Yaşam

Meğer mantarı hep yanlış saklıyormuşuz! Tek yöntem kararmasını önlüyor: En doğru saklama yöntemi buymuş

Mantarın kısa sürede kararması ve yumuşaması çoğu zaman yanlış saklama yöntemlerinden kaynaklanıyor. Uzmanlara göre plastik ambalaj yerine nefes alabilen malzemeler kullanmak ve nem kontrolünü sağlamak, mantarın tazeliğini önemli ölçüde uzatıyor

Abone Ol

Hatice KÖYLÜ-EGETELGRAF/ Mantarın kısa sürede kararması ve yumuşaması çoğu zaman yanlış saklama alışkanlıklarından kaynaklanıyor. Uzmanlara göre doğru saklama yöntemiyle mantarın hem lezzetini hem de tazeliğini daha uzun süre korumak mümkün. Plastik ambalaj yerine nefes alabilen malzemeler kullanmak ve nem dengesini sağlamak, mantarın raf ömrünü uzatan en önemli detaylar arasında yer alıyor.

Mutfakların vazgeçilmez malzemelerinden biri olan mantar, yüksek su oranı ve hassas yapısı nedeniyle en hızlı bozulan gıdalar arasında bulunuyor. Çorbalardan makarnalara, sotelerden pizzalara kadar birçok tarifte kullanılan mantar, uygun koşullarda muhafaza edilmediğinde birkaç gün içinde kararmaya, yumuşamaya ve lezzetini kaybetmeye başlayabiliyor. Uzmanlar ise mantarın daha uzun süre taze kalabilmesi için uygulanması gereken basit ancak etkili yöntemlere dikkat çekiyor.

PLASTİK AMBALAJ EN SIK YAPILAN HATALARDAN BİRİ

Mantarlar çoğunlukla marketlerde streç filmle kaplı plastik tabaklarda satışa sunuluyor. Pek çok kişi bu ambalajı açmadan doğrudan buzdolabına kaldırıyor. Ancak uzmanlara göre bu yöntem, mantarın bozulmasını hızlandırıyor. Plastik ambalaj içerisinde hapsolan nem, zamanla su damlacıkları oluşturuyor. Artan nem ise mantarın yumuşamasına, yüzeyinde kararmaların oluşmasına ve raf ömrünün önemli ölçüde kısalmasına neden oluyor. Bu nedenle mantar satın alındıktan sonra mümkün olan en kısa sürede plastik ambalajından çıkarılmalı.

KAĞIT TORBA MANTARIN DAHA UZUN SÜRE TAZE KALMASINI SAĞLIYOR

Uzmanların önerdiği en etkili yöntemlerden biri ise mantarı kahverengi kâğıt torbada saklamak. Kâğıt torbalar fazla nemi emerek mantarın kuru kalmasına yardımcı olurken aynı zamanda hava dolaşımına da izin veriyor. Böylece içeride yoğuşma oluşmasının önüne geçiliyor ve mantarın doğal yapısı daha uzun süre korunabiliyor. Torbanın ağzının tamamen kapatılmaması, hafif hava alacak şekilde katlanması da nem dengesinin korunmasına katkı sağlıyor. Mantarın tazeliğini daha uzun süre korumak isteyenler için önerilen bir diğer yöntem ise kâğıt havlu kullanmak. Kâğıt torbanın tabanına yerleştirilecek temiz bir kâğıt havlu, mantarın zamanla bıraktığı fazla nemi emerek çürüme riskini azaltıyor. Havlunun nemlenmesi durumunda yenisiyle değiştirilmesi, mantarın daha uzun süre ilk günkü görünümünü korumasına yardımcı oluyor.

MANTARI SAKLAMADAN ÖNCE YIKAMAYIN

Evlerde yapılan en yaygın hatalardan biri de mantarı yıkayıp buzdolabına kaldırmak oluyor. Süngerimsi bir yapıya sahip olan mantar, suyu hızla emiyor. Bu durum hem dokusunun bozulmasına hem de kısa sürede kararmasına neden oluyor. Uzmanlar, mantarın yalnızca kullanılacağı zaman temizlenmesini öneriyor. Üzerindeki toprak ve kalıntıların ise hafif nemli bir bez ya da yumuşak bir fırça yardımıyla temizlenmesi tavsiye ediliyor.

BUZDOLABINDA DOĞRU YERİ SEÇMEK DE ÖNEMLİ

Saklama koşullarında yalnızca kullanılan ambalaj değil, mantarın buzdolabındaki konumu da önem taşıyor. Sebzelik çekmeceleri yüksek nem oranına sahip olduğu için mantar için her zaman en uygun alan olmayabiliyor. Bunun yerine buzdolabının orta raflarında, hava akışının bulunduğu ve aşırı soğuk olmayan bir bölüm tercih edilmesi öneriliyor. Ayrıca mantarın etrafının sıkışık olmaması, hava dolaşımının devam etmesi açısından önem taşıyor. Mantarın gözenekli yapısı yalnızca nemi değil, çevresindeki kokuları da kolayca içine çekebiliyor. Bu nedenle açıkta duran peynirler, sarımsaklı yemekler, kavun veya yoğun aromaya sahip diğer gıdaların yanında muhafaza edilmesi önerilmiyor. Aksi halde mantarın doğal aroması değişebiliyor.

DOĞRANMIŞ MANTAR DAHA HIZLI KARARIYOR

Mantar kesildiğinde oksijenle temas eden yüzey alanı arttığı için renk değişimi daha hızlı gerçekleşiyor. Bu nedenle doğranmış mantarların mümkün olduğunca bekletilmeden tüketilmesi tavsiye ediliyor. Bekletilecekse altına kâğıt havlu serilmiş, hafif hava alabilen bir saklama kabında muhafaza edilmesi ve 24 saat içerisinde kullanılması öneriliyor. Kararmayı yavaşlatmak için kısa süreliğine birkaç damla limon eklenmiş suda bekletilebileceği belirtiliyor. Ancak bu işlemin uzun süre yapılmaması gerektiği ifade ediliyor.

DONDURMADAN ÖNCE PİŞİRMEK DAHA İYİ SONUÇ VERİYOR

Uzun süre saklamak isteyenler için dondurma yöntemi de tercih edilebiliyor. Ancak uzmanlar mantarın çiğ olarak dondurulmasını önermiyor. Çiğ mantar çözüldüğünde fazla su bırakarak yumuşayabiliyor. Bunun yerine kısa süre sotelenmesi veya hafif haşlandıktan sonra soğutulup porsiyonlar halinde dondurulması, hem lezzetini hem de dokusunu daha iyi korumasını sağlıyor. Uzmanlara göre mantarda görülen hafif kahverengileşme tek başına bozulma göstergesi değil. Mantar sertliğini koruyor ve kötü koku oluşturmuyorsa çoğu zaman tüketilebiliyor. Ancak yapışkan ya da sümüksü bir yüzey oluşmuşsa, küf görülüyorsa, yoğun kötü koku hissediliyorsa veya mantar aşırı yumuşamışsa tüketilmemesi gerekiyor.