BİRSU KOÇ-EGE TELGRAF/Zeytinyağı, sağlıklı beslenmenin en önemli ürünleri arasında yer alıyor. Ancak piyasada farklı kalite ve içeriklere sahip çok sayıda ürün bulunması nedeniyle tüketiciler, satın aldıkları zeytinyağının gerçek olup olmadığını merak ediyor. Evde uygulanabilecek bazı pratik kontroller, yağın kalitesi ve özelliklerini ortaya koyuyor. Yine de bu yöntemlerin tek başına kesin kanıt olmadığı, en güvenilir sonucun laboratuvar analizleriyle elde edildiği unutulmaması gerekiyor.

BUZDOLABI TESTİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
En çok bilinen yöntemlerden biri zeytinyağını birkaç saat buzdolabında bekletmektir. Soğukta bazı zeytinyağları bulanıklaşabilir veya kısmen katılaşabilir. Ancak bu durum yağın çeşidine, hasat dönemine ve içerdiği yağ asitlerine göre değişebilir. Bu nedenle yalnızca buzdolabı testine bakarak "gerçek" ya da "sahte" sonucuna varmak doğru değildir.
KOKUSUNU DİKKATLE İNCELEYİN
Kaliteli sızma zeytinyağı genellikle taze zeytin, çimen, yeşil yaprak, badem veya enginarı andıran doğal aromalara sahiptir. Yağda ağır, küflü, bayat veya kimyasal bir koku hissediliyorsa kalite sorunu var demektir.
RENGİNE ALDANMAYIN
Gerçek sızma zeytinyağında hafif meyvemsi bir tat ile birlikte boğazda hafif yakıcılık ve dilde hafif acılık hissedilebilir. Bu özellikler, yağdaki doğal fenolik bileşiklerden kaynaklanır ve özellikle erken hasat yağlarda daha belirgin olabilir. Yeşil ya da altın sarısı renk, zeytinyağının kalitesini tek başına göstermez. Renk, zeytin çeşidi, hasat zamanı ve üretim yöntemine göre değişebilir. Bu nedenle yalnızca renge bakarak değerlendirme yapmak yanıltıcı olabilir.
EN GÜVENİLİR YÖNTEM LABORATUVAR ANALİZİ
Evde yapılan kontroller yalnızca ön değerlendirme amacı taşır. Zeytinyağının başka yağlarla karıştırılıp karıştırılmadığını veya kalite sınıfını kesin olarak belirlemek için kimyasal ve duyusal laboratuvar analizleri gerekir. Bu nedenle güvenilir üreticilerden ve denetlenen markalardan alışveriş yapmak, kaliteli zeytinyağı seçmenin en etkili yollarından biridir.




