli insan gücü potansiyelini artıracaktır” ifadeleri kullanıldı.





