Kahvenin ana vatanı olarak kabul edilen Etiyopya’nın Harar bölgesinde yetişen “Harar” kahvesi, kendine özgü aroması, doğal üretim süreci ve yüzyıllardır süregelen geleneksel tüketim kültürüyle dikkat çekiyor. Doğu Afrika ülkesi Etiyopya’nın Harar şehrinde yetiştirilen kahve, bölgenin kurak ve az yağış alan iklimi ile yüksek rakımlı coğrafyası sayesinde yavaş olgunlaşıyor. Çekirdeklerin topraktaki mineralleri daha yoğun şekilde emmesine ve doğal şeker oranının artmasına katkı sağlıyor.
DOĞAL VE GELENEKSEL ÜRETİM SÜRECİ
Endüstriyel ilaç ve yapay gübre kullanılmadan yetiştirilen kahve, hasat döneminde yerel çiftçiler tarafından toplanıyor. Toplanan meyveler güneş altında kurutuluyor ve ardından çekirdek kalitesine göre sınıflandırılarak hem yerel pazarda hem de uluslararası kahve pazarında değerlendiriliyor. Yoğun aroması ve dengeli içimiyle bilinen Harar kahvesi, espresso ve filtre kahve demlemelerinin yanı sıra öğütülerek cezve kullanımına da uygun şekilde tüketilebiliyor.
GELENEKSEL YAŞAMIN PARÇASI
Harar bölgesinde kahvenin yalnızca bir içecek olmadığı, aynı zamanda günlük yaşamın ve kültürel ritüellerin önemli bir parçası olduğu ifade ediliyor. Bölgede yaşayan Sozit Meftuh, kahvenin farklı kullanım şekillerine dikkat çekerek şunları söyledi: "Kahvenin çekirdeğini kavurup, daha sonra pişirip içiyoruz. İkinci olarak kabuğunu kullanıyoruz. Kabuğu boş oluyor. Kahve taneleri tam oluşmamış olanları alıyoruz ve onu da iki farklı zamanda kullanıyoruz. Mutlu anlarda, düğünlerde ve üzüntülü, yas döneminde kullanılıyor." Meftuh ayrıca kahvenin farklı kullanım alanlarına değinerek, "Kahveyi tereyağı ve şekerle hazırlayarak yemek yapıyoruz. Üçüncüsünde kahve kabukları sütlü çayda kullanılıyor. Dördüncüsünde de yapraklarını kullanıyoruz. Yaprakları da büyük günlerde, kandillerde genelde dua ederken kullanıyoruz." ifadelerini kullandı.





