Eğitim

Liseye başlayacak öğrenciler dikkat! Uzmanı uyardı: İlk iki yılı “yatış yılı” olarak görmeyin

LGS yerleştirme sonuçlarının ardından liseye başlayacak öğrenciler için yeni dönem yaklaşırken, Rehberlik uzmanı öğrencilere önemli tavsiyelerde bulundu

Abone Ol

LGS yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından ortaokulu tamamlayan öğrencilerin lise hayatına başlamasına sayılı günler kaldı. Yeni okul ve arkadaş çevresiyle birlikte ergenlik dönemindeki fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik değişimlerin de etkili olacağı lise sürecine ilişkin Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, öğrencilere ve ailelere önemli uyarılarda bulundu. Aladağ, lise döneminin yalnızca akademik başarı açısından değil, öğrencilerin sosyal ve kültürel gelişimleri bakımından da doğru değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

ÖĞRENCİLER İÇİN YENİ BİR SÜREÇ BAŞLATIYOR

Lise döneminin öğrencilerin hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Özcan Aladağ, ortaokuldan liseye geçişle birlikte öğrencilerin fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik yapılarında değişimler yaşandığına dikkat çekti. Aladağ, lise döneminin daha hızlı ve aktif geçeceğini belirterek, "Burada en önemli süreç, öğrencilerin fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik yapılarının değişmesi. Ortaokulu bitiren öğrenciler artık ergenlik dönemiyle beraber yeni bir genç olma ümidiyle hayata yeniden başlıyor. Bu nedenle öğrencilerin lise hayatı daha hızlı ve daha aktif bir şekilde gerçekleşecektir. Hem anne ve babaların hem de öğrencilerin lise hayatını dolu dolu geçirebilmesi için bazı önlemler almasında fayda var. Lisede çok farklı bir arkadaş çevresi, farklı kültürlerden gelen öğrenciler ve ergenlikle beraber başlayan değişim süreçleri söz konusu. Ortaokulda okuyan öğrencilerde özellikle öğretmenlerin öğrencilere karşı sahiplenme duygusu ve okula aidiyet duygusu daha fazla oluyor. Ancak liseye geçen öğrencilerde bu duygu biraz daha zayıflıyor. Çünkü artık bir genç oluyor. Gencin okula ve aileye aidiyetinin daha azaldığını görebiliriz. Ortaokul çağından lise çağına geçen öğrencilerde gençlikle beraber kendi arkadaş çevresini oluşturma ve kendi benliğini bulma çabası ortaya çıkıyor. Bu nedenle öğrencilerin lise hayatında akademik anlamda başarılı olabilmesi için 9. sınıftan itibaren derslerine ağırlık vermesi gerekiyor." dedi.

9 VE 10. SINIF “YATIŞ YILI” OLARAK GÖRÜLMEMELİ

Öğrencilerin lise başlangıcında yaptığı yanlış değerlendirmelerden birinin 9 ve 10. sınıfları daha rahat geçirebilecekleri düşüncesi olduğunu belirten Aladağ, bu yaklaşımın ilerleyen yıllarda akademik başarıyı olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Aladağ, öğrencilerin LGS sonrasında yoğun geçen bir yılın ardından lise döneminin ilk iki yılını “yatış yılı” olarak görmemesi gerektiğini belirterek, "Genel olarak benimsenen ancak yanlış olan düşünce 'LGS sınavından çıktık, yoğun ve yorucu bir yıl oldu. Artık bizim için lisenin 9. ve 10. sınıfı rahat geçmeli.' Tabiri caizse bu yıllar, öğrenciler tarafından bir "yatış yılı" olarak benimsenebiliyor. Ancak üniversite sınavlarına baktığımız zaman TYT'nin 9. ve 10. sınıf konularını, AYT'nin ise ağırlıklı olarak 11. ve 12. sınıf konularını kapsadığını görüyoruz. Bu nedenle öğrencilerin lise hayatının sonunda üniversite sınavlarında başarılı olabilmesi için 9. sınıftan itibaren kendilerine çeki düzen vermeleri ve ders çalışma disiplinlerini bozmamaları gerekiyor." diye konuştu.

SOSYAL VE KÜLTÜREL GELİŞİME DE ÖNEM VERMELİ

Lise yıllarının öğrencilerin kişiliklerini ve ilgi alanlarını keşfetmeleri açısından da bir fırsat olduğunu belirten Aladağ, öğrencilerin yalnızca ders çalışmaya odaklanmaması gerektiğini ifade etti. Öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanı sıra sosyal ve kültürel faaliyetlere de zaman ayırmasının önemine değinen Aladağ, bu dönemde kendilerini geliştirecek faaliyetlere yönelmelerini önerdi.

EKRAN VE SOSYAL MEDYA KULLANIMINA DİKKAT

Özcan Aladağ, lise çağındaki öğrencilerin ekran, tablet, bilgisayar ve sosyal medya kullanımında dikkatli olması gerektiğini belirtti. Aladağ, öğrencilerin sosyal medya kullanımının kendi gelişimlerinin önüne geçmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Kesinlikle ekranlardan uzak durmaları, sosyal medya tuzağına düşmemeleri gerekiyor. Çünkü bu tuzağa düşen gençlerin ilerleyen yıllarda kendi gelişimlerini engellediğini ve hayata 1-0 geriden başladıklarını görebiliyoruz. Bu nedenle öğrenciler lise hayatı boyunca çok iyi çalışacak ancak aynı zamanda kendi gelişimlerine de imkan tanıyacak" diye aktardı.

ERGENLİKLE GELEN ÖZGÜRLÜK KONTROLLÜ YÖNETİLMELİ

Lise döneminde öğrencilerin ortaokula kıyasla daha fazla özgürlük alanına sahip olduğunu belirten Aladağ, ergenlikle birlikte ortaya çıkan bu durumun bazı öğrencilerin akademik başarısını olumsuz etkileyebildiğini söyledi. Ortaokulda başarılı olan bazı öğrencilerin lise döneminde derslerinde gerileme yaşayabildiğini ve üniversite sınavlarında beklenen başarıyı gösteremediğini ifade eden Aladağ, bunun nedenlerinden birinin öğrencilerin ergenlikle birlikte sınırsız bir özgürlük içerisine girmesi olduğunu belirtti.

AİLELER KONTROLÜ SAĞLAMALI

Aladağ, anne ve babaların lise çağındaki çocuklarının özgürlük alanını tamamen kısıtlamak yerine onları kontrollü biçimde hayata hazırlaması gerektiğini belirterek, "Lise yıllarına baktığımız zaman, ortaokulda çok başarılı olan birçok öğrencinin lise hayatında akademik olarak derslerinin kötü olduğunu ve üniversite sınavlarında başarısız olduğunu görebiliyoruz. Bunun en önemli nedenlerinden biri de ergenlikle beraber öğrencilerin sınırsız bir özgürlük içerisine girmiş olmalarıdır. Bu nedenle anne ve babaların kesinlikle bu özgürlüğü kısıtlamadan ancak kontrollü bir şekilde öğrencilerini hayata hazırlamaları gerekiyor" diye aktardı.