Kültür politikası alanında planlı, veri temelli ve bütüncül bir politika mimarisini hedef alan, İzmir’in ulusal ve uluslararası çapta daha güçlü bir kültür aktörü olarak konumlanması için İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Kültür Politikaları Çalıştayı, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) Kültür Komitesi, UNESCO ve Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) temsilcileri, Atine ve Zagreb belediyelerinden uzman yetkililer, farklı kentlerden yerel yönetim temsilcileri ve uzmanların da katılmasıyla Tarihi Havagazı Fabrikası’nda başladı.

“KENDİ KENDİNE GERÇEKLEŞMEYECEK”

İki gün boyunca devam edecek çalıştayın açılış konuşmasını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG Kültür Komitesi Başkan Yardımcısı Cemil Tugay, “Yerel yönetimler söz konusu olduğunda kültürün yalnızca eğlence, sanatsal faaliyetler, kültürel miras çalışmalarıyla sınırlandırılamayacağını dile getirerek “Kültür; çevredir, çeşitliliktir, kapsayıcılıktır, karşılaşılan zorlukları aşmak için başvurduğumuz bir kaynaktır. Kültür bir haktır ve bütün bunlarla birlikte kültür bir kalkınmadır. Geçmişten bugüne belki yönetilmeden tamamen kendi kendine bugüne gelmiş kültürü, bundan sonraki süreçte hak, adalet ve kalkınma temelli yönetmeyi teklif ediyorum. Dünyamızın ve şehirlerimizin sürdürülebilirliğe ama önemli ölçüde barışa, barış içinde insanların haklarını adaletli şekilde aldıkları bir yaşama ihtiyaç var. Bu kendi kendine gerçekleşmeyecek bir sonuç. Bu ancak gerçekten demokrasiyi, insan haklarını, özgür düşünceyi ve ifadeyi savunan, olması gereken medeni insan kitlesinin sağlayabileceği bir sonuç. Dünyayı geleceğe taşırken kültürü önemli bir unsur olarak görmeli ve oradaki hakkımıza sahip çıkmalıyız” dedi.

“EKSİK KALAN BOYUT KÜLTÜR OLDU”

Başkan Tugay, “Bir kentte neyin korunacağına, neyin dönüştürüleceğine nasıl karar vereceğiz? Bu çalıştayı, bu sorulara bilimsel ve katılımcı yanıtlar üretmek için düzenliyoruz. Kültüre erişimin dağılımı, aynı zamanda kentteki eşitsizliklerin de haritasını gösterir. Bu nedenle kültüre erişimi bir ayrıcalık değil, temel bir hak olarak görmek gerekiyor. Sürdürülebilir kalkınma tartışmalarında ise uzun yıllardır eksik kalan boyut kültür oldu” ifadelerini kullandı.

“ÇOK DAHA GÜÇLÜ OLMAYI HAK EDİYOR”

Yerel yönetimlerin kültür politikalarında son yıllarda daha belirleyici bir hale geldiğinin altını çizen Tugay, “Kültür artık bir yan alan olmaktan çıkarak kentsel yaşamın niteliğini, toplumsal dayanıklılığı ve demokratik kapasiteyi şekillendiren stratejik bir unsur oldu. Kültür politikalarını sosyal politika, çevre politikası ve mekânsal planlamayla birlikte ele almak gerekiyor. İzmir tarihsel birikimi ve toplumsal dinamizmiyle ulusal ve uluslararası ölçekte çok daha güçlü bir kültür aktörü olmayı hak ediyor” dedi.

Gaziemir’de geri dönüşüm çalışmaları belgeyle tescillendi! Başkan Işık'tan vatandaşlara çağrı
Gaziemir’de geri dönüşüm çalışmaları belgeyle tescillendi! Başkan Işık'tan vatandaşlara çağrı
İçeriği Görüntüle

“BU ANLAYIŞLA BELİRLENMELİ”

Açıklamalarına devam eden Tugay, “Çağdaşlık, özgür düşünce ve çoğulculuk İzmir’in kültürel kimliğinin temelini oluşturuyor. Sanat üretiminin cesur, kamusal alanın özgür olduğu bu kenti İzmir yapan değerleri yalnızca korumak değil, güçlendirerek geleceğe taşımak zorundayız. Kültür politikalarında hangi üretimlerin destekleneceği ve hangi seslerin görünür olacağı da bu anlayışla belirlenmeli” diye konuştu.

“SOMUT POLİTİKALAR ÜRETEREK”

Tugay son olarak “Çoğulculuk, özgür düşünce ve katılımcılık İzmir’in tarihsel kimliğinin temel değerleri. Bu çalıştayla İzmir’de planlı, veri temelli ve kapsayıcı bir kültür politikası oluşturmayı hedefliyoruz. Kültüre erişimden miras yönetimine kadar geniş bir alanda somut politikalar üreterek İzmir’i ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir kültür aktörü haline getirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“TOPTANCI YAKLAŞIMLA BELİRLENEMEZ”

Oturumda konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG-MEWA Kültür ve Turizm Komitesi Başkanı Ahmet Aras, “Toptancı yaklaşımla kültür politikaları belirlenemez” dedi. Kültürün siyaset üstü, tarihsel ve ortak bir değer olduğunu dile getiren Aras, belediyelerin liderliğinde akademi, merkezi idare ve sivil toplumun, uluslararası birliklerin birlikte çalıştığı katılımcı bir modelin zorunlu olduğunu, aksi halde politikaların dar bir bakışla şekilleneceğini söyledi.

Kaynak: BÜLTEN