Eğitimcinin imtihanı…

mebten-okul-oncesi-kurumlarla-ilgili-aciklama-19-hazirana-kadar
Yılmaz DURMAZ
17 Aralık 2020

Yıl 1979, Mardin’in bir sınır köyünde ilkokul öğretmenliğine başladığım günlerdi. Kış geliyor, okulda yakacak sorunu var. Yakıt olarak odun, kömür kullanılmıyor; tezek kullanılıyor. Ne yapacağım diye çözüm arayışları… İdil’e maaş almaya gittiğimde, ilköğretim müdürüne sordum. “Sınıf nasıl ısınacak?” “Merak etme hocam çocuklar tezek getirir, yakar ısınırsınız” dedi. Tezeğe yabancı biri değildim. Bizde de yapılır, genelde ekmek tandırlarında kullanılırdı. Şimdi devran değişti. Bazı insanlarımız köpeğin dışkısını çantasında taşır, tezeğin önünden geçerken burnunu kapatır.
O günlere köy öğretmenleri ile sohbetlerde geçen şu hikayeyi asla unutmam. Ova köylerinden birine atanan öğretmen, köylülerin ısınmak için yakıt olarak tezek kullanıldığını görür. O da ilgili yerlerden tezek almak için ödenek ister. Olumsuz gelen cevaplardan sonra doğrudan bakanlığa ‘Kışın ısınmak için şu kadar tezeğe ihtiyaç var, bunun için gerekli ödeneğin gönderilmesi…’ diye yazar. Gelen yazıda “tezek nedir, kalorisi ne kadardır?” Diye sorulur. Öğretmen cevap yazar. “Tezek hayvan dışkısıdır, kalorisi yoktur.”
2015 yıllında Selahattin Duman abimiz hikâyeye köşesinde şöyle yer vermişti. “Osmanlı’nın son demlerinde Van’daki okullar kışa girerken yakıtsız kalmış. Vali hazretleri İstanbul’daki “Maarif Nezareti Celilesine” resmi bir yazı göndererek “yakacak parası” istemiş. Yakacak olarak da bölgede kömür bulunmadığından “tezek alınacağı” bilgisini, gönderdiği resmi yazıya eklemiş. İstanbul’daki nezaret kalemi tezeği bilemediğinden cevabi bir yazı yazmış. “Tezek nedir, bölgedeki miktarı ne kadardır? Enerji kalorisi kaçtır?”
Bunları bilecek ki şehre ne kadar yakacak parası göndereceğine karar verecek. İstanbul’un Anadolu gerçeklerinden bu kadar habersiz olması Vali Bey’in canını sıkmış. Postaneye koşup, bizzat telgraf makinesinin karşısına geçmiş ve İstanbul’a hak ettiği cevabı vermiş. Tezek hayvan dışkısıdır. Miktarı çoktur. Kalorisi yoktur.”
Havalar soğuduğunda öğrencilerimin koltuk aralarına sıkıştırdıkları tezeklerle okula geldiklerini asla unutmam. Geven ile tutuşturup ısınıyorduk.
Pandemi sürecinde uzaktan eğitim başlayınca, eğitimdeki fırsat eşitsizliği makasının çok açıldığını görmemek mümkün değil.
Uzaktan eğitim için 21 Aralık tarihine kadar 200 bin tablet, 2021 Ocak ortasına kadar ilave 300 bin tablet dağıtılacakmış. Dağıtılanlar, tablet bağış kampanyalarını da eklersek 15 milyonun üzerinde öğrenci, bir milyona yakın öğretmene tablet dağıtmak…
2021 yılı bütçesinde MEB’in yatırım ödeneği 11,3 milyar liraya çıkarılmış. Tekli eğitime geçiş ve okul öncesi eğitim MEB’in hedefleri arasında iken, uzaktan eğitim, okullardaki deprem güçlendirme faaliyetleri ve meslek liselerinin atölye altyapısı gibi özel önem verilen alanlar için 11,3 milyar lira bana göre yetersiz.
İzmir’de ağustos-ekim aylarında boşaltılan 50 okulun yıkımı gerçekleştirilmiş. Bu okulların inşaatları 2021’de tamamlanacakmış. Dünya Bankası’ndan sağlanan 300 milyon dolarlık uzun vadeli kredi de depremle ilgili okul binalarının yenilenmesi ve güçlendirilmesi için kullanılacak.
Umarım Karşıyaka Cumhuriyet İlkokulu ve Selçuk Yaşar Ortaokulu da bu ödenekten yararlanır da bir an önce eğitim öğretime hazır hale getirilir.
Millî Eğitim Bakanlığının dijital eğitim platformu Eğitim Bilişim Ağı’nın (EBA), geliştirilmesi şart. Aynı anda 5 milyon kullanıcıya hizmet sunabilecek hedeflerine ulaşmalarını diliyorum.
Millî Eğitim Bakanı Selçuk’un eğitimin, ülkenin yarınını şekillendiren en önemli unsur ve insana dair yapılacak yatırımların en değerlisi olduğu düşüncesine yüzde yüz katılıyorum.
SONSÖZ “Eğitim görmüş bir halkı idare etmek kolay, köleleştirmek imkânsızdır” Lord Brougham…

Umutsuz umut

AB liderler zirvesinden Türkiye ne anladı?